Çöp Toplamak mı, Çöp Atmamak mı? EBRU OĞUZHAN YETER
Fethiye’de her yıl aynı manzaralara tanık oluyoruz. Ellerinde eldivenler ve çöp torbalarıyla öğrenciler; ormanlarda, sahillerde, koylarda ve piknik alanlarında çöp topluyor. Belediyeler öncülük ediyor, kamu kurumları destek veriyor, kameralar kayıt alıyor. Gün sonunda birkaç güzel fotoğraf, birkaç alkış…
Her şeyi yöneticilerden bekleyen bir toplum olarak çevre bilinci konusunda kendi sorumluluklarımızı hiç konuşmuyoruz.
Bir memleketin çocukları neden yetişkinlerin çöpünü toplamak zorunda kalıyor?
Sorun çöp toplamak değil.
Sorun, insanların utanmadan doğayı kirletmesi.
Bugün Fethiye’nin köyleri, dağları, ormanları ve plajları çöple doluyorsa bunun sebebi temizlik eksikliği değil; vicdan eksikliğidir. Yere atılan her pet şişe, her sigara izmariti, her plastik poşet aslında “Benden sonrası önemli değil” diyen bir anlayışın ürünüdür. Çoğu zaman da yanan ciğerlerimizin, kirlenen denizlerimizin ve yok olan doğamızın sebebidir.
Çevrecilik yılda bir gün eldiven takıp fotoğraf vermek değildir.
Gerçek çevrecilik, kimsenin görmediği yerde bile çöpünü yere atmayan insan olabilmektir.
Bu mesele sadece bilinç değil, aynı zamanda sistem meselesidir.
Her evin önünde ayrıştırılmış çöp kutuları olmalıdır.
Cam, plastik ve organik atık ayrı toplanmalıdır.
Temiz mahalleler teşvik edilmeli; örneğin su faturalarında indirim uygulanmalıdır.
Çevreyi koruyan site, apartman ve evlere vergi avantajları sağlanmalıdır.
Sokağını temiz tutan vatandaş ödüllendirilmeli, çevreyi kirleten ise caydırıcı cezalarla karşılaşmalıdır. Çünkü insanımız çoğu zaman vicdanıyla değil, sonuçlarla hareket ediyor.
Avrupa’daki temiz şehirler tesadüf değildir. İnsanlar doğuştan daha medeni oldukları için değil; kurallar uygulandığı, denetim yapıldığı ve teşvik sistemi kurulduğu için temizdir.
Bizde ise hâlâ ormana çöp bırakıp ardından “Doğayı seviyoruz” diyen bir çelişki yaşanıyor.
Doğa sevgisi mangal yapıp arkasında çöp bırakmak değildir.
Denizi seviyorum deyip kıyıya plastik şişe gömmek değildir.
Çocuklara çevre dersi verip sigara izmaritini yere atmak, tükürmek hiç değildir.
Asıl çevre eğitimi okulda değil; ailede, karakterde ve vicdanda başlar.
Bugün öğrenciler çöp topluyor olabilir.
Ama aslında topladıkları şey, büyüklerin umursamazlığı, bencilliği ve sorumsuzluğudur.
Ve artık şu gerçeği kabul etmeliyiz:
Temiz toplumlar, sadece temizlik kampanyalarıyla değil; utanma duygusu, sorumluluk bilinci ve kurallara saygıyla oluşur.
Çünkü mesele çöp toplamak değil, çöp atmayan bir toplum olabilmektir.
Ebru Oğuzhan Yeter




















