Hoşgeldiniz  

ATATÜRK DEVRİMLERİNİN EN BÜYÜĞÜDÜR

Erkan Ilik | 04 Aralık 2020 | Genel, Güncel, gundem, Mugla, siyasi A- A+

Dünya’da bir ilki gerçekleştiren Büyük Önder Atatürk; 5 Aralık 1934 tarihinde TBMM’de çıkartılan yasa ile ülkemizde  kadının seçme ve seçilme hakkı verildi.  5 Aralık Kadın hakları olarak da kabul edilen “kadının seçme ve seçilme hakkının verildiği günün” yıldönümü nedeniyle Fethiye Belediyesi Başkan vekili CHP’li meclis üyesi Gözde Gürsoy Hoşafçı açıklamada bulundu. Fethiye Belediye Başkan vekili Gözde Gürsoy Hoşafçı 5 Aralık tarihinin önemine değinerek “5 Aralık Kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi Atatürk Devrimlerinin En Büyüğüdür” dedi.

“İLK KEZ 1930 YILINDAKİ BELEDİYE SEÇİMLERİNDE KULLANDILAR”

Fethiye Belediyesi Başkan vekili CHP’li meclis üyesi Gözde Gürsoy Hoşafçı açıklamasında “Bugün 5 Aralık Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verildiği gün. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk 1923’te henüz Cumhuriyet dahi ilan edilmeden  “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir” diyerek kadına verdiği önemi göstermiştir. 5 Aralık gününün önemine geçmeden önce Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından günümüze kadar kadının siyasi hayattaki yerinden kısaca bahsetmek isterim. Bildiğimiz üzere ülkemizde kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki belediye seçimlerinde kullandılar. 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu’nun kabul edilmesiyle tanınan hak sayesinde, yine aynı yıl yapılan seçimler sonucunda ülke genelinde şehir meclislerine toplam 7 kadın girebilmiş ve Artvin ili Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinde belediye başkanı olarak da Sadiye Hanım seçilerek ilk kadın belediye başkanı unvanını almıştır. Akabinde 26 Ekim 1933 tarihinde kadınlara köy muhtarlığına ve heyetlerine seçilme hakkı tanındı. Aynı yıl yapılan seçimlerde Aydın’ın Çine ilçesi Karpuzlu Mahallesi’nde seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye’nin ilk kadın muhtarı olmuştur.

“TÜRK KADINI, İLK KEZ 8 ŞUBAT 1935 TARİHİNDE GENEL SEÇİMLERE KATILDI”

Türkiye’deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923’te atmışlardır. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi “Kadınlar Halk Fırkası”nı kurma isteği ile başlamıştır. Ancak dönemin anayasası ve Seçim Kanunu sebebiyle parti kurma girişimi sekteye uğramış, “Kadınlar Halk Fırkası” olarak kurulması planlan parti Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmüştür. Kadının siyasi hayatta “makus talihi” belki de o gün şekillenmiştir. Günümüz siyasi hayatında da ne yazık ki kadının yeri partilerin kadın kolları ve dernekler arasına sıkışmış durumdadır. Kadınlar Halk Fırkası kurulma girişimine engel olan Anayasa ve Seçim Kanunu’nun değiştirilmesi ile ilgili önerisi, 5 Aralık 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin imzası ile meclise sunulmuştur. Yapılan oylamada, 317 üyeli mecliste, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edilmiştir. Böylelikle her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verilmiştir. 5 Aralık 1934 günü dünyada ise durum; kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı 17’ydi. Kadınlar seçme/seçilme hakkına Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında kavuşmuşlardır. Mustafa Kemal Atatürk, seçme ve seçilme hakkını kadınların kazanmasından duyduğu memnuiyeti; “Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini kazanan Türk kadını, bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır.” sözleri ile belirtmiştir. Hakkı verilen Türk kadını, ilk kez 8 Şubat 1935 tarihinde genel seçimlere katılarak, Meclis’e seçilen 383 erkek milletvekilinin yanında, 18 kadın milletvekili ile girmeyi başarmışlardır. (Oran % 4.6) Ülkemizde kadınların ilk kez 1930 yılında belediye seçimlerine katıldığını hatırlatarak, 2019 yerel seçim sonuçları ile kıyaslamak isterim. 2019 yerel seçimlerinde toplam 1389 belediyeden yalnızca 43’ü kadın belediye başkanı olarak seçilmiş olup, tüm belediye başkanlıklarında yalnızca %3,09 oranında temsil hakkı kazanmışlardır. 1933 de kazandığımız muhtarlık hakkımızı ise 1999 seçim sonucuna göre kıyaslarsak, toplam 50.292 muhtarlık içinde sadece 1071 kadın muhtar seçilmiştir. Oran ise %2,14 düzeyinde kalmıştır.

“BU GÜN  DÜNYA ORTALAMASI  %23,6 DÜZEYİNİN DE ALTINDAYIZ”

5 Aralık 1934’ten 24 Haziran 2018’e bakarsak; 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde toplam 600 milletvekilinden sadece 103 kadın milletvekili seçilebilmiştir. Yani 1934 yılında % 4.6 olan oran 2018 yılında ancak % 17.1′ e kadar yükselebilmiştir. Dünyada, siyasal kararlara katılımda, cinsiyet eşitliğinin insan hakları ve demokrasi normu olduğunun kabul edilmeye başlanması 19. yüzyılın sonunda gelişen kadın hakları hareketinin yarattığı ivme ile gerçekleşmiştir. Batı ülkelerinde uzun ve çileli mücadele sonucu elde edilen haklar Türkiye’de pek çok ülkeden önce ve kısa sürede kazanılmıştır. Mustafa Kemal’in kadın siyasal hakları konusundaki yaklaşımı ve süreci yönetmesi bunda en büyük etmendir. Kurtuluş mücadelesini kadın, erkeğin birlikte verdiğini ve kuruluş mücadelesinde de kadın erkek ayrımı yapmayacağını söyleyen Mustafa Kemal vatanın yeniden imarı için kadınların önemini cesur ve kararlı bir şekilde vurgulamıştır. 1924’de erkekler ile eşit eğitim hakkı,1926’da medeni kanun,1930’da belediye ve 1934’de milletvekili seçme seçilme hakkı ile kadınlık konusundaki katı taassubu silmek için cesur ve kararlı adımlar atmıştır. Kadınların erkeklerle eşit seçme ve seçilme hakkına sahip olmaları basit bir değişim değildi. Kadınların “vatandaş” olarak, devletin ve kamusal yaşamın karar vericileri arasına kabul edilmesi anlamına da geliyordu. Bu nedenle çok büyük bir dirençle karşılaştılar. Kadınların siyasal hakları, en geç gelişen hak türü olmuştur. Kurtuluş savaşında cinsiyet gözetmeksizin topyekun savaşan bir ulus artık toplumsal, ekonomik ve nihayetinde siyasi kuruluş için de birlikte mücadele verecekti. Ancak siyasi haklar konusunda Atatürk döneminden sonraki süreçte kadınların durumunda hızlı bir gerileme yaşandı. Günümüz  Türkiye’sinde ise ne yazık ki politik yaşamın “erkek egemen” niteliği, ataerkil ideolojinin ve kültürel geleneklerin kadın hakları aleyhindeki içeriği, seçim sistemi gibi temel faktörler nedeni ile aynı cesur ve kararlı adımlar atılamadığı için TBMM’de kadınların siyasal temsil oranı %14,73 ile dünya ortalaması olan %23,6 düzeyinin de altındadır.  Mustafa Kemal’in 1934 yılında  attığı cesur ve kararlı adımlar sayesinde dünya kadınlarından çok daha önce hakkımız olan siyasal kazanımlarımıza kavuştuğumuzun bilincinde olarak aynı kararlı adımlarla yürümeliyiz. Kadının siyasal ve yönetsel alanda nitelikli niceliğinin arttığı nice 5 Aralıklar dilerim” dedi.(HABER/FOTO-ŞULE UĞUR)

359 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Fethiye’de Konaklama Fırsatı

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
BIST 10,1620
ALTIN 441,98

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle