Deniz Gezmiş, 6 Mayıs 1972 tarihinde Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ile birlikte sabah, saat 1.00-3.00 arasında Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edildiler.
Deniz Gezmiş’in mücadele arkadaşı merhum, Erdal Orhan’dan, vefatından kısa bir süre önce o günleri dinlemiştik.
Ufak tefek bedenine kocaman bir yürek sığdıran, dev yürekli adam Erdal Orhan, ne zaman Deniz Gezmiş’ten söz etse gözlerinden, yüreğine ince bir yaş inerdi.
Sırtında dünyanın ağır yükü, yüzünde yaşanmış yılların acı çizgileri, avurtlarında yaşanan hüzün ama gözlerinde, sözlerinde daima umut olurdu.
Bir koca kitaplığı beyninde, yüreğinde taşıyan, konuşurken tarihi yeniden yaşatan, yaşanmışlıklarını ustaca anlatan bir adamdı Erdal Orhan.
“Ben koministim” diye başlarken söze , asla müdahale etmezdi düşüncelerimize.
O bir köy enstitülü anne babanın evladı olmaktan hep gurur duyardı.
Mapushane damlarını anlatırken ülke sevgisini, tam bağımsızlık inancını hiç yitirmeden nasıl direndiğini mimikleriyle yüreğimize kazırdı.
“Deniz gezmiş yaşasaydı, bugün ne yapardı” diye sorduğumuzda;
Hıçkırıkları boğazına düğümlenir, gözünden süzülen yaşlara engel olamaz, dakikalarca susardı.
Güzel Türkçesi, üslubu, ve bazen de “nasıl anlatılır bu zulüm küfürsüz” diyen adam…
Yarın 6 Mayıs, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına selam söyle Erdal Orhan…
Dün, Deniz’leri, Erdal’ları zincire vuran zihniyet bugün de düşünceleri ve dik duruşları zincire vurmaya çalışıyor.
Geçmişimize sahip çıkarak, tarihten dersler alarak, hem bu günümüzü hem de yarınımızı korumamız mümkün olacaktır.
Emperyalizme karşı dimdik duran, Kemalist duruşundan asla ödün vermeyen, Atatürk İlke ve Devrimlerinin ışığına inanan Deniz Gezmiş, arkadaşları ve Erdal Orhan, tarihe güzel izler bırakan yerleri dolmayacak, bu günün ve geleceğin teminatlarıdır.
Tüm devrim önderlerimizin anılarına özlemle ve saygıyla..
Ebru Oğuzhan Yeter























