23 Nisan, Türk’ün ve Türklüğün Saray’a bir başkaldırısıdır.
Çünkü Türk, Saray’ dan çok çekmiştir.
Saray savaş mı düşünüyor?
Topla gel Anadolu’daki Türk gençlerini.
Saray’a para mı gerekiyor? Topla Anadolu halkından, Türk’lerden vergiyi…
Peki Saray’da Türk’ün herhangi bir yetkisi var mı? Hadi canım sende…
Türk, Anadolu’da yaklaşık binyıl kendi yazgısıyla baş başa bırakılmıştı…
Anadolu’da yaşayan Türk’ün öğretmen, okul, eğitim öğretim sorunu var mı?
O da ne demek?
Medrese var ya, Arapça ile vakit geçirsin Türk, diye düşünürdü Osmanlı.
Peki Arapça ne işe yarar? Hiçbir işe yaramaz.
Amaç Türk’ü, Türklüğü ve Türkçe’yi unutturmak değil mi canım?
Amaç, Türk’ü Araplaştırmak değil mi, boş ver…
Günümüzde iktidarının yaptığı, yapmaya çalıştığı ne?
Osmanlı’ da yapılan uygulamaların aynısı.
Bu halka hukuk gerekir mi?
Kadılar var ya canım.
Bu halka doktor gerekir mi?
Üfürükçüler, derin hocalar var ya canım.
İşte, iktidardakilerin bir türlü sevemediği 23 Nisan, Türk’ ün Saray’a karşı egemenliğini ortaya koymasının adıdır.
Türk’ün, yüzyıllardır yaşadığı kötü yazgısını aşmasıdır, 23 Nisan…
23 Nisan, Türk’ün ve Türklüğün Arapçaya karşı, şeriata karşı bir başkaldırısıdır!
Anadolu halkının üzerine yüzyıllarca bir karabasan gibi çöken Osmanlı…
600 yılda kaç tane fizikçi, kimyacı, matematikçi yetiştirdi?
Kaç müzisyen, kaç heykeltıraş, kaç ressam yetiştirdi?
Kaç felsefeci, kaç uzay bilimcisi yetiştirdi?
Kaç romancı, kaç öykücü, kaç şair yetiştirdi?
Kaç hukukçu, kaç doktor yetiştirdi?
Kaç mühendis yetiştirdi, kaç fabrika kurdu?
Bir hiç…
*
Kimilerinin yere göğe sığdıramadığı, Arapçadan-Farsçadan, kısmen de Türkçeden oluşan Osmanlı kültürü:
Oyun çağındaki bebelerimizi, çocuklarımızı cin şeytan, kaynayan kazan, sırat köprüsü, cehennem, zebani sözleriyle korkutmaktan, ürkütmekten,
gencecik beyinleri köreltmekten başka ne yaptı?
Ama 23 Nisan… 23 Nisan’ın aydınlığı,
Osmanlı’nın 600 yıl boyunca yapmadığını 60 yılda yaptı.
23 Nisan, Türk’ün güzel günleridir.
Cumhuriyet’tir 23 Nisan…
Mustafa Kemal ile başlayan Anadolu Aydınlanması’dır.
Günümüz yöneticileri 23 Nisan’ı kutlamaktan niçin kaçınırlar?
Türk’ü ve Türklüğü, o güzelim Türkçemizi yeniden köreltmek istedikleri için kaçınırlar.
Arap Yarımadası’ ndan birileri ülkemize geldiğinde, her türlü önlem alınır ama, 23 Nisan coşkusuna gelince sıra, güvenlik yok, kutlamalar yassak denir!
Getirilip 23 Nisan kutlamalarının üzerine oturtulan“Kutlu Doğum” kutlamalarında kimi kalabalıklar oluşmuyor mu? Oluşuyor.
O zaman da bir güvenlik sorunu doğmaz mı? Doğar.
Ama, amaç halkın güvenliği değil ki; amaç “23 Nisan Aydınlığının” karartılması.
Uyan ey Türk halkı uyan artık! Daha ne yazalım be kardeşim!
*
Kenya devletinin Kurucu Başkanı Mzze Jomo Kenyattu’nun şu söylediklerini size anımsatmak isterim; üstüne söylenecek çok söz kalmıyor:
“Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda bizim elimizde İncil, onların ellerinde ise bizim topraklarımız vardı.” demişti Kenyattu.
Bu gidişle, uyanıp silkinmezsek, yakında benzer sözleri biz de ulusça söyleyecek gibiyiz…





















