CAHİT BEĞENÇ VE BENZER HEYKELLER ÜZERİNE
Fethiye’miz, bir sivil kişinin heykeline daha kavuşturuldu; sosyolog ve gazeteci-yazar Cahit Beğenç, doğum yeri ve köyü olan İncir Köy mahallemizde, adına uygun anıtsal bir çalışmayla taçlandırılmış oldu.
Yerel yönetimlerin, öteden beri alışıgelen bir yaklaşımı olan; kurucu önderimize ilişkin yontu ve anıtlaştırmaların ötesine de geçilerek, halkın arasından sivrilip çıkan; başka başka saygın değerlerimizin de sahiplenilmesi, bu amaçla anıtlaştırmalara gidilmesi yeni bir aşama olmuştur. Deyim yerindeyse, bizim yöremizde o konuda “çita” hayli yükseğe konulmuştur!
İncir Köy, yetiştirdiği yurttaş değerleri olarak ilk akla gelen yerlerden biri niteliği ile haklı bir konumda bulunuyor. Yöremizin Dede Korkut’u ve aynı zamanda araştırmacı gazeteci sıfatlarını birlikte taşıyan Ünal Şöhret üstadım yanı sıra, eğitimci, yönetici kimliği ile birlikte derlemeci, öykücü kimliği ile de öne çıkan, ulu gönüllü yapısıyla da bildiğimiz sevgili Recai Şahin ağabeyimiz bu kişilerden biridirler. Ayrıca, Sadettin Yalçın bey de bu saygıdeğer kişilerin niteliklerini taşıyan kuşağından köyün önde gelen kişileri olmuşlardır. Yakın zaman önce, vatan savunması görevindeyken bir çatışmada yitirilen genç Özgür Özekin teğmenimiz de acısıyla köyün ününe bir başka boyut katmıştır.
Bizim de aile olarak bu çalışmalarda yer alan yontucu (heykeltıraş) oğlumuz Onur Fırat Fen, Antalya’da, Akdeniz Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel Bölümü‘nü bitirdikten sonra orada uzun kalarak alanında ürünlere imza atmaya koyulmuştu. Sonrasında da heykel konusuna ilk yöneldiği yer olan buraya dönerek, alanında çalışmalar yapmayı sürdürmekteydi. Aynı zamanda büyüğü de olan çalışma arkadaşı Onur Uslu öğretmen ile birlikte, Fethiye’mizin, önde gelen anıtsal çalışmalarının yapımında bulunmuştu.
Oğlumuz, soyut boyutta, kişisel çalışmalarını sürdürürken, yöremizin çalışmalarıyla önde gelen kişilerinin heykellerinin bilinen-anlaşılan türde,ortaya konulmasından yana bir yaklaşım içinde olan ben, ona da burada tanıdığım ünlü kişilerden birinin heykel tasarımıyla ilgilenmesini önermiştim. Zaten arayışta olan oğluma, yalnızca bir baba olarak değil, aynı zamanda Fethiye basınında kalem oynatan, edebi alanda üç kitap yazıp onları da bastırtmış, siyasal alanda etkin olarak bulunmayı sürdürmüş, çalışma yaşamında Kesk’e bağlı sendikal örgütlerinde Şube Basın-Yayın ve Eğitim Sekreterliği göreviyle sorumluluk üstlenmiş, dört okulumuzun okul aile birliklerinde yönetim kurulu üyesi-başkanı nitelikleriyle destek vermiş, hepsinden de öte Mahalli İdareler Yönetimi Yüksek Eğitimi almış akademik biri olarak, yönlendendirme ve önerilerde bulunuyordum. Öylelikle bir Cahit Beğenç heykelciği tasarımına girişmişti. Geldiğinden beri de Kültür Merkezi arkasında bulunan Heykel Atölyesi’nden uzun zaman çıkmadan çalışmalarını sürdürmekten geri kalmıyordu. Sanatında, damgasını-mührünü basmak istenciyle dopdolu olarak çalışmalarının ardı arkasını bırakmadan, anılan heykelin ön çalışmalarını yürüttüğünü yakından biliyorum. O ilk küçük tasarımın ilgi uyandırdığını da gördük. İlgililer, o çalışmaya kayıtsız kalmamışlardı.
Sonuçta hepimizin de sevinç ve mutluluk duyacağı, aşağıda yer alan resimdeki heykel tasarımı ortaya çıkmış oldu. İlgililerin de kabullenmeleriyle, bir sivil kişimize daha, yaşamından sonra da olsa hak ettiği gönül borcumuzu böylelikle ödemiş bulunuyoruz. Hoş değil mi?
Ben, kişisel olarak, kentlerin, kasabaların, taşrada halkının kalabalığını koruyup o yaşamı halen sürdürebilen; tuğlalar üzerinde yükselmiş köy ve mahallelerimizde, zamanında yararlılıklar ortaya koymuş, bize bambaşka duygular yaşatmış önemli kişilerin, heykellerinin yapılarak saygın köşeler oluşturulmasından yanayım. Halklar, yörelerine ancak öylelikle gönülden bağlı olacak; çevresinin özgün mimarîsine önem verip bakım-onarımına, daha bir özen gösterecektir.
Sağlamlık kadar, görsellik de çevremizde önemli bir boyut olarak öngörülerimizde yer edinmelidir. Bu konuda her geçen süreçte daha bir anlaşılır ve kabul görür bir harekette bulunduğumuz da açıkça görülmektedir. Yukarıda sözünü ettiğimiz gelişme de bunun en açık göstergelerinden biridir.
Umarım, bu düşünceme sizler de katılıyorsunuzdur.
İyi haftalar.





















