Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

Sait Çelik’in kaleminden “ALLAH AFFEDER DEYİP, KENDİNİ KANDIRMA”

Erkan Ilik | 31 Mart 2014 | Genel A- A+

ALLAH AFFEDER DEYİP, KENDİNİ KANDIRMA

 

      İbadete ilişkin konularda çevrenizdeki insanların durumlarına mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Bazısı henüz çok genç olduğunu, şu an hayatını yaşayıp, ileriki yaşlarda tövbe ederek ibadet etmeye başlayacağını söyler, bazısı da cehennemin şu ana kadar yaşayan bütün kötü insanları alamayacağını düşünüp, nasılsa Allah affeder diye kendisini avutur. Kimi ölümden sonraki ahiret hayatına inanmaz, kimi de ölümün kendisinden çok uzak olduğunu zanneder.

Bütün bu gerçek dışı düşünceleri insanlara telkin eden şeytandır. Allah’ın yolundan insanları alıkoymaya and içen şeytan, görevini yaparken çok zekice taktikler uygular. Allah’ın izni ile zayıf karakterli insanlara dünya hayatının süslü ve çekici yönlerini gösterip, çoğu zaman onları Allah’ın adı ile kandırır. İnsanların büyük bölümü Allah’ın varlığından haberdardır ve O’na inandıklarını söylerler. Ancak Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemedikleri için, O’nun affeden, merhamet eden sıfatlarını bilir, fakat kahreden, intikam alan azap eden sıfatlarını görmezden gelirler. “O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun hayatına son verirler. Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.” (En’am suresi 61), “Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkârlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, bizim üzerimizde bir haktır.” (Rum suresi 47)

Düştükleri bu yanılgı sonucunda da, Allah’ın razı olmadığı bütün tavırları rahatça gösterir ve bundan dolayı bir pişmanlık veya rahatsızlık duymazlar. Allah’ın adını kullanarak insanları yoldan çıkaran şeytan, insanlara kötülükleri rahatça yapıp edebileceklerini, tövbe imkânları olduğunu ve Allah’ın nasılsa affedeceğini telkin eder. Akıldan yoksun olan insanlar da bu vaade inanır ve asla günahtan ve haramdan sakınmazlar.

Yüce Rabbimiz, aldatıcıların, Allah’ın adı ile kandırması konusunda insanları şu şekilde uyarmıştır:

“Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın vaadi haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcılar da, sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak) aldatmasın.” (Fatır suresi 5)

İnsanların çoğu, aldıkları bu telkinle dünya hayatının bütün zevklerini hiç düşünmeden tüketirler. Ölümün yaklaştığını hissettikleri anda da tövbe etmeyi planlar ve ahirette de bağışlananlardan olacaklarını zannederler.

Yüce Rabbimiz, sonsuz bağışlayıcıdır ancak bu, bir hata işleyen ve fark ettiğinde bu hatasından hemen dönen ve tekrar etmemek için gayret gösteren akıl ve vicdan sahibi kullar için geçerlidir. Bir ayette Rabbimiz bu gerçeği şu şekilde açıklamıştır:

“Allah’ın (kabulünü) üzerine aldığı tövbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tövbe edenlerinkidir. İşte Allah, böylelerin tövbelerini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.” (Nisa suresi 17)

Hayatı boyunca Kur’an ahlakına uygun yaşamayıp ölüm anında tövbe eden ve inananlar için ibret olan Firavunun durumu, ayette şu şekilde haber verilmiştir:

“Biz, İsrailoğulları’nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): İsrailoğuları’nın kendisine inandığı (İlah’tan) başka ilah olmadığına inandım ve ben de Müslümanlardanım dedi. Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.” (Yunus suresi 90-91

Çevrenizde Allah’ın bir kısım emir ve yasaklarını uygulayıp, diğer kısmını ise göz ardı eden insanlara çok rastlamışsınızdır. Çoğu zaman uyguladıkları kısmının kendilerinin cennete gitmesi için yeterli olacağını, güçlerinin bu kadarına yettiğini ve kalan kısmını da Allah’ın affedeceğini söylerler. Bu kişiler bu tavırlarıyla, yaptıkları ibadette Allah’a minnet etmektedirler. Oysa farkında olmadıkları çok önemli bir konu vardır ki, insanın iman ve ibadet etmeye kendisinin ihtiyacı olduğudur. “…Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır…” (Bakara suresi 263), ayetinde belirtildiği gibi, Allah’ın hiç kimsenin ibadetine ve kulluğuna ihtiyacı yoktur. Bu konu bir ayette Rabbimiz tarafından şöyle açıklanmıştır:

“Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler. De ki: Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin. Tam tersine, sizi imana yönelttiği için Allah size minnet etmektedir. Eğer doğru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir.) ” (Hucurat suresi 17)

Yaşadığımız her günün son günümüz olabileceğini, tövbe etmeye fırsat bulamadan kendimizi Allah’ın huzurunda hesap verirken bulabileceğimizi, son pişmanlığın ve keşke demenin fayda etmeyeceği o günü asla unutmayalım.

Allah’ın Selam’ı, Rahmeti, Mağfireti ve bereketi üzerinize olsun…

 

262 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle