ADD; “Türkiye Cumhuriyeti Atatürk İlkelerine Sahip Çıkarak Yaşayacaktır.”
Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Murat Topçu geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet meclisi Başkanı İsmail Kahraman’ın yapmış olduğu açıklamayı eleştirdi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Murat Topçu açıklamasında; “M.Kemal Atatürk’ün 1920’de kurduğu ”gazi” ünvanlı TBMM’nin şimdiki başkan İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörlük binasında bir kitleye karşı yapmış olduğu konuşmada “Laiklik yeni anayasada olmamalıdır. … Dindar anayasa meselesinden anayasamızın kaçınmaması lazım. Dini olarak bahsetmesi lazım. … Laiklik olmamalı yeni anayasada ve dindar bir anayasa olmalı” diyerek TCK’nın 309. maddesini ihlal etmiştir. TBMM Başkanlığı makamında oturan bu kişinin yukarıda andığımız sözleri, “laiklik karşıtı, şeriata dayalı din devleti” isteyen bir takım kişilere işaret fişeği olmuş, 4. kuvvet olarak bilinen basında rejim değiştirmek isteyen yazarları ve birtakım cemaatleri harekete geçirmiş, ülkeyi kutuplaştırmıştır.
Bizler, mevcut anayasamıza göre suç olan bu sözleri söyleyen İsmail Kahraman’ı iyi tanıyoruz.
16 Şubat 1969’da yaşanan, tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçen ve iki öğrencinin öldürüldüğü olaylarda, Milli Türk Talebe Birliği başkanıdır. Hatta bu olay, “ikinci 31 Mart vakası” olarak da nitelendirilmiştir. Sanık 68 kuşağının İslamcılarının, milli Görüş hareketinin “ağabeylerindendir ve “İsmail ağabey” olarak bilinir. Sonraki yıllarda şüpheli, Kültür Bakanlığı da yapmıştır. Dolayısıyla, sözleri ile bir camia üzerinde çok etkili olabilecek, onları harekete geçirebilecek, cebir ve şiddet kullanılmasına neden olabilecek güçte bir kişidir. Böyle bir geçmişe sahip birini, TBMM’ye başkanlık için kimin önerdiğini, kimin ona ”ağabey” dediğini de iyi biliyoruz.
Bu hukuksuz davranışları sergileyen kişinin anayasamızın 2.maddesini (“Türkiye cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.”) ve 4.maddesini (Anayasanın 1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.) bilmediğini hiç sanmıyoruz. Bizce bu sözler bilerek, planlanarak ve isteyerek söylenmiştir.
Bu sözler, 93 yıllık Atatürk Cumhuriyeti’ne, onun ilkelerine, getirdiği çağdaş yaşam biçimine, inanç özgürlüğüne, kadın-erkek eşitliğine savaş açan çarpık bir zihniyetin içinden geçenlerin ağzından dökülmesidir. Yeni Anayasa isteyenlerin aslında ne istedikleri de bu konuşmada ortaya çıkmıştır. Onlara göre yeni anayasa dindar(!) olmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Devleti kuran, rejimini belirleyen, normlar hiyerarşisinin en başında ve tüm vatandaşların uymak zorunda olduğu hukuki metindir. Bir vatandaş olarak şüphesiz ki Anayasa’ya uymak zorunda olan şüpheli, bunun da ötesinde milleti temsil etmekle görevli bir milletvekili olarak Anayasa’nın 81. maddesinde yazan “… demokratik ve laik Cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına, toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağına” dair andı içerek, andı doğrultusunda görev ve sorumluluk altına girmiştir.
Laikliği kaldırarak toplumsal barışımızı ortadan kaldırmaya, Türkiyeyi Ortadoğu’ya çevirmeye, bir iç savaşa sürüklemeye çalışanlara izin vermeyeceğiz.
“Türkiye Cumhuriyeti, Başlangıçta Belirtilen Temel İlkelere Dayanan, Demokratik, Laik Ve Sosyal Bir Hukuk Devletidir”
Ne cumhuriyetimizi yıkmaya, ne de laiklik ilkesini anayasadan çıkarmaya ne de yeni bir anayasa yapmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.
Bütün planlarınızı bozacağız. Cumhuriyeti yıkmak ve ülkemizi bölmek isteyen hainler hem Tarih önünde hem Kanun önünde hesap verecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Atatürk İlkelerine Sahip Çıkarak Yaşayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Laiktir, Laik Kalacaktır.”ifadelerini kullandı.























