*Fethiye Tabiat Kadınları Yürüyüş Grubu*
*Kibyra Antik Şehri-Böğrü Delik Yaylası . Gölhisar/ Burdur Doğa Yürüyüşü* ;
Mart Ayının İlk Günü .. Hava Durumu 17 derecelerde . Dağların Sultanları Bu Gün Fethiye Sınırlarını Yine Aşacak.. Farklı Bitki Örtüsü ve Likya Dönemin’den Roma İmparatorluk Dönemine Uzanan “Gladyatörler kenti ” Kibyra nın Oldugu Burdur’un İlçesi Gölhisara Yolculuk Sabah 9 Da Başladı..
Bir buçuk saati aşan uzun bir araç yolculugundan sonra Nihayet gölhisara varmıştık. aktif tarım ilçesi olan gölhisar Burdur’un küçük bir ilçesi ..
Gölhisarın içinden geçerek hemen yanı başında dağın eteklerine serpilmiş antik şehre giden yoldan beş dakikalık bir süre içinde şehre girmiştik.antik şehrin girişinden dağın zirvesine doğru bizi böğrüdelik yaylasına kadar götüren bir kısmı taşlarla döşenmiş bir kısmı toprak orman yolu takip ederek yaylanın içinde yer alan mesire alanına varmıştık..ormanın içindeki düz açık alanda yürüyüşümüze başlamadan önce piknik yapıp ortamın tadını çıkaracaktık.. Ortama göre bu günkü yürüyüş programımız biraz farklı idi. Yayla havasında Piknik yaparak başlayacağımız yürüyüşümüz için önce büyük bir ateş yaktık. Ormanın içinde olmasın rağmen yakacak odun çalı çırpı bulmamız zor idi. Bunun Tecrübesini keşifte edindiğimiz için yoldan aracımıza bol miktarda çalı çırpı doldurmuştuk … Sofralar Kurulmuş, Semaverlerle çaylarımız demlenmiş. ateşte mangallar ,kahveler pişmiş. halaylar çekilmiş oyunlar oynamıştı .. İki saat süren yayla havasında yapılan piknigimiz artık sona ermiş yürüyüşe başlama zamanı gelmişti.. yaylanın yarıya yakın bir kısmının üstünde hala aylar önce yağan kar vardı. Bir kısmı erimiş kücük akıntılar oluşturmuştu. Toprak suya doymuştu….. Günün en enterasan olayı ise benim için , iki ay önce buranın keşifinde kayıp ettigim yelegimin karların içinde bulunması idi … .
Yürüyüşümüz , toprak orman yolunda başlamış kibyra antik şehrine doğru inişe geçmiştik. üç dört km den sonra antik şehrin içine bizi götürecek tepecige çıkmış şehrin içine doğru ilerliyorduk..
geniş bir alana yayılan antik şehirde antik tiyatro, arena, pazar yeri, meclis binası dini ve siyasi anlamda bir çok yapıt anıt mezarlar vardı.. Tabiat kadınları hayranlıkla izledikleri bu yapıtlarda bol bol fotoğraf çektirip Gölhisarı kuşbakışı izleyen şehrin harika manzarasında mest olmuştu.
Bu bölgenin bitki örtüsü Fethiyenin bitki örtüsünden oldukça farklıydı kum ve toprak . çalılıklar, yerlerde henüz hiç çim ve çiçek görünmüyordu .. o kadar sulak olmasına rağmen böyle oluşu bizi şaşırtmıştı .. Ama antik şehrin zengin görünümü her şeye değerdi.Yürüyüşümüz bitmiş vaktimiz bile kalmıştı .. Gölhisar’a Gelipte Meşhur Çöreotu kahvesi İçmeden Dönmek Olmazdı.. Antik şehrin bekcisi motoruna binip servislerimize öncülük yaparak bizi oranın meşhur memişin meşhur çöre otu kahvesi adlı mekana getirdi.. 40 bayanın büyük bir bölümünün ilk tecrübesi olacaktı çöreotu kahvesiyle. Gittigimizde mekanda tv çekimi vardı içeriye giren 40 müşteriyi gören mekan sahibinin keyfine diyecek yoktu . hem de çekim sırasında .. Tek tek özenle fincalarda pişirilmiş harika bir sunumla servis edilmiş Kahveler büyük bir keyifle içildi. ve tv ye röportajlar verildi… Nostaljik şekilde döşenmiş mekanda bol bol fotoğraflarda çekindi. Unutulmaz bir anı unutulmaz bir gezi unutulmaz bir yürüyüş yine tekrar Fethiye’ye yola çıkışla bitti. Ve bu yürüyüşü kaçıranlar çok ama çok üzüldü..





























