Hoşgeldiniz  
.................................................................................. ...................................................................

SİYASETTE KUTUPLAŞTIRMA DİLİ

6. Mehmet Uçar | 11 Nisan 2016 | KöşeYazar A- A+

SİYASETTE KUTUPLAŞTIRMA DİLİ

Günümüzde siyaset yapmak için toplumun önüne düşenlerin diline baktığımızda görüyoruz ki ne kadar sert konuşursan o kadar etkili söz söylediğin zehabına kapılıyorsun ve kendi taraftarlarını tatminde de o denli sonuç alabiliyorsun. Tıpkı bir boks maçında olduğu gibi seyirciler senden en kısa sürede nakavt istiyorlar ve “Vur, İndir!” tezahüratları arasında olan biteni harlıyorlar. Haksızlık etmeyelim, az sayıda da olsa bu söylemin istisnaları var; ama bugün için o yaklaşımın pek de destek bulabildiğini söyleyemeyiz.

Biliyorsunuz, Türkiye cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimiz tarih dersi alıyoruz, hem de ta ilkokul yıllarından başlayarak üniversiteye dek. Birey olarak okuma alışkanlığı kazanıp iyi bir okur olabilmişsek hayatımızın geri kalan dönemlerinde de özellikle tarihi konuları ele alan hikayeleri, romanları, eleştiri yazılarını, makaleleri, biyografi/otobiyografileri, milli ve toplumcu şiirleri başucumuzda tutuyoruz. Sinema dünyasında tarihi filmler sadece bizde değil; tüm dünyada en çok gişeye sahip filmler arasında yer alıyor.

Bunca tarihi esere ve iletişim kitaplarına rağmen mevcut siyaset dilinin gerek dünyada gerekse ülkemizde kutuplaştırmadan medet umar halde olması doğrusu bizi, tarih dersinin işlevini tam olarak yerine getiremediği düşüncesine götürüyor. Öyle ki kuru hamaset kokan cümleler için, rakiplerimizi zora sokacak benzetmeler için, taraftarlarımızın gazını alan sloganlar için yardımına muhtaç olduğumuz tarih, ülkeler nasıl yıkıldı,  neden tarihin tozlu raflarında yerini aldı, sorusuna cevap ararken rehber olamıyor.

Osmanlı’nın tarihteki ihtişamlı günleri nasıl oldu da bir çırpıda sona erdi ve koca bir imparatorluğu dışarıdan ve içerden elbirliği ile nasıl yok ettiğimizin anekdotunu bir kez daha öğrenmemiz gerekiyorsa siyasetçilerimiz derhal kütüphaneye kapanmalılar. Şayet, birbirimize hakaret cümleleri kurmaktan geriye  yeterince zamanımız kalmıyor, diyorlarsa onun da kolayı var. Bunun için fazla uzağa gitmeye gerek yok;  Prof. Dr. İlber ORTAYLI Hoca’nın rahlesinin önüne yan yana diz çökmelerinde fayda mülahaza ediyorum.

Osmanlı Devleti’nin son yüzyılı, hatta son elli yılı, hadi süreyi biraz daha kısa tutalım, bilhassa son yirmi yılı anlamak kastıyla okunduğu zaman ortalama bir zekaya sahip hemen herkese kuşkusuz çok şey kazandıracaktır. Bilinmeli ki kısır iç çekişmeyle, ötekileştirmeyle, diğerini yok saymayla, kendisini olmazsa olmaz görmeyle yürütülen politikanın varacağı yer tıkama ve milletin bir karpuz gibi ikiye yarılmasıdır. Tam ortadan yarılan karpuzun tekrar birleşmesini sağlayacak bir yapıştırıcıyı henüz Japonlar bile üretemediler.

Aslında o kadar eskiye gitmeye de gerek yok. Seksenli yılların hemen öncesindeki politik figürlerin dilinin kimlerin değirmenine su taşıdığını bugün çok daha iyi idrak ediyoruz. Ne var ki bu oldukça tehlikeli tecrübeyi bizim gibi büyüklerinden dinleyerek veya kitaplardan okuyarak değil de yaşayarak dimağlarına nakşedenlerin yeniden toplum gemisini o girdaplı sulara sürmeleri, yalnızca intiharla yahut da Rus ruletiyle açıklanabilir. Hatırlatalım, sermayesi dil olan ve çoğu kez ava gidenlerin avlandığı bir zemindir politika.

Bizde kısa sürede sonuç almak(seçim kazanmak, rakibini küçük düşürmek, yedeğindeki seçmen desteğini arttırmak, tartışılmaz bir lider kültü inşa etmek vb.) tek başarı olarak görülürken esasen politik başarı, bir milleti oluşturan geniş katmanlarda hatta kendisine oy vermeyenlerde sempati ve meşruiyet oluşturabilmektir. Vatandaşların, yok birinin yekdiğerinden farkı, noktasına getirildiği bir dil ve atmosfer, durumdan vazife çıkaranlara davetiye olarak da algılanabilir. Beyler, aynı suda iki kere yıkanılmaz!..

mehmetucar

2206 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Fethiye’de Konaklama Fırsatı

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,2844
EURO 9,7602
BIST 1,1755
ALTIN 500,40

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle