Bir Sezonunun Ardından
Bütün bir sezon bizi bağrında misafir edip ağırlayan doğayı gerçek sahiplerine bırakarak bir sezonu daha sonlandırdık. Her yıl, sezonun son doğa yürüyüşünü Sandras Dağı Gökçe Ovacık gölü piknik etkinliğin dışında Datça gezisi, Tekne turu ,Akdağlara Jeep Safari, sezonumuzu farklı etkinliklerle süsledik. Teke yarımadasının büyük bir bölümünde Çameli’nden Köyceğiz’e Gömbe’den Demre’ye kadar doğada yürümenin de zorlaştığı bazı havada, o yürüyüşü keyifli hale getiren faktörlerin en başında Mortırnaklar da yer alan bireylerin kalitesi…
Bütün bir sezonda soğuk-sıcak, yağmur-çamur demeden her Pazar sabahında sizi sıcak yatağınızdan kaldıran o tarifsiz duygunun adını her ne koyarsanız koyun; siz bilirsiniz… Lakin o tutkunun bende Eşim ve oğlumda yarattığı etkiyi tarif etmeye çalıştığım onlarca yazı okursunuz bu sayfada; zamanınız bol ve bu spora gönül vermişseniz. Yıllar geçse de bir dirhem eksilmeyen o tutkuyu uzun zamandan beri dillendiren yazıları kaleme almadığımın farkındayım ancak bunun sebebi asla yazacak bir şey bulamamaktan değil, Grup üyelerimizden bazı arkadaşlarımızın yazması ve Eşimim Sevgi CERAN’ın inanılmaz akıcı ve zevkli kelimelere dans ettirdiği yazıların yanında benimkisi biraz akademik yazıya kaçmasından kaynaklanıyor sanırım.
Bu grubun kuruluşundan bu yana bir gün bir “Pazar”lık bile olsa hayatımıza giren, dünyamızda iz bırakan her bireyin ayrı bir yeri ve değeri vardır gönlümüzde. Her yazı ve anlatının satır aralarında bıkmadan tekrarladığımız bu söylemi gerçeğe uyarlamak ancak Pazar günlerimize kısmet olsa da, sezon sonlarında ve doğadan uzak kaldığımız günlerde, spor ve doğayla biçimlenmiş yaşamımıza can suyu olan herkesin ayrı ayrı özlenir olması, yaz sıcaklarının kavurucu günlerinde, yeni sezona uzanan serin bir imbat olup, hep aynı heyecan ve özlemle yeni sezonu da planlama arzusu-enerjisidir bize aynı zamanda…
O yüzden sürekli bir tekrar olsa da; “…alkışı ve seyircisi olmayan bu spor, gerçek bir dostluk ve karşılıksız paylaşım, aynı zamanda güçlü bir dayanışmanın da sembolüdür bizde…”
Bizi istemeyerek de olsa eşinin hasta olması nedeniyle sezonu yarım bırakmak zorunda kalan. Böyle .anlarda olması gerektiği gibi davrana Arkçımız Hüseyin Özcan’a tüm üyeler adına teşekkür ederim.
Değerli yol arkadaşlarım, MORTIRNAKLAR ilk temel taşlarını koymaya başladığımız günden bu yana geçen zamanda, geriye dönüp baktığımızda görüyorum ki aklımızda yüreğimizde iz bırakan her kim varsa onunla Doğa yürüyüşleri, dağ, doğa ya da fotoğraf üzerinden bağ kurmuş, ortak değerlerimiz hep bu başlıklar etrafında şekillenmiş, dünyamız hep onlarla zenginleşip biçimlenmiş. Yaşanmış hayatımızın son 10 yılına şekil veren bu spor ve sıraladığımız diğer başlıklar sizi bize getirmiş ve paylaşım odaklı ortak bir dünya kurmamıza vesile olmuş… İyi ki de öyle olmuş… Her fırsatta söylediğimiz gibi; bu spor iki yönlü bir aktivite olup, gitmek ve dönmek arasında biçimlenir ki, gitmek sizin isteğinize bağlı iken, dönmek bir zorunluluktur ve sizin dağlardan huzur içinde gülen yüzlerle geri dönüşünüzü sağlayıp planlamak da bizim işimizdir.
İnsanda sürekli ulaşmak-aşmak ve gitmek duygusu uyandıran o dağlar ki uzaktan her birimize kaba bir siluet olarak görünse de, bin bir çeşit renkli yaşamı barındırır içinde; aynen biz ve sizler gibi… Büyük bir dostluk ve kardeşlik içinde sürüp gider o yaşamlar; hem dağlarda hem de bizde… O yüzden bu sporu seven doğayı kucaklamayı bilen herkes kavgaya uzak, uyum ve paylaşıma yakındır, tıpkı biz gibi… Siz hiç iki çiçeğin yer kavgası yaptığını gördünüz mü dağ başlarında? Ya da bir arı ile bir kelebeğin çiçek paylaşma tartışmasına şahit oldunuz mu mesela? O yüzden sonsuz bir adalet döngüsü hakimdir dağ başlarında; ana sinesi kadar sıcaktır taş olsa da dağların bağırları…
Doğa ve onun değişmeyen en güçlü, yegâne parçası olan Dağlar, o yüce duruşları içinde her yaşama ayrı bir yer ayırır; herkesin yeri bellidir doğanın koynunda… Zaman zaman yerler değişse de, o değişim hep kavgasız olur sakin ve sessizce… Dağlarda kavga olmaz… Dağda kavgayı yaratan, her kim olursa aynı zaman da kendi sonunu da hazırlar. Çünkü Dağlarda doğada yaşam dostluk ve paylaşmak üzerine kuruludur ve huzur içinde sürüp gider…
Peki hiç tehlikesi yok mudur o çok sevilen dağların? Tabi ki hayır; doğa, yüreği sevgi dolu bir ana gibi tehlikeyi çok önceden haber verir size; eğer okuyup anlamasını bilirseniz… Volkan olup patlamadan önce derin derin soluk alır, oflayıp pufladıkça dumanlar savurur ağzından… Sonra homurdanır, sesimi duyup da önlem alsınlar diye… Rüzgârın kanatlarındaki bulutlarla haber salar dört bir yana fırtınayı duyurmak için… Şimşek olur çakar, yıldırım olup yakmadan önce… İşte biz doğa sporcuları hep bu mantık üzerinden inşa ederiz doğayla ve dağlarla olan ilişkimizi. Onca tehlikesine rağmen severiz tüm doğayı ve ana parçası olan dağları; Çünkü dağlar ile olan arkadaşlığımız ve doğayla kurduğumuz dostluğun insan hayatında bunca zaman tariflenmiş hiçbir dostluk ve arkadaşlıkla kıyaslaması, mukayesesi mümkün olmaz; zira benzemez…
Dağların bağrında barınmak, doruklarına tırmanmak, onların asırlık yalnızlığını birkaç saatliğine de olsa paylaşmak için yola çıkanlar çok iyi bilir o dostluğun kıymetini… İşte o benzerlikten sebep, MORTIRNAKLAR Kuruluş alfabesi ve felsefesinin ilk harfidir dağlarda bize yoldaşlık edenlerle kurduğumuz dostluk ve arkadaşlığın özünde saklı olan gerçek…
Sadece doğayı değil bölgemizin tarihi değerleri olan Antik Likya şehirlerini, Likya patikalarına, Su kanallarına ,Anfi Tiyatrolarına Muğla bölgesinde yada bölge dışında gidilebilecek ve gitmeye değer tüm bölgelerle sizleri buluşturmaktır, Mortırnakların amacı.
Bir sezonu daha sonlandırdığımız bu günlerde, günün önem ve ehemmiyetini gösteren, bizden söylenmesi beklenen sözler bugün bu şekilde dillendi yürekten.
Artık yeni bir sezonun yada Yaz etkinliklerinin planlamasını yapmaya başladığımız bu günlerde, bunca zaman içinde, dağlarda, ister bize yoldaşlık etmiş olsun ya da olmasın, bu sporu bu felsefe ile yapan, dağlara ve doğaya bu pencereden bakan herkes bizim için değerli ve önemlidir; yeter ki dağ gibi olsunlar…
Geçtiğimiz bu sezon içinde, hatta en son etkinliğimizde aramıza katılan yeni arkadaşlarımız da dahil olmak üzere eski-yeni ayrımı yapmadan değer ve önem verdiğimiz tüm yeni ve eski MORTIRNAKLAR’la artık daha güçlüyüz. Severek yaptığımız bu sporu diğerlerine de sevdirmek amacıyla çıktığımız bu yolculukta hepinize en içten duygularımla teşekkür eder, hiçbirinizin ayağına taş değmeden dağlardan gülerek dönmüş olmanızı dilerim.
Sevgili eşim Sevgi CERAN’ın deyimiyle satırlarıma son veriyorum “ Kalite Asla Tesadüf Değildir.”
Yazan: Yusuf CERAN
Mortırnaklar Rehberi


























