Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

Sendikalar 529 İdam kararı İçin Ayakta

Erkan Ilik | 24 Nisan 2014 | Eğitim, Güncel, Kültür A- A+

 

Memur- Sen, Eğitim Bir Sen, Sağlık Sen, Toç Bir Sen, Diyanet Sen, Birlik Haber Sen ve FETİMDER, Seydimder, diyanet-sen Seydikemer şubesi Fethiye’nin sivil toplum kuruluşları ortak bir basın açıklaması yaparak tepki gösterdiler. Açıklamayı Mustafa Aybars yaptı. Aybar açıklamasında, “İbrahim (a.s.) torunları burada, Firavunların torunları Mısırda Müslüman kanı içmekte, Bildiğiniz gibi, Mısır’ın demokrasiyle tanışmasını sağlayan serbest seçimlerde halkın yüzde 52’sinin oyunu alan Muhammed Mursi, seçildiği günden 3 Temmuz darbesine kadar geçen süreçte dikta döneminin fiili ve hukuki kalıntılarıyla boğuşmuştu. Mısır’ı özgürlükle, demokrasiyle ve kendi değerleriyle buluşturma adına verdiği bu büyük mücadelenin ardından Mursi,  dikta rejimden miras kalan askeri bürokrasinin ve yargı bürokrasisinin müdahalesine maruz kaldı.  İçinde Siyonist işgalci ve terörist devlet İsrail, ABD, AB ve körfez diktatoryasının da yer aldığı uluslararası konsorsiyumun desteğiyle gerçekleştirilen darbeyle Mursi yönetimden uzaklaştırıldı ve hapse atıldı.

Mısır’ın zindanları yeni Yusuflarla dolu. Tek suçları, seçilmiş meşru hükümetine dualarla, sloganlarla destek vermekti.

Kanlı Mürekkep Kullanan Senaristlerin Kirli OyunuBugün anlaşılmaktadır ki; başta ABD olmak üzere demokrasi, insan hakları ve özgürlük pazarlamacılarının, Siyonist işgalci İsrail’in güvenliğinin sağlanması, Mısır’dan Filistin’e açılan özgürlük tünellerinin ve refah kapılarının kapatılması, Arap sokağını saran demokrasi ve özgürleşme ateşinin söndürülmesi, elinde kandan, zihninde vahşetten başka bir şey olmayan Suriye diktatörünün ve Baas rejiminin desteklenmesi için kurgulandı ve uygulandı. Mısır’ı yangın yerine döndüren, çocuk, kadın, yaşlı demeden insanı hedef alan vahşet uygulamalarını rutinleştiren Sisi darbesi, sadece Mısırı ve Mısırlı kardeşlerimizi değil bütün İslam coğrafyasını ve Müslüman toplumları cezalandırmanın yeni bir yöntemi olarak kurgulanmıştır. Söz dinleyen kukla yönetimlerin önü açılmıştır. Bangladeş’te Cemaati İslami’nin yönetici ve mensuplarını hedef alan yargı darbesi ile sözde general gerçekte Siyonizm’in emir eri Sisi’nin Mursi ve İhvan’a yönelik darbesi, bu bağlamda akraba darbelerdir. Her ikisi de, kalemlerine kandan mürekkep dolduran senaristlerin senaryosudur. Gerçekleştirdiği katliamlarla insanlığa dair yeni utanç vesikalarının altına imza atan Suriye canisi katil Esed’in hala muktedir olması da aynı senaristlerin bir başka büyük oyunudur.”

Sessiz Kalanlar Darbe Ve Katliamın Ortağıdır

Senaryolarını sahneye koyarken Müslüman kanını vazgeçilmez dekor olarak kullanan bu kirli uluslararası şebekeyi durdurma ve İslam coğrafyası üzerinden söküp atmak için beklemek, zulme sessiz kalmaktır. Haksızlıklara, vahşete, çocukların ve kadınların katline, özgürlük isteyenlere, demokrasi diyenlere, İslami hassasiyeti bulunanlara ölüm hediye edilmesine karşı sessiz ve duyarsız kalmak, dilsiz şeytanlığı kabul etmektir. Yapılanlara ve yaşananlara suç ortağı olmaktır. Darbeye, açık ya da örtülü destek veren ABD, AB, BM darbenin, darbeciler eliyle gerçekleşen insanlık ayıplarının suç ortağıdır. Darbeyi bertaraf etmeye yönelik girişimlerde bulunmayan İslam İşbirliği Teşkilatı suç ortağıdır ve en az diğer kuruluşlar kadar sorumludur

529 Masum, 529 Mazlum, 529 İhvan, 529 İnsan

Demokrasiye darbe suçuna, her an yeni insanlık suçları ekleniyor. Yaşanan darbe sürecinin ardından Mısır’ın istiklal mahkemeleri, darbeyi reddeden ve darbecilere direnen 529 masum insanı, şiddete teşvik ve karakollara saldırı gibi uydurma suçlarla 25 Mart’ta idama mahkum etti. Adeviyye’de, Rabia’da darbe karşıtı özgürlükçü kitleler üzerine rastgele ateş ederek katliam yapmakta, 529 masumun, 529 mazlumun, 529 İhvanın, 529 insanın idamına dair karar; darbecilerin talimatını makyajlama işlevi gören insanlığın hukuk birikimini ve bu birikimin eseri evrensel hukuk normlarını ayaklar altına alıyor. Kendileri de biliyor ki; bu karar, hukuk normlarıyla hiçbir şekilde örtüşmemektedir ve darbeye karşı direnci kırmaya yönelik siyasi ve sinsi bir karardır. Evrensel hukuk ölçütlerine, insanlık kriterlerine, İslami hükümlere her yönüyle aykırı olan bu karar uygulanır ve 529 idam kararı infaz edilirse, insanlık tarihi büyük bir kara lekeye daha sahip olacaktır.

Batı Yine Sınıfta Kaldı

Bugün, Mısır’da darbecilerin yargı tiyatrosunda aldığı kararı protesto etmek, 529 masum kardeşimize sahip çıkmak için buradayız.

İdamları durdurmak, 529 Mısırlı mazlum adına ses vermesi için insanlığın vicdanına seslenmek için buradayız.

Özgürlük ateşiyle yola çıkan 529 kardeşimizin boynuna ölüm düğümü atmak için kurulan darağaçlarını özgürlük meşalesiyle yakmak için buradayız.

Başta Batılı ülkeler olmak üzere Mısır’daki darbe yönetimine destek verenler, sessiz kalanlar, idam yoluyla gerçekleştirilmek istenen katliamın azmettiricisi, ortağı ve asli faili olacaktır.

Türkiye’de “Gezi Parkı olaylarında” parkın ziyarete kapatılmasına, kişilik haklarının korunması adına twitterın erişime kapatılmasına tepki gösterenlerin, 529 mazlumun hayata gözlerini kapattıracak idam kararı karşısındaki sessizliklerinin nedeni nedir?  Anlaşılan odur ki; Batı ve Batı’nın Türkiye üzerindeki tavrını alkışlayanlar, 529 insanın idam yoluyla katledilmesini değil Youtube ve Twitter’ın erişime kapatılmasını insanlık suçu olarak görüyor. Türkiye’ye bu nedenle verdiği tepkinin zerresini dahi Mısır’daki idamlara göstermeyen Batılı ülkeler, bu ikiyüzlü yaklaşımlarıyla bir kez daha sınıfta kalmıştır. İkiyüzlülüklerini Mısır’da darbe olduğunda ses çıkarmamanın ötesinde darbecilere siyasi ve ekonomik kredi açtılar, psikolojik destek verdiler, bugün de idamlara sessiz kalmaktadırlar.

Sessiz Kalma, Bir Özgürlük Meşalesi De Sen Yak

Biz, hem Mısır darbecilerinin katliam gibi bu kararını tanımıyoruz, hem de idam yoluyla gerçekleşecek bu katliama dünyanın sessizliğini kabul etmiyoruz, Yüzyılın en büyük toplu idamlarından biri olan bu kararı hukuki, ahlaki, vicdani ve insani bulmuyoruz.

Zulüm ve haksızlık karşısında susmadık, susmayacağız. Bugün, o nedenle buradayız. Sessiz kalma, bir özgürlük meşalesi de sen yak diyoruz.

Özgürlük meşalelerimizle, mazlum 529 Mısırlı kardeşimizi katletmek için kurulan darağacını yakmak için buradayız. Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği, Arap Birliği ve diğer uluslar üstü organizasyonları ve insan hakları örgütlerini; idam kararına karşı tepki vermeye ve bu kararların uygulanmaması için gerekli adımları atmaya siyasi ve ekonomik baskı uygulamaya davet ediyoruz.

Mısır’ın ihtiyacı olan daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk, daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları ve daha fazla huzurdur.

Mısır meydanlarına idam sehpaları kurulmamalı,  insanların hayatları karartılmamalıdır. Mısır meydanlarına darağacı yerine sandık konulmalı, halkının iradesi doğrultusunda Mısır yönetilmelidir.  Mısır’da darbe ve vesayete son verilerek Mısır halkının iradesi ve tercihi esas alınmalıdır.

İdam Kararları Hükümsüzdür       Dünyanın dört bir yanında yaşanan darbelerin, anti demokratik yönetimler ve hukuksuzlukların Türkiye’deki demokrasinin önemini bir kez daha göstermiştir. Memur-Sen olarak, 21. yüzyılın utanç vesikası olan başta Suriye, Irak, Doğu Türkistan, Filistin ve Arakan olmak üzere yeryüzündeki tüm vahşetlerin, işkencelerin, katliamların, idamların son bulması için de uluslararası kamuoyunu göreve davet ediyoruz. Zalimler tarafından ezilen ve susturulmak istenen bütün masum ve mazlum insanların yanında olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz. Bizim için Mısır’daki darbeci düzenin idam kararları hükümsüzdür. Katil “Sisi” Mısır halkına hesap vermelidir. Asıl yargılanması gereken darbeci SİSİ’dir.  Buradan insanlığın vicdanına sesleniyoruz. Ey insanlık, Mısır’da insanlık idam ediliyor. Susma. Ey insanlık, Mısır’da insanlık öldürülüyor. Uyan ey dünya. Diren ey insanlık. Mısır’da insanlık asılıyor. Artık yeter de ve seyretme. Küresel adalet için, insanlığın ölmemesi için, insanı ve insanlığı yaşatmak için özgürlük meşalenle darağaçlarını yak. İdamları durdur. Kukla rejimlerin ve darbecilerin iktidarına son ver. Allah’ın huzuruna hakkı, hakikati savunanlar olarak çıkmak istiyorsanız, sessiz kalmayın! Zulme ve zalime karşı durmak için ses verme zamanıdır.  İnsanlığınızın; bu vahşi uygarlığın enkazı altında kalmaması için… Yeryüzünde bir daha mazlumların haklarının çiğnenmemesi için… Bu coğrafyanın bir kez daha Müslümanların kanına bulanmaması için…   Uyan Ey İnsanlık, Uyan Ey Müslüman…”dedi.(FG)

memursen protesto (9)_4272x2848_640x427 memursen protesto (10)_4272x2848_640x427memursen protesto (16)_4272x2848_640x427 memursen protesto (3)_4272x2848_320x480

567 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle