ADD; “ Savaşı Bitiren Antlaşmalar İçinde Halen Uygulanan Sadece Lozan’dır”
Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Lozan Antlaşması’nın 93’üncü Yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.
“Dünya Savaşı sonunda galip güçlerce dikte ettirilen ve ağır şartlara sahip barış antlaşmaları II. Dünya Savaşı’na zemin hazırlarken, Lozan’da karşılıklı pazarlıkla barışın güvencesini oluşturan bir düzenleme yapılmıştır. Bu Nedenle, Savaşı Bitiren Antlaşmalar İçinde Halen Uygulanan Sadece Lozan’dır. Tabiatıyla, bunda Türkiye’nin Atatürk’ün belirlediği ”Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesine sadık kalması ve Lozan Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasında da bu ilkeyi gözetmesinin rolü büyüktür.”diyen Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Murat Topçu sözlerine şu şekilde devam etti: “Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır. ABD Lozan konferansına gözlemci olarak katılmış konferans sonunda antlaşmayı imzalamamıştır. Kurtuluş savaşımızda işgalci güçlere lojistik destek sağlayarak taraf olan ABD Lozan barış antlaşmasını halen yok hükmünde saymaktadır.
Lozan Antlaşmasının yazılması için düzenlenen Lozan Barış Konferansı 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye’yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki Lozan Barış Konferansı üyelerinin rolü büyüktür.
- Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerince Osmanlı Devleti’ne imzalatılan Sevr Antlaşması neredeyse devleti haritadan silmiş ve egemenliğini ciddi biçimde sınırlayan hükümlere yer vermiştir. Atatürk önderliğinde Milli Mücadele’ye başlayan Türk ulusu savaş meydanlarında büyük zaferler kazanmış ve bu zaferini Lozan Antlaşması ile siyasi ve hukuki alanda tescil etmiştir.
Uluslararası kabul pek çok yönden önem taşımaktaydı. Öncelikle, Türkiye’nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi sağlanmıştır. Lozan ile Misak-ı Milli hedeflerine çok büyük ölçüde ulaşılmıştır. Lozan Konferansı sırasında kapitülasyon olarak nitelenen ve ülkenin iç işlerine karışma yetkisi veren ayrıcalıklar uzun süre tartışılmıştır. Sonuçta kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlı borçlarının ödenmesinin makul bir takvime bağlanması kararlaştırılmıştır. Antlaşma, bu açıdan bir ekonomik bağımsızlık belgesi olma özelliğine de sahiptir.
- Dünya Savaşı sonunda galip güçlerce dikte ettirilen ve ağır şartlara sahip barış antlaşmaları II. Dünya Savaşı’na zemin hazırlarken, Lozan’da karşılıklı pazarlıkla barışın güvencesini oluşturan bir düzenleme yapılmıştır. Bu Nedenle, Savaşı Bitiren Antlaşmalar İçinde Halen Uygulanan Sadece Lozan’dır. Tabiatıyla, bunda Türkiye’nin Atatürk’ün belirlediği ”Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesine sadık kalması ve Lozan Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasında da bu ilkeyi gözetmesinin rolü büyüktür.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşmasında da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye’de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır. Antlaşmada Türkiye’de yaşayan Hıristiyan kökenli Rum ve Ermeniler ile Museviler azınlık olarak tanımlanmış; mal, mülk ve ibadet hakları güvence altına alınmıştır.
Lozan antlaşması “son kullanma” tarihi olan bir anlaşma değildir. Lozan antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin “tapusudur” ve Türkiye cumhuriyeti var oldukça var olacaktır. Yakın tarihin en uzun süredir devam eden anlaşmasıdır. Lozan’ın “son kullanma tarihi” olduğunu iddia edenler ve bu iddialarına taraftar toplamaya çalışanların amacı Türkiye Cumhuriyeti’ni bölüp parçalamaktır. Lozan’dan rahatsız olanların yeniden Sevr hayali gören Türkiye cumhuriyeti düşmanları olduğu unutulmamalıdır.
1923 tarihli Lozan antlaşması Türkiye’nin bağımsız olmasını sağlamış, 1950-1960 arasında ABD ile imzalanan sayısız ikili anlaşma ise Türkiye’nin yeniden bağımlı bir devlete dönüşmesine yol açmıştır.
Lozan Barış Antlaşması, Türk Milleti’nin başarılı bir bağımsızlık savaşından sonra haklarını aldığı ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uluslar arası alandaki saygın yerini kazandığı bir başlangıç noktasıdır. Lozan Barış Antlaşması ulus devletimizin temelidir, başka bir deyişle, ulus devletimizin tapusudur, ulusal onurumuzdur.
Türkiye Cumhuriyeti, İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar kendi öz kaynaklarıyla, kendi insanının emeği ve üretimiyle kalkınmış ve bağımsızlığından asla ödün vermemiştir. Ama sonrasındaki siyasal iktidarlar, günümüze kadar izledikleri Kemalizm’den sapmış yanlış politikalarla ülkeyi ekonomik ve siyasal bakımdan bağımlı duruma getirmiştir.
Atatürk, bu antlaşma için şöyle der:
“Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr antlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış, büyük bir suikastın çöküşünü anlatan bir belgedir. Osmanlı dönemi tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer eseridir.”
Emperyalizmin Türkiye için niyeti ve amacı dünden bu güne hiç değişmemiştir. Hele “küreselleşme” dönemi başladıktan sonra ulus devletimizi ve onun ideolojisi olan “Kemalizm”i ortadan kaldırmak emperyalizm için şart olmuştur.
Bugün Emperyalizm içimizdeki Demokrasi ve Cumhuriyet düşmanı işbirlikçileriyle birlikte harekete geçmek istemiştir. Ülkemiz karanlığa ve kaosa sürüklemek istemişlerdir. Ortadoğu’yu ve bulunduğumuz coğrafyayı kendi çıkarlarına göre yeniden şekillendirmeye gayreti içine girmişlerdir. Bir defa daha ortaya çıkmıştır ki; Mustafa Kemal ATATÜRK’ün İlke ve Devrimleri istisnasız Tüm Milletimizin benimseyeceği tek yoldur.
Bu büyük emperyal planın yapan ve planlara alet olan tüm kişileri ve odakları lanetliyoruz. Unutulmamalıdır ki bu oyunlar büyük planı parçasıdır. Amaç bizleri yıldırmak, Ülkemizi bölmek, parçalamak ve Ver kurtul anlayışını hakim kılmaktır. Katledilen canlarımız için Allahtan Rahmet yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyoruz.
Lozan Barış Antlaşması’nın 93. Yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve devrim arkadaşlarını saygı, şükran ve minnetle anıyoruz. Ulus devletimize, tarihimize, kahramanlarımıza, Cumhuriyetimize, Lozan’a her koşulda sahip çıkacağız ve sahip çıkmaya devam edeceğiz.”























