AK PARTİ “SİYASET AKADEMİSİ” SONA ERDİ…
AK Parti İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen “Siyaset Akademisi”nin son dersi Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan tarafından verildi.
AK Parti Fethiye İlçe Başkanlığı tarafından 14 Ocak tarihinde başlatılan ve 8 hafta süren “Siyaset Akademisi”nin son dersi yapıldı. Toplam 174 kursiyerin eğitim aldığı Siyaset Akademisi Fethiye Turizm Otelcilik ve Uygulama Okulu Konferans Salonunda gerçekleşti. Siyaset Akademisinin son dersine AK Partili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Muğla AK Parti ARGE Başkanı Mehmet Tokgöz,AK Parti Fethiye İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Hilal Günay, belediye meclisi üyeleri, partililer ve kursiyerler katıldı.
Gerçekleşen son derste açılış konuşmasını yapan AK Parti Fethiye İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, “14 Ocak tarihinde başlayan Siyaset Akademilerinin 17. Dönem programı sona erdi . Programımız 8 hafta sürdü. Toplam 174 kursiyerimiz vardı. Toplam 8 hafta süresince bizlere birbirinden bilgili ve tecrübeli akademisyen e siyaset okulu hocaları bilgilerini paylaştı. Son dersimizde de bizlere engin bilgilerini Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Zolan beyefendi paylaşacak. Türkiye’de 17. dönem Siyaset Akademisi Fethiye’nin haklı gururlanması ile 8 haftadır devam etmektedir. Türkiye genelindeki 8 Siyaset Akademisinden birisi de Fethiye’de yaşanmaktadır. Bunun yanında Fethiye Türkiye genelindeki tek ilçedir Siyaset Akademisinin yapıldığı ilçe olarak. Büyük illerde bile katılımcı sayısı yeterli olmadığından dolayı açılmayan siyaset akademisini Dalaman,Ortaca,Seydikemer ve Fethiye’den 174 kursiyerimizle Fethiye’de tamamlamış bulunmaktayız. Asıl çalışmamız bugünden itibaren 16 Nisan tarihindeki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin, yeni Anayasa değişikliğinin “Evet” çıkması için buradaki hazurun başta olmak üzere AK Partiye gönül veren tüm dostlarımızla çok iyi bir çalışma yapmamız lazım” diye konuştu.
BEŞKAZALI DURUŞUNU GÖSTERDİ
AK Parti Muğla ARGE Başkanı Mehmet Tokgöz, Siyaset Akademisinin son dersinde yaptığı konuşmasında Seydikemer doğumlu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda’da yaşanan gerginlikte Beşkazalı duruşunu ve Türk kadınının cesaretini gösterdiğini söyledi. AK Parti Muğla ARGE Başkanı Mehmet Tokgöz konuşmasının devamında, “AK Parti hükümeti olarak parti içi çalışmalarımızdan birisi olan siyaset okulumuzu 14 Şubat 2012 yılında başlattık. Her gün, her derse başarılı bir şekilde devamlı olmak üzere geldik ve bu günde siyaset okulumuzun son dersini veriyoruz. Siyaset okulumuza Dalaman,Ortaca, Seydikemer ve Fethiye ilçelerimizden katılan arkadaşlarımız var. Bu yılda ilk dersimizi 14 Şubat tarihinde Murat Topçu hocamızdan aldık. Bizlere ders veren hocalarımızın hepsi de birbirinden deneyimli, birikimli ve kıymetli kişilerden oluşuyor. Siyaset Akademisinin temel amacı farkındalık yaratmaktır. Bizim diğer siyasi partilerden, bir başkalarından ayıran farkımız siyaset okullarıdır. Yani biz diğerleri gibi bilip bilmeden sokağa çıktığımızda iki kelimeyi bir araya getiremeyecek insan değil, yeri geldiğinde Hayır, yeri geldiğinde dikleşmeden diklenmeyi, yeri geldiğinde de “Evet”i neden dediğimizi bilmek için, gülerek konuşmak için biz buraya geldik. Çok güzel bilgi sahibi de olduk. Toplam 64 saat kürsü dersi aldık. 16 saatte uzaktan eğitim dersi aldık. İnanıyorum ki Muğla’nın 1.’si aramızdan çıkacaktır. Dün geceden sabaha kadar uyuyamadım. Televizyonda bizlere demokrasi dersi vermeye çalışanları, demokrasiden ne kadar uzak olduğunu, demokrasiden sınıfta kaldıklarını gördüm. Ama içimizden bir kahraman çıktı. Geçmişin Kara Fatma’ları,Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya. Hemşerimiz. Unuttular bir Beşkazalının kızınca neler yapabileceğini.O Beşkazalı kardeşimiz, bacımız gururumuz 23 Mart tarihinde memleketine Seydikemer ve Fethiye’ye gelecek. Onu bir Beşkazalıya yakışır bir şekilde karşılamalıyız. Hollanda da dimdik duran, Türk kadının cesaretini gösteren Bakanımıza sahip çıkalım. Artık sahalara çıkma zamanı. Sahaya çıktığımız zaman 18 maddeye takılmaya gerek yok. “Evet” veya “Hayır” Avrupa ülkelerini neden bu kadar çok ilgilendiriyor. Biz halkımıza bunları anlatmalıyız. Bu konu bunları bu kadar ilgilendirdiğine göre bizler doğru yoldayız demektir. Hızla ve emin adımlarla büyüyor ve gelişiyoruz demektir. Halkımızdan veya yeni dünya evine girecek vatandaşlarımızdan isteğim Kemal Kılıçdaroğlu veya onun zihniyetinde ilerleyen kişileri sakın ola sakın nikah şahidi yapmasınlar. Çünkü mutluluğa giden bu yolda da “Hayır” diyerek o mutluluğu karanlığa çevirirler. Ülkede bir çok gelişen ve büyüyen hizmetlere “Hayır” diyorlar, maazallah çiftin mutluluğu için de “Hayır” derler. Çünkü bunların ağzına “Hayır” kelimesi sakız gibi yapıştı” dedi.
TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ OLMASINDAN KORKUYORLAR
AK Parti Fethiye İlçe Teşkilatı tarafından düzenlen “Siyaset Akademisi”nin son dersine konuşmacı olarak katılan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, şimdiye kadar başka ülkeleri sömürerek gelişen ve kendilerini medeni olarak gösteren ülkeler Türkiye’nin hızla büyüyor olduğunu görerek korku ile ne yapacaklarını şaşırıyorlar ifadelerini kullandı.
Zengin Avrupa ülkelerinin bu zenginliklerinin nereden geldiğine bakılması gerektiğini araştırmamız lazım diyen AK Partili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “Millet olarak biz bugün Kurtuluş Savaşının devamını veriyoruz dış güçlere tak kurtuluş ve tam bağımsız olarak. Liderimiz Cumhurbaşkanımız o dik ve sağlam duruşu ve iradesi ile ülkemize yapmış olduğu 14 yılı aşkın süredir görevi ile ülkemizi nereden nereye getirdiğini hepimiz çok iyi biliyor ve görüyoruz. Geçmişte dış güçlere boyun eğen ve avuç açan Türkiye şimdi haykıran bir Türkiye, borç para almak yerine borç para verecek bir hale gelen Türkiye her türlü ezileni ve mazlumu koruyarak yardıma koşan bir Türkiye haline geldi. İşte bugün de büyüyen Türkiye’ye karşı yapılan bir çok olumsuz girişimler, engelleme girişimleri veya Türkiye’den korkulması sebebiyle ne yapacağını bilemeyen bazı ülkeler panik içerisinde birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Maalesef bir hafta on gündür bakanlarımızın bazı ülkelerde konuşturulmadığını, maalesef Cumartesi gecesi Hollanda da yaşadığımız olay da bırakın bakan veya diplomasiyi, hiçbir insana yapılmaması gereken bir davranış biçimidir. Oradaki gurbetçi vatandaşlarımızın üzerine at sürerek veya kurt köpeklerini halkımızın üzerine salarak o toplantıyı bertaraf etmek için gayret gösteren bir duruş. Bizlere küçüklüğümüzden bu yana büyüklerimiz hep “Avrupa Medenidir” sözlerini öğrettiler. Bu ülkeler demokrasinin havalisidir dediler. Aslında biz biz olmamışız. Köklerimizden koparmışlar ve özümüzden ayırmışlar. Bizleri geçmişimizden koparmışlar. Ve dış güçler kendilerine özgü bir biçimle bizi şekillendirmeye gayret etmişler. O medeni dediğimiz, insan hakları dediğimiz demokrasi havalesi dediğimiz ülkelerde geçmişe batkımız zaman göz yaşı, kan ve sömürge vardır. Kendi dilini öğrenmeyen, kendi dinine ait olmayan insanlara bir bardak su bile vermemek vardır onların özlerinde. O Afrika ülkelerini sömüren ülkeler de zaten bunlardır. Bu Avrupa ülkelerinin zenginliği nereden geliyor diye araştıralım hep beraber bi. İşte Cumartesi akşamı yaşadığımız bir avuç Hollanda’nın zenginliği nerden geliyor? Mazlum ve güçsüz ülkeleri sömürerek kendilerine insan hakları ve demokrasi gibi maddelerle dünyaya yön vermek istiyorlar. Yani oranın havalisi ilan ediyorlar kendilerini. Bugün baktığımızda demokrasi diyorlar ya, Mısır da darbe oldu. O Sisi denen darbeci Generali kırmızı halılarla karşıladılar. Hani demokrasi nerde kaldı. Filistin de binlerce bombayla, on binlerce çocuk,kadın, erkek ve yaşlı öldürülürken hiç sesini çıkarmayanlar, duymayanlar, o tarafa bile bakmayanlar durmuşlar insan hakları havalisi kesiliyorlar. Avrupa’nın tek önem verdiği bir değer vardır. Onu mutlu etmek istiyorsan veya onun önem verdiği tel şey çıkardır, maddiyattır. Çıkarları nerede ise oraya doğru koşarlar. Çıkarları demokrasideyse demokrasi derler, eğer çıkarları insan haklarında ise insan hakları derler. Eğer bir darbeci generali kırmızı halılarla karşılamak gerekiyorsa kırmızı halı ile karşılar, bir ülkedeki ölen yüz milyonlarca kişinin onlar için hiçbir önemi yoktur. Onların bizim gibi medeni insani değerleri yok. Medeniyet bizlerden onlara gitmiştir. Ama sonra bizi allamışlar, pullamışlar ve insan hakları ve demokrasi olarak bize geri döndürmüşler. Bunu hiçbir zaman unutmayalım. Ama artık Dünya farklı dönmeye başladı. Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti ayağa kalktı. Ve Allah izin verirse kuralları koyan ülke konumuna yaklaştı ve o hale gelecek” dedi.
BU ÜLKENİN BAŞI “ÇOK BAŞLILIKTAN” ÇOK YANDI
Türkiye’nin şimdiye kadar boynunu kaldıramayışının sebebinin koalisyon hükümetlerinin olduğunu söyleyen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “16 Nisan tüm bağlarımızı, onların müdahale etme bağlarını kopardığımız an olacaktır. Esas kavga budur. Çünkü güçlü bir hükümet geldiğinde onların ülkemize ve bağlantımız olan ülkelere müdahale etme şansı azalacak. 1980 yılı öncesinden bu güne kadar baktığımızda bir çok hükümetler üçlü veya dörtlü koalisyonlarla kuruldu. Eğer güçsüz hükümet iseniz dışarıdan müdahaleye açıksınızdır. Gelirsiz, iş veren sermaye yoksulluğu o hükümeti al aşağı edebilir. Veyahut bir hükümetten veya bir devletten birileri talimat verip onlar alaşağı edebilir. Bir çok millet iradesi dışındaki güçler o hükümetin durmasını veya düşmesini sağlar. Bunları 1980 yılları öncesi yaşadık biz milletçe. Rahmetli Bülent Ecevit’in Güneş Hotel de kurduğu hükümeti herkes hatırlamalıdır. 11 tane milletvekilini transfer ederek, her birine bir bakanlık verdi. O süreçte Başbakan oldu ve hükümet kurdu. Yani millet ne demiş, o vekilleri ona kim vermiş bunların hiçbir önemi yok onlar için. Sonrasında bir çok yürüyüşlerden sonra 28 Şubat süreci Refah- Yol yani Refah Partisi ve Doğru Yol Partisinden oluşan koalisyon. Orada bazı kişiler şeriat geliyor ve Laiklik elden gidiyor dediler. Onlar için şeriat veya Laiklik çok önemli bir şey değildi. Öyle bir tezgah, öyle bir hortum sistemi kurmuşlar ki diyelim ki Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak benim fazla param var. Bir bankaya koyuyorum. Bir başka kurumun ihtiyacı var. Gidiyor ve o bankadan yüzde yüz faizle kredi alıyor. Biz öyle uzun vadeli faize para yatıramadığımız için yüzde beş veya onluk bir faizle paramızı yatırıyoruz. O ise yüzde yüz faizle başka bir kuruma parayı satıyor. Bu sistemi bertaraf ettiler. Dedi ki rahmetli Erbakan bir havuz sistemi olacak. Her kurum kendi parasını oraya koysun. İhtiyacı olan alsın. İşte mesele, kavga buydu. Bunu şeriat ve laiklik dediler. Fadime Şahin ve Ali Kalkancı’yı getirdiler ve onlarında sonra ne olduğu ortaya çıktı. Doğru Yol Partisinden 40 milletvekilini şu veya bu şekilde istifa ettirdiler. O kırk milletvekili başka bir parti kurdu ve Refah- Yol hükümeti düştü. Başka birisinin başkanlığında yeni bir hükümet kuruldu ve o da ilk ziyaretini bir iş adamını evinde ziyaret etti. Ve ziyaret edilen o iş adamı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını evinde pijama ile karşıladı. Başbakanı pijama ile karşılamasında “Hükümeti ben kurarım. Hükümeti ben düşürürüm” mesajını verdi bu davranışı ile. Yani açık açık bu hükümetin patronu benim dedi. İşte o dönemin Başbakanı patronuna gider gibi gitti ve patron da kendi personelini karşılar gibi karşıladı koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını. Çünkü sizi kim göreve getirdiyse, patron odur. 16 Nisan tarihinde yapılacak olan Anayasa değişikliği de milletin iradesi Türkiye Büyük Millet Meclisine geldiğinde milletvekili transferleri ile, şunla veya bunla değiştirilmeyecek. Millet iradesini koruyacak ve artık onu sahiplenecektir. Ve güçlü bir iktidar meydana gelecektir. Güçlü bir iktidar meydana geldiğinde istikrar meydana gelir ve etrafa da güven verir. Güçlü bir iktidar olduğunda ülkeye yatırım yapmak isteyen insanlar kuralları net olarak bilir ve içi rahat bir şekilde yatırımını yapar. Yani artık hükümet önceki gibi kolayca alaşağı edilmeyecek demektir. Ve güçlü bir hükümet hem kendi halkına hem de çevresine güven verir. Onun için üç dört tane yönetime ortak olduğu zaman, birisinin canı istemediği zaman veya birisinin canı istettirilmediği zaman o yönetimde sıkıntı vardır demektir. Bu konu çok önemli Sabah kalktığında “kardeşim ben yoğum artık” derse hükümette yok olur. Rahmetli Süleyman Demirel” Sabah kalktığımda hükümet hayattaysa, başarılıyımdır demektir” derdi. Bu koalisyonlar hükümetleri günlük iktidardır anlamına gelmektedir. Akşam yatarken hükümet var, fakat sabah kalktığınızda hükümet yok oluyor. Yani o koalisyonun Başbakanı akşam yatarken “Allah’ım bu gecede bir şey olmasa, çıkıp da bir kişi bir şey yapmasa diyerek yatıyor, eğer sabah kalktığında bir şey olmamışsa, “Taşasın bir gün daha Başbakanım” diye seviniyor. Biz millet olarak bunları geçmişte canlı canlı yaşadık. 16 Nisan tarihinde yapılacak olan referandum sonrasında tüm bu trajikomedi durumlardan kurtulacağız. Ülkemize güven ve istikrar gelecek. Şimdi bakıyorum ki “Hayır” kampanyası yapan muhalif partiler halkı kandırmak adına çeşitli spekülasyonlar gerçekleştirerek halkı kandırmaya çalışıyor. Vay efendim Bakanlar kurulunu kendi adamlarından oluşturacak ve istediği gibi her şeyi yapacak diyorlar. Doğru olanı da bu zaten. Ben Denizli Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Başkan adayı iken halkıma bir sürü vaadde bulundum. Bu vaadleri ve hizmetleri tabiî ki kendi oluşturduğum ekibimle gerçekleştireceğim. Başkan seçildikten sonra ilk iş olarak kendi birim amirlerimi engin ve bilgi sahibi kişiler ile oluşturdum. Ve şimdi de gayet sağlıklı bir şekilde vaad ve hizmetlerimi yapıyorum Benim Belediye Meclisimde var. Meclisim belediyemizin önemli kararlar alınmasında yardımcı olur. Burada gerçek hizmeti benim güvenerek getirdiğim arkadaşlarım yapmaktadır. İşte 16 Nisan da halkımızın oylayacağı Anayasa değişikliği maddelerinden birisi de budur. Bu ülke, bu millet geçmişte çok acılar çekti. Artık kimse halkımıza acı çektiremeyecektir. Artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti parmakla gösterilen bir devlet olacaktır. Hep beraber el ele omuz omuza verip, halkımızın ayağına giderek referandum sürecini ve maddeleri halkımıza anlatarak destek istemeliyiz” dedi.
Program sonrası AK Partili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’a, AK Parti Muğla ARGE Başkanı Mehmet Tokgöz tarafından Fethiye’nin başarılı Basketbol Takımı Fethiye Basket Kulübünün atkısı hediye edildi.
Haber/Foto Hakan Aykırı

































