Hoşgeldiniz  
..................................................... .................................................... ............................................... .......................................................

PEYGAMBER EFENDİMİZİN ORUCA VERDİĞİ ÖNEM

4. M. Said Çelik | 26 Nisan 2021 | KöşeYazar A- A+

PEYGAMBER EFENDİMİZİN ORUCA VERDİĞİ ÖNEM

 

Her din her düşünce kendi tabilerine, yapmakla mükellef olacakları birtakım emirler ve nehiyler getirmiştir. Hak olsun batıl olsun bütün dinlerde az çok bu mükellefiyet vardır. Bir dini ve düşünceyi temsil eden insan, bağlılığını ancak yapacağı bu fiillerle ortaya koyar. Hak ve hakikat dini olan İslamiyet de, temsilcilerine birtakım ibadetleri emir buyurmuş, Müslümanlığın bir şartı olarak, bunların yerine getirilmesini istemiştir.

Kur’an-ı Kerim meseleleri özet olarak ele alır. O’nu tafsil edecek olan, Kitabın kendisine inzal olduğu Resulullah’tır. Zira Kur’an’ın en büyük müfessiri O’dur. Orucu bize Allah Resulü nurlu beyanlarıyla anlatmış, bütün teferruatıyla ele almıştır. Burada orucun önemiyle alakalı Peygamberimizin (a.s) kutlu sözünü aktaralım.

Ebu Hureyre’nin (r.a) rivayet ettiğine göre Efendimiz şöyle buyurmuştur: “ Allah şöyle buyurdu: Âdemoğlunun her ameli kendi içindir. Yalnız oruç müstesna. Onun mükâfatını ben veririm. Zira yemesini ve nefsanî arzularını, sırf benim için terk ediyor. Oruçlu için iki sevinç anı vardır. Biri iftar ettiği, diğeri de Allah’a kavuştuğu vakittir. Oruçlunun ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur.” (Buhari Savm 2)

Oruç tutanın ağız kokusu açlıktan kaynaklanır. Kıyamet günü Cenab-ı Hakk katında bu koku, miskten, amberden daha hoş, daha nefis ve temizdir. Temiz ruhlar olan melaikenin arş-u ferşi (arş ve yeryüzünü) çınlattıracak bir velvele içersinde Allah’a karşı kulluk vazifesini yaparken hoşlandıkları kokular vardır. Onlar gül kokusundan çiçek kokusuna, miskten ambere kadar güzel kokulardan hoşnut olurlar. Mele-i Ala’da (melekler âlemi) güzel kokular sırlı hazineleri açan anahtar hükmündedir. Oruçlunun ağız kokusu da bu güzel kokular cümlesindendir.

Yine Ebu Hureyre’nin (r.a) rivayet ettiği bir diğer hadiste Resulü Ekrem (a.s): “ Her şeyin zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruç tutmaktır. Oruç tutmak sabrın yarısıdır.”( İbniMace, Sıyam 44) Başka bir yerde, “ Sübhanallah demek mizanın yarısını, Elhamdülillah demek tamamını, Allah’ü Ekber demek ise yer-gök arasını doldurur. Oruç sabrın, temizlik de imanın yarısıdır.” (İbniMace, Sıyam 44) buyururlar.

Allah’ın yüklediği ibadet mükellefiyetini sırtında taşımaya sabretme, O’ndan gelen şeyler karşısında sarsılmama, O’nun kapısından ayrılmama, günah fırtınaları ve günah tufanı karşısında kendini koruyup dişini sıkma vs. bunlar dinin yarısını teşkil etmektedir. “Oruç ise sabrın yarısıdır.” Zira sabrın diğer yarısı başka şeylere dağılmıştır. Oruçta bir yönüyle şehevat-ı nefsaniyeyi gemleme olduğu için, günahlara karşı sabır, diğer bir yönüyle aç-susuz durma gibi (hususiyle sıcak günlerde) bir işin altına girmekle ibadete karşı sabır vardır. Böylece oruç, dinin dörtte birini teşkil etmiş oluyor. Dolayısıyla o, dört büyük ve mühim esası olan namaz, oruç, zekât ve hac ibadetlerinden biridir. Ve hem de yukarıda belirttiğimiz gibi oruçta, hem ibadet ü taate, hem beşeri arzu ve isteklere, hem şehevani duygulara ve hem de beşeri kaprislere bir set çekme ve mani olma vardır.

Allah uğrunda yapılan her işin mutlaka bir sevabı vardır. Onun karşılıksız kalması düşünülemez. Ama oruca gelince onun sevap yönüyle dengi yoktur. Ebu Umame (r.a) şöyle diyor: “ Resulullah’a yapmam gerekli bir amel söylemesini istedim. O da ‘Oruç tut, Zira onun dengi yoktur.’ Dedi. Ben yine tekrar ederek aynı şeyi sordum. O,’ Oruç tut, zira onun dengi yoktur.’ şeklinde cevap verdi. Ben üçüncü kez yine sordum. O aynen, ‘Oruç tut, zira onun dengi yoktur.’ (Nesai, Sıyam 43) buyurdular.

Yine orucun sevabına işaretle, Peygamberimiz başka bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: “Allah katında oruç kadar sevaplı bir ibadet yoktur.”( Nesai, Sıyam 43) Başka bir hadislerinde de: “Oruç nefsinin çektiği yiyecek ve içeceklerden kimi alıkoyuyorsa, Cenab-ı Hakk onu cennet meyvelerinden yedirip, cennet ırmaklarından içirir.” (Kenzü’lUmmal, 3/328), Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki oradan sadece oruç tutanlar girebilir.” (İbniMace, Sıyam 1),

“Oruç tutan helalinden rızkını temin ettiği zaman ahirette hesaba çekilmez.” (Kenzü’lUmmal 3/328)

“Oruç tutanın uykusu bir ibadet, susması ise tesbih sayılır. İyilik ve ibadetlerine kat kat ecir verilir. Duası Allah tarafından kabul edilip günahları affedilir.” (a.g.e 3/327)

Oruç, kıyamet günü oruçlu için şefaat edecek, Cenab-ı Hakk’a niyazda bulunup, “ Ya Rabbi! Ben onu gündüzleri yiyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur diyecektir. Cenab-ı Hakk da orucun bu isteğini kabul edip, oruçluya şefaat etme izni verecektir.” (et-Tergib, 2/84)

Selam ve Dua ile…

 

284 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
BIST 11,7943
ALTIN 495,44

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle