Ebru Oğuzhan Yeter Köşe Yazısı
ZEMHERİ’NİN KIŞI, NİSAN’IN BEŞİ
Ekilen yerel tohumların fideleri tüplere alınıp, toprakla buluşmaya başladı. -Tohumların toprakla buluşması, fidelerin toplu olarak büyüdükleri yerden alınarak artık meyve verecekleri alana taşınmaları gerekiyor. Bu işlemlerin yapılmasının belli bir zamanı var.Bu uygulama her tohum için ve her bölgede iklim şartlarına göre değişir. Fethiye bölgesinde mevsim şartlarının uygun olması üreticiye yılda iki kere ürün alma şansı tanıyor. Sahilde ekilen ürünler alınıp satılmaya, hatta tükenmeye başlarken, yayladaki ürünlerin imdada yetişmesi bizlere bazı ürünleri doyasıya tüketme imkanı sağlıyor. Geçen yıl bu çalışmaları yaptığımız üretici teyzeye, ‘’fideleri bir an önce yerlerine alalım hava çok güzel’’ dediğimizde bize bir öykü anlattı; ‘’Yörük bir çoban, Nisan ayında havaların birden ısınmasına aldanarak onlarca koyununu alıp yaylaya çıkmaya karar verir. Konu komşu uyarır ama dinlemez. Nisan ayının beşi ( Rumi takvimle miladi takvim arasındaki on üçlük günlük fark yüzünden nisan’ın on sekizine gelir)bitmeden yaylaya çıkılmaz’’ diye defalarca söyleseler de çoban kararlıdır. Onlarca koyununu alır ve yaylaya çıkar. O dönemlerde çobanlar, Yörükler yayla da ‘’alacık’’ adı verilen derme çatma barakalarda yaşarlarmış.Hayvanlar için ise korunaklı bir yerleri yokmuş. Henüz Nisan’ın beşi geçmemiştir, sahilde çok güzel bir hava vardır.Çobanın yaylaya çıktığı gece hava birden değişir ve aniden kar yağmaya başlar, soğuk ve fırtına göz açtırmaz. Ne yazık ki çobanın koyunları telef olur. Canını zor kurtarır ve sahile iner. Ailesi komşuları onu merak etmektedir.Herkes ziyaretine gelir, çoban çok üzgündür, onları dinlemediği için mahcuptur ve şunları söyler ; “Korkma zemherinin kışından, kork Nisan’ın beşinden’’ Bunu anlatırken, bir yandan da fideleri ayırma işlemlerini yapıyoruz. ‘’Şimdi anladınız mı niye acele etmeyin dediğimi’’ derken, gündüz ki yaz havasından eser kalmıyor bir anda. Rüzgar onu haklı çıkarırcasına esmeye başlıyor ve hava bir anda serinliyor. Yörüklerin hayatı hep göç etmekle geçmiştir. Zorlu mücadeleleri onların yaşamlarına da yansımıştır. Kış bastırmadan yayladan sahile inilir, yazın kavurucu sıcakları gelmeden de sahilden yaylaya gidilir. Elbet onların tecrübeleri, toprağı, tohumu çok iyi tanımaları verdikleri emekler bizlere her zaman yol gösterici olacaktır. Tarımla uğraşanların tecrübeleri çok değerli. Mevsime göre, ayın döngüsüne göre hareket etmeyi bilen gerçek çiftçiler bu toprakların en değerli varlıklarıdır. Bahar geldi diye mutlu olsak da gece-gündüz farkı, talihsiz çobanın yaşadığı olaydan, tecrübelerinden ders alan bu değerli üreticimizle bugün bir imece daha gerçekleştirdik. Zamanı gelince yine hep birlikte bu fideleri meyve dönüşmeleri için ait oldukları yere alacağız. Yerel tohum ürünleri ülkemizin her yerine sağlıklı besinler olarak ulaşsın istiyoruz. Yerel tohum üreticilerine destek olalım. Yerel Tohumlar geleceğimizin teminatıdır sahip çıkalım. Yerel tohum ve aile çiftçiliğini koruyup kollayalım. Atamızın dediği gibi ‘’Ekonominin Temeli Tarımdır’’. Bunun için atılacak adımlarda, hepimize düşen görevler var. Fethiye Yerel Tohumlar Derneği olarak, aldığımız sorumluluğun farkındayız. Yolumuz uzun, zorlu ancak başarmak imkansız değil. Başaracağız.
.




















