Hoşgeldiniz  
..................................................................................

YEDİĞİMİZ İÇTİĞİMİZ ŞEYLERE HARAM KARIŞMASIN

4. M. Said Çelik | 20 Kasım 2020 | KöşeYazar A- A+

YEDİĞİMİZ İÇTİĞİMİZ ŞEYLERE HARAM KARIŞMASIN

 

Yediğimiz içtiğimiz şeylerden sorumluyuz. Mana büyükleri, içinde haram barındıran bir lokmanın insanın mana âleminde derin yaralar açtığını söylüyorlar. Rabb’imiz haram ve helali açık bir şekilde ifade etmektedir. Ayet-i Kerime’de şöyle buyruluyor:

“ Ey İnsanlar! Yeryüzünde olan bütün nimetlerimden helal hoş olmak şartıyla ile yiyiniz; fakat şeytanın peşinden gitmeyiniz. Çünkü o sizin besbelli düşmanınızdır.”( Bakara Suresi 168)

Evet, şeytan bizim düşmanımız ve bize türlü türlü yollarla harama bulaştırmak istiyor. Bunu da daha ziyade şüpheli şeyleri nazara vererek yapabiliyor. Efendimiz (s.a.v) şu ifadelerle asırlar öncesinden bizi uyarıyor:

“ Şüphesiz ki helal belli, haram da bellidir. Bu ikisi arasında çok kimselerin bilmedikleri şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden korunursa, dinini ve namusunu korumaya talip olmuş demektir.” (Buhari, İman 39)

Büyüklerimizin, bu hadise dayanarak helal ve haram noktasında içinde şüphe barındıran şeylerden olabildiğine kaçındıklarını görüyoruz. Hatta helal olan pek çok şeyden kaçınmış ve kılı kırk yararcasına hassas davranmışlardır. Bundan dolayı, haram yeme-içme ve giyinmenin insanı doğru yoldan sapmaya kadar götürebilir. Dolayısıyla bu mevzuda hassas olmayan ruhlar, burada da çeker, ötede de… Kaldı ki meşru daire oldukça geniştir, harama girmeye lüzum yoktur; bu itibarla da her zaman dikkatli olup, dikkatli yaşamaya gayret sarf edilmelidir.Ayette de ifade edildiği gibi yenen ve içilen şeylerin helal olması, doğrudan doğruya Rabb’imiz tarafından talep ediliyor. Yani biz bununla mükellefiz ve bu da bir emr-i İlahidir. Ayrıca haram olan şeylerin yenilip içilmesi insana maddi-manevi zararlar verir. Bir anne ve baba kendi rızıklarına dikkat ettikleri gibi çocuklarına da helal bir rızık yedirmelidir. Bu açıdan ta baştan itibaren, çocuğun bakımı, yiyeceği, içeceği, giyeceği her şey dinin meşru kıldığı daire içinde kalınarak yerine getirilmeli, haram yedirmemeli, haram içirilmemeli ve haram giydirilmemelidir.

Bu nokta da evvela Peygamber Efendimiz’in hassasiyeti nazar-ı itibara alınacak olursa mevzu daha iyi anlaşılabilir. O, öyle bir hayat yaşamıştı ki hayran olmamak mümkün değildir.

Evet, öyle bir hayat yaşadı ki arkada bıraktığı hayatı yaşanmaz hale getirdi. Bizlere nakledilen şu hadise bu hakikate tercüman olmuyor mu?

“ Akşam yatmış, fakat sabaha kadar dönüp durmuş, bir türlü uyuyamamıştı. Sağına dönüyor, soluna dönüyor, uflayıp duruyordu. Sabah, hanımı sordu: “ Ya Resulullah, bu gece rahatsız mıydınız? Çok ızdırap çektiniz.” Ve Allah’ın Resulü’nün cevabı şu oldu:“Yatağımı hazırlarken, yere düşmüş bir hurma buldum. Onu ağzıma koydum. Fakat sonra aklıma geldi ki, bizim evde sadaka ve zekât hurmaları da bulunuyor. Ya bu hurma, onlardan ise! İşte sabaha kadar bunu düşündüm, bunun ızdırabıyla sağa sola dönüp durdum. Bir türlü gözüme uyku girmedi.” ( Müsned 2/193) İşte O, bir hurmaya karşı bile bu kadar hassas yaşadı. Zira vicdanı çok hassas, şuuru çok şeffaftı ve sürekli dikkat içindeydi.

Selam ve Dua ile…

844 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Fethiye’de Konaklama Fırsatı

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
BIST 10,5045
ALTIN 461,55

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle