ÇOCUKLUK ÇAĞINDA OYUNUN ÖNEMİ
Oyunun Yararları
Yetişkinler oyunu, çocuğun eğlenmesine, oyalanmasına yarayan, herhangi bir amacı olmayan, çocuğun sadece dinlenmek amacıyla ya da sıkıldığı için gerçekleştirdiği bir uğraş olarak görmektedirler. Durum gerçekten böyle midir?
Oyun, çocuğa biri tarafından öğretilemeyecek konuları, çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesi yöntemidir ve gerçek dünyayla hayal dünyası arasındaki köprüdür. Oyun çocuğa, kendini tanıma, kendi güçlerini sınama, zihinsel ve fiziksel beceri edinme ve geliştirme fırsatı sunar. Sallanma, zıplama ve koşma gibi hareketleri içeren oyunlar çocukların motor becerilerini, beden hâkimiyetlerini, dayanıklılıklarını geliştirirken, aynı zamanda çocuğun biriken enerjisinin ve doğal dürtülerinden biri olan saldırganlık dürtüsünün boşalımını sağlar.
Çocuk, çeşitli biçimlerdeki ve boyutlardaki oyun materyalleriyle oynarken, renkleri, boyutları ve objelerin anlamlarını, yani içinde bulunduğu yaşamı kavrar, gerçek ile gerçek olmayanı ayırabilmeyi öğrenir. Ayrıca oyun çocuğun korkularının, engellenmelerinin ve yaşadığı sosyal çatışmaların üstesinden gelmesine, sosyal yönden olgunlaşmasına ve öz benliğini bulmasına destek olur. Çocuk oyununda içinde bulunduğu toplumu ve ailesini yaşar, yaşatır. Kendisine zorla yemek yediren annesinin bu olumsuz tutumunu bebeğine uygularken rahatlamaya çalışır.
Duygusal ilişkilerin başlatılması için bir düzen ortamı sağlayan oyun, çocuğun sosyal ilişkilerinin gelişmesine imkân verir. Bir grup oyununda çocuk kurallara uyarken ben-merkezci düşünceden kurtulur ve oyunun kuralları gereği sosyal normlara uygun davranır.
Özetle oyun, çocuğun gelişimi ve kişilik kazanımı için sevgiden sonra gelen en önemli ruhsal besindir.
Peki, Oyuncaklarla Nasıl Verimli Oynarız?
Her anne baba çocuğuyla oyun oynamak ister. Ancak bazen çocuğumuzun bizimle oynamak istemediğini veya oynarken sıkıldığını fark ederiz. Hem oyun vaktini kaliteli geçirebilmemiz hem de iki tarafın da eğlenmesi için oyun oynamanın da incelikleri vardır.
Çocuğunuzla oyun oynarken onunla aynı boy hizasında olmanız ve göz teması kurmanız iletişiminizi güçlendirecektir. Onunla oyun oynarken sadece onunla olmalısınız.
İlk olarak çocuğunuzun oyun kurmasına yardımcı olabilirsiniz ancak oyunu onun yönetmesine izin vermelisiniz, unutmayın ki bu onun dünyası. Oyununu geliştirebilmesi adına sorular yöneltebilirsiniz. Çocuğunuzun başarma hissini tatması için çabalamasına izin vermelisiniz. Zaman zaman çocuğunuzun yardıma ihtiyacı olabilir, teklifin kendisinden gelmesini beklemeniz ona güvendiğiniz hissini uyandıracaktır Çocuklar hatalarından öğrenir. Oyun oynarken hata yapmasına izin verilmesiniz. Direk çözüme gitmek, boşlukları doldurmak, kurduğu oyunla dalga geçmek, gülmek ona kendini kötü hissettirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Eğer takdir etmek isterseniz özellikli olarak yaptığı bir davranışı övmeniz yerinde olacaktır. Örnek vermek gerekirse ‘ ne güzel oynuyorsun Legolarınla’ demek yerine. ‘ Legolardan köprü yapman beni çok etkiledi’ diyebilirsiniz. Çocuğun özellikli olarak yaptığı davranışı takdir etmek ona geri bildirim vermektir. Buda çocuğun kendini geliştirebilmesine için fırsat sağlamaktadır.
Oyun oynarken çocuğunuzla rekabet etmemeliniz. Bu davranış onun sizinle oynamak istememesine neden olacaktır.
Zaman zaman oyun oynarken çocuğunuzun öfkeli ve saldırgan tutumlar sergileyebilir. Bebeğine kızabilir, arabalarını çarpabilir. Bu onun maruz kaldığı stresli bir durumdan kurtulma çabasıdır. Onu anladığınızı ifade etmeniz sakinleşmesine yardımcı olacaktır. Mesela bebeğine kızan bir çocuğa ‘bebeğine sinirlendin çünkü uyumuyor’ gibi ifadeler kullanabilirsiniz.
Özetlemek gerekirse oyun çocuğunuzla iletişim kurmanız için en önemli fırsattır. Oyun zamanlarını keyifli ve verimli geçirmeniz sizin yaratıcılığınızla sınırlıdır.
Uzman Psikolog Leyla Arslan Bayburtlu






















