Acılı Aileler “En Ağır Cezayı Alsın”
Fethiye’den Göcek istikametine gitmekte olan bisiklet grubuna çarptığı ve 2 kişinin ölümüne, 1 kişinin de yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde taksirle ölüme neden olmak suçu ile yargılanan 71 yaşındaki Ali T. hakim karşısına çıktı.
Göcek Mahallesi’nde Ali T. (71) yönetimindeki 48 D 3544 plakalı otomobilin Göcek Tüneli yakınlarında bisikletli grubun arasına girmesi ile gerçekleşen kazanın ardından kamuoyunda bisiklet sürücülerinin güvenliği yeniden gündeme geldi.
Duruşma öncesi Fethiye’deki bisiklet grubu sosyal medyadan bir araya gelip Fethiye Adliyesi’ne kadar sessiz sürüş gerçekleştirdi. Tanıkların dinlendiği duruşmada gözyaşı sel oldu. Acılı aileler ve avukatları Ali T.’nin olası kast ile yargılanması talebinde bulunurken, Ali T.’nin tahliye talebi reddedilip, tutukluluğunun devamına karar verildi.
Muğla’nın Fethiye İlçesi’nde Nisan ayında meydana gelen ve bisiklet sürücüleri Özgür Alkan ile İlker Muallim’in hayatını kaybettiği kazayla ilgili dava, Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya CHP milletvekilleri Gizem Özcan, Cumhur Uzun, Süreyya Öneş Derici ve Mahmut Tanal katıldı. Mahkemede, müşteki olarak Özgür Alkan’ın annesi Gürcan Alkan, babası Hasan Alkan, kazadan yaralı olarak kurtulan Rahmi Gözele ve hayatını kaybeden İlker Muallim’in eşi Sevgül Muallim ile taraf avukatları yer aldı.
Sanık Ali T. (71) “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla tutuklu olarak yargılandığı davada verdiği ifadesinde, kazaya hızlı şekilde seyreden sarı kasalı bir kamyonun neden olmuş olabileceğini ileri sürdü.
Ali T., “Sabah saatlerinde ablamın ölüm haberini aldım. O gün Çameli’nden Dalaman’a cenazeye gidiyordum. Araçta benden başka dört kişi daha vardı. Göcek’te ışıklardan geçtikten sonra 150-200 metre ileride dağınık şekilde giden bisiklet grubunu gördüm. Bazıları emniyet şeridinde, bazıları yol içinde gidiyordu. Sol şeritten çok hızlı bir kamyon beni solladı ve önüme geçti. O sırada bir ses duydum. Daha sonra adının Özgür olduğunu öğrendiğim bisikletlinin aracımın sol önüne doğru düştüğünü gördüm. Kesinlikle ben çarpmadım. Aracı hemen emniyet şeridine çektim. Daha sonra adlarının İlker ve Rahmi olduğunu öğrendiğim kişilerin de sol şeritte yaralı şekilde yattığını gördüm. Bu kişilere çarpıp çarpmadığımı bilmiyorum, kamyon çarpmış olabilir. Allah kimseye böyle üzüntü yaşatmasın. Tahliyemi istiyorum.” ifadelerinde bulundu.
Özgür Alkan’ın annesi Gülcan Alkan oğlunun çok dikkatli kurallara uyan çok yönlü bir sporcu ve turizmci olduğunu belirterek, “Dalış eğitmenliği ve paraşüt pilotluğu yapıyordu. Bir tek oğlum vardı. Annecim dikkat et derdim. O mükemmel bir çocuktu. Beraber yaşıyorduk. Evimin direğiydi. Bu acı ölene kadar devam edecek. Benim oğlum o şeridi kesinlikle geçmedi, geçmezdi. Benim oğlum bu aracın önüne çıkmadı. Kurallara uyan bir insandı. Davacıyım. Şikâyetçiyim.” dedi.
Acılı baba Hasan Alkan ise, “Sanığın bütün ifadesi yalan. Oğlum geri gelmeyecek ama 70 yaşında araç sürülmesinin yasaklanmasını arzuluyorum. Sanıktan şikâyetçiyim. En ağır cezaya çarptırılsın. ”diye konuştu.
Kazadan yaralı kurtulan Rahmi Gözele, “Biz sporcu olan lisanslı bisikletçileriz. GPS cihazlarımız, özel kasklarımız, elbiselerimiz hepsi mevcut. Nasıl bisiklet sürüleceğini çok iyi biliyoruz. Hepimiz emniyet şeridinden gidiyorduk. Bu GPS kayıtlarında da tamamen görülebilir. Bu kişi arkamızdan gelip çarptı. Çarpmanın etkisiyle Özgür 50-60 metre ileriye fırladı. Sanıktan şikayetçiyim.” dedi.
Rahmi Gözele olaydan önce çekilen ve yolda emniyet şeridinden gittikleri görüntüleri mahkeme başkanına izletti. Ayrıca GPS kayıtlarını da mahkemeye sundu.
İlker Muallim’in eşi Sevgül Muallim ise yaşadığı acıyı ve tek evladının babasının vefatından sonra söylediği sözleri mahkeme heyetine anlatırken, mahkeme salonunda gözyaşı sel oldu. Eşinin çok iyi bir baba olduğunu ifade eden Sevgül Muallim, “Eşim trafik kurallarına uyardı. Emniyet şeridinden giden bisikletlilere bu sanık adeta dalarak çarpmış, ölümlere sebep olmuştur. Bu bir hata değil. Bu bir cinayettir. Bir çocuk bunları yaşamak zorunda mı benim içimde çok büyük öfke var. Çünkü bu kişi kuralları çiğnedi. Benim yüreğim yanıyor. Bu kadar ihmalkârlığın bedeli ömür boyu hapis olmalı. Caydırıcı cezalar verilmeli. Başka kadınlar ve çocukları eşlerini böyle kaybetmemeli. Kanunları değil vicdanları dinleyin. Hiç kimsenin canı bu kadar kolay harcanamamalı. Şikâyetçiyim.” ifadelerinde bulundu.
Taraf avukatları olayın taksirle ölüme neden olmak değil, olası kast ile meydana gelmiş bir olay olduğunu belirtip, sanığın tüm ifadelerinde çelişkiler bulunduğunu iddia ederek, en üst sınırdan cezalandırılmasını istediler.
Duruşmada tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, sanık Ali T.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.























