Türkiye’de koronavirüs (Covid-19) nedeniyle yerli turistlerin, bu yaz tatil tercihlerinde değişikliğe giderek izolasyonun mümkün olduğu yat turizmine yönelmesiyle mavi tur pazarına ilgi arttı.

Covid-19 dolayısıyla denize komşu ülkeler ve Türkiye’de güvenli tatil yapma ihtiyacı bu yaz tekne ve yat tatilini ön plana çıkardı. Bu eğilim sonucunda verilere göre, mavi tur pazarının büyüklüğü 300 milyon dolara ulaştı. İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi Başkanı Şaban Arıkan, pandemi süreciyle birlikte mavi tur yolculuklarına ilginin yüzde 15 arttığını belirterek, yeni dönemde büyüyen mavi tur pazarı ve ülkedeki yat turizmi hakkındaki gelişmeleri anlattı.
Arıkan, turizmin diğer ayaklarına göre mavi tur pazarının pandemiden çok olumsuz etkilenmediğini belirterek, yerli turistlerin korunaklı bir ortamda, tanıdıkları insanlarla bir arada olmak için tekne ve yat turizmine eğilim gösterdiğini ve yeni turistler kazandıklarını kaydetti.
“Yat turizmine yönelen yerli turistte çok iyi bir sıçrama oldu”
Koronavirüsün yat turizmine ilgiyi arttırdığına dikkati çeken Arıkan, tatile çıkmak isteyenlere yat turizminin daha steril ve güvenli olduğunu anlattıklarını söyledi.
Arıkan, “Bu sene ilk defa mavi tur yapanların sayısı çok fazla. Yat turizmine yönelen yerli turistte çok iyi bir sıçrama oldu. Hiç deneyimlemeyenler bu turizme yöneldi bu yaz. Teknede herkes sağlıklı gıda tüketiyor. Mürettebatın dışarıyla bağlantısı olmuyor. Mavi tur bir haftalık olduğundan, teknelerde herkes izole olmayı başardı.” diye konuştu.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi Başkanı Şaban Arıkan, açıklamasının devamında “Deniz turizmi izole bir sektördür. Yat ile çıktığınız zaman denizin ortasında veya herhangi bir koyda kendi başınasınızdır. Kimse ile temas ve görüşme şansınız yok. Ailecek başladığınız turu bir hafta, aileniz ile birlikte sürdürüyorsunuz ve hiç kimse ile temasınız yok. Sadece teknedeki personel ile berabersiniz. Zaten çartır teknelerimizin bir çoğu da, Güvenli Turizm Sertifikası belgesini almış durumda. Personellerin bir çoğu da aşılandı ve aşılama çalışmaları devam ediyor. Deniz turizmi güvenilir bir turizm. Türk halkımızın da pandemi süreci ile beraber deniz turizmine ilgi ve alakası arttı ve her geçen gün de artmakta. Hepimizin bildiği üzere yurt dışından gelen turistlere de ülke yöneticileri kapıları açmadığından dolayı tatile gelme şansları yok. Dolayısıyla bu yıl beklentimiz deniz turizminde biraz daha ağırlıklı olarak yerli tatilciye hizmet edilecek” diye konuştu.
“Günübirlik Tekne Ücretlerinde Yüzde 20’lik Zam Gerçekleşmekte”
Günübirlik teknelerinde yüzde 99 seviyesinde sezona hazır olduğunu ve müşterilerini beklediğini ifade eden Şaban Arıkan, “Denizcilik sektörü, hem çartır hem de günübirlik deniz turizm sektörü pahalı bir sektördür. Bir teknenin sezona hazırlanması, diğer iş yerleri gibi değildir. Yani her yıl sezona hazırlanırken, 150 Bin TL bir harcama yapılır ve sezona eksi ile başlanılır. Yani sezona tekne işletmecisi cebinden para harcayarak başlar. Pandemi süreci nedeni ile de kapasiteler yüzde 50’lere düşürüldü. Denize çıkmanın bir maliyeti var. Tekne marşa bastığı anda, günlük Bin 500 TL ile 2 Bin TL arasında maliyet ortaya çıkmaktadır. Tabiki bu rakam müşteriye yansıyacaktır. Geçen yıl 70-80 TL olan günübirlik teknelerin ücretlendirmeleri bu yıl, 100 ile 150 TL arasında değişecektir. Bu konuda sektördeki hiçbir arkadaşımıza bir şey deme lüksümüz yok. Çünkü denizcilik sektörü maliyetine göre iş yapılan bir sektördür. Yani bu sezon günlük gezi turları, geçen seneye oranla yüzde 20 fazla bir zam olacaktır” dedi. Haber-Foto/Hakan AYKIRI






















