Hoşgeldiniz  
................................................

Sait Çelik’in Kaleminden “SİNSİ BİR TEHLİKE; GAFLET!”

Erkan Ilik | 08 Nisan 2014 | Genel A- A+

SİNSİ BİR TEHLİKE; GAFLET! 

      Allah’ın açıkça bildirdiği emir ve yasaklara rağmen insanların ilgisiz ve duyarsız yaşamalarına ‘gaflet’ denir. “Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.” (Rum suresi 7)

Allah’ın varlık delilleri tüm kâinatı kaplamıştır. Gözümüzü çevirdiğimiz her noktada Allah’ın yaratma sanatına şahit olabiliriz. Ancak Rabbimizin, “Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, Ona sırtlarını dönüp giderler.” (Yusuf suresi 105) ayetinde bildirdiği gibi insanların çoğu dünya telaşı ile yuvarlanıp giderken, çevrelerindeki iman hakikatlerinin farkına varamadan üzerinden yürüyüp geçerler. Bu delillere şahit olmak için insanın çok uzaklara bakmasına gerek yoktur. Kişi kendi bedenini dahi düşünse Allah’ın varlığını hatırlayabilir. Tek bir hücrenin çoğalmasından meydana gelen, şu anda da yaklaşık milyonlarca hücreden oluşan, simetrik ve estetik bir görünüme sahip, siz hiç farkında değilken içinde peş peşe yüzlerce kusursuz ve karmaşık işlemin meydana geldiği bedeniniz, doğduğunuz günden beri görevlerini hiç aksatmadan yerine getirir. İnsan, bedenindeki bu harika sistemin nasıl çalıştığını bir an düşünse, ne kadar aciz bir varlık olduğunu ve bedenindeki bu sistemi yaratan ve görevlerini ilham edenin Allah olduğunu kavrayabilir.

Düşünmek, insanı gaflet uykusundan uyandırabilecek en önemli ibadetlerdendir. Ancak,”Bir kâhininde sözü değildir. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz?” (Hakka suresi 42) ayetinden de anladığımız gibi, insanlar az düşünür ve az öğüt alırlar. İnsanın az düşünmesine ve kendisini yaratanı unutmasına tek sebep de, şeytandır.

İnsanlar, yolunda giden konular üzerinde düşünmek için mesai harcamazlar. Mesela sağlıklı bir kişi, bedenindeki sistemin bu kadar uyumlu işlediğini, kalbinin nasıl olup da hiç aksamadan yıllardır attığını, uykusunda geçirdiği şuursuz anlarda nefes almaya nasıl devam edebildiğini asla düşünmez. Oysa insan, tüm organların işlevini kendisinin kontrol etmek zorunda olduğunu düşünürse, ne büyük bir lütufla karşı karşıya olduğunu anlar. Bu örnekleri çoğaltsak saymayla bitmeyecek kadar çoktur. Allah’ın kullarına merhametini ve lütfünü gösteren bu deliller, insanın üzerinde düşünüp, şükrünü artırması ve kul olması için birer vesiledir. “Ey iman edenler, Allah’tan korkup sakının ve sizi O’na yaklaştıracak vesile arayın; O’nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Maide suresi 35)

Pek çok insan, ilk bakışta anlaşılmasa da şuur olarak bir çocuktan farklı değildir. İnsanın bu şuursuz hali, Allah’ın ve ahiretin varlığını, kendisinin yaratılış amacını, ölümün mutlaka gerçekleşecek kesin bir gerçek olduğunu, öldükten sonra her yaptığının hesabını Allah’a muhakkak vereceği gerçeğini kavraması ile giderilebilir. Çevrenizde, ahiretlerine hiçbir fayda sağlamayan pek çok işe fırsat bulurken, vakti olmadığı için namaz kılamadığını, Kuran okuyamadığını, söyleyen onlarca insana rastlamışsınızdır. Kuran okumaya vakitleri yoktur ancak magazin ve güncel konuları takip etmeye her gün mutlaka fırsat bulurlar. İbadet etmeye vakitleri yoktur ancak arkadaş toplantılarında, kahvehanelerde saatlerce boşa vakit geçirebilirler. Bu samimiyetsiz durumun tek nedeni bu kişilerin, Allah’ın varlığını ve büyüklüğünü hakkıyla takdir edememeleri ve gaflet içinde oyalanıp durmalarıdır.

“Onlar, Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir.” (Hac suresi 74)

İnsanın içinde olup da fark edemediği gaflet halini bir misalle anlatalım: İbadete vakit bulamadığını söyleyen kişilere, gün içinde yapmaları gereken bütün işlerine hiç aksatmadan devam etmelerini, ancak her gün, alacakları on milyar karşılığında yarım saat ayırmaları gerektiğini söyleseniz, elbette hiç kimse zamanım yok diyerek bu teklifi geri çevirmeyecektir. Bu noktada doğal olarak insanın aklına şu soru gelir. On milyar, Allah rızasından ve cennetten daha mı kıymetli?

Allah, insanların gafletten uyanması ve kendisine yönelmesi için pek çok ortam yaratır. Sıkıntı, zorluk ve hastalıklar da bunlardandır. Kuran’da bir ayette, “Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp ders çıkarıp düşünmüyorlar.” (Tevbe suresi 126)

Allah insanlara, ahirette sorumlu tutacakları bir kitap göndermiştir. Bu kitabın içinde yazılanlara uyup uymadıklarından sorgulanacaklarını ve sonuca göre de cennet ya da cehenneme gireceklerini bildirmiştir. Bu bilgiyi kendilerine hatırlatan kişilerin var olacağını ve Kuran ahlakı ile yaşamak için de ölene kadar süreleri olduğunu haber vermiştir. Kendisine tanınan sürenin dolacağı günden habersiz, gaflet içinde yaşayan insanlar, buna rağmen yine de sorumlu olduğu kitabın içinde neler yazdığını merak edip okumazlar. İyi insan olmanın yeterli olduğunu, kimsenin hakkına tecavüz etmediklerini, Allah’ın hiçbir sınırını gereği gibi gözetmedikleri halde, O’nun sevgili kulu olduklarını iddia ederek hiçbir çaba göstermeden cennete gireceklerini zannederler. Ancak kendilerini yeterli gördükleri için okumadıkları Kuran, onlara tam tersini haber verir:

“İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka Salih bir amelde bulunalım. Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur.” (Fatır suresi 37)  Allah insanlara, cennette verecekleri konusunda sınır koymaz. Peki, insanlar neden Salih amel konusunda sınır koyarlar? Neden yapabileceklerinin en fazlasını değil de, birkaç amelle yetinirler? Unutmamak gerekir ki Salih amele Allah’ın değil biz kulların ihtiyacı vardır ve insanlar ölümcül bir hastalığa yakalanmış psikolojisi ile Allah’a her zaman yakın olmalıdır. Gaflet perdesi bu şekilde kalkar.

Allah’ın Selam’ı, Rahmeti, Mağfireti ve bereketi üzerinize olsun…

 

240 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle