Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

MORTIRNAKLAR MENDOS DAĞI ZİRVE YÜRÜYÜŞ

Erkan Ilik | 24 Nisan 2014 | Güncel A- A+

                             

                            MORTIRNAKLAR  MENDOS DAĞI ZİRVE YÜRÜYÜŞ

Şahikalara( doruklara ) çıkmalı, yaşama dair netlikler oluşturmalı,

Sabırla, sağlam basmalı adımları, emek ister doruklara ulaşmak,

Kendimize ait bir doruk olmalı, insan gibi insan özellikleri olan,

Başkalarına örnek olmalı, o zirveye ulaşmak için değer kılacak…

Günaydın, tünaydınlar, hoş selamlar dostlar; bir yürüyüş yazısıyla daha birlikteyiz. Bugün sizlere Mendos Dağı’nın zirvesinden sesleneceğiz, sizler bu güzel Pazar gününü evinizde, sahilde, v.s geçirirken, bizler kuş bakışı sizlere selamlar göndereceğiz, nasipse. Arkadaşlar, Bugün ki  trekking faaliyetimiz Mendos Dağına zirve yürüyüşü olacak. Parkur mesafesi gidişli dönüşlü toplam 18 km. Zorluk derecesi orta seviyede zor değil fakat su kaynağı olmadığı için,  şöyle; elimizi yüzümüzü serinletme şansımız yok. Suyumuzu sadece içmek için kullanmak zorundayız. Hava  da sıcak olursa ilerleyen saatlerde biraz yorgun da düşebiliriz. Çantalarımızda yiyecekten çok su taşımalıyız, yani bugün SU’cu olacağız bir nevi…

Hareket noktamıza, Sultan Pastanemizde buluşmaya başladık. Hemen çantamı araçlardan birine yerleştirip arkadaşlara “ günaydın” demek istedim. Aaaaa…! araçlarda ki bütün koltuklar dolu, yine yan koltuğa kaldım…İlkokulda “ANDIMIZ”ı  gururla söyledikten sonra sınıflara girer girmez sıralarda ilk oturma yarışı yapardık..! Arkadaşlarımız Maşallah erkenden gelip  koltukları kapmışlar çoktan…GÜNAYDIN ARKADAŞLAR… ! Yavaştan hareket saatimiz yaklaşıyor,  kaç kişiyiz..? 3 araç da  doldu, sanırım  50-60  kadar…?Yola çıkıyoruz, 0 metre deniz seviyesinden 1700’lü rakıma çıkacağız, nasipse. Araçlı güzergahımız ise; Taşyaka –  Ovacık, oradan da Babadağ yoluna, sonra Mendos Dağı ve Babadağ arasındaki  rakımı 1100 metre civarı olan, Akbel  mevkiisinde  araçlardan inip yürüyüş faaliyetimize başlayacağız…

Ve Ovacıktan , Babadağ ve Akbel yoluna dönüyoruz. Buradan sonra araçlarımız dik bir rampa çıkacaklar, 1100 – 1200 rakımlara kadar…Kıvrıla kıvrıla çıkıyoruz, her çıkışta ormanın güzelliği artıyor, sedir ve çam ağaçları karışıyor birbirine…Nihayet rampayı devirdik ve Babadağ ve Mendos’un  ortasında ki boğazdayız, Akbel’de…Manzara muhteşem, baharın güzelliği tabiata işlemiş, beyaz ve sarı papatyalar serilmiş toprağa- çimene, endamını uzatmışlar Akbel’e gururla…Bir tarafımızda tüm ihtişamıyla Babadağ; ( Babadağ’ının iki zirvesi bulunmaktadır. En yüksek rakımlı zirvenin yüksekliği 1969 metredir. “Karatepe” adı verilen ikinci zirvenin rakımı 1400 metredir. Bu iki zirve karşı karşıya bulunmakta ve aralarından derince bir sel vadisi geçmektedir. Her iki zirve de kireçtaşı ve kalkerden oluşmuştur. İki zirvenin birbirinde ayrık olması dolayısıyla bazı coğrafyacılar Babadağ’ını bir “sıradağ” olarak da belirtmektedirler. Ayrıca, Babadağ  bitki türleri ile  de dikkati çekmektedir. Bu bitkiler arasında 1400 – 1800 metre  rakımlı arazide gayet yaygın (Acer undulatum) latince isimli, bu bölgeye has adı ise  “Akçaağaç” türünden ağaçlardır). Dağın 1700’lü rakımlardan sonrası ise tamamen  kayalık.  Orman sınır çizgisi, ip çekilmiş ve teraziye alınmış gibi net olarak ayırt edilebiliyor. Yürüyüş için hazırlıklarımızı yaptık. Şu anda Akbel boğazının Babadağ kısmındayız ve karşı tarafa yani Mendos Dağı tarafına geçmek için hareket ediyoruz. Yol üzerinde bizleri ilk karşılayan güzellik, Mendos’a özgü LALELER…Adımlarımızı atarken çok dikkatlice atmaya gayret ediyoruz. Üzmek istemiyoruz Lalecikleri…! Doğa bize bu güzellikleri verirken hiç karşılık beklemiyor. Sadece  sevginiz bile yeterli, diyor… Bu kokuyu,  bu havayı, bu kültürü yaşamak ve yaşatmak gerekir. Gelecek nesillere anlatmak ve öğretmek gerekir, ders kitaplarında ezbercilikle değil,  uygulama ile öğretmeli ki  bu Endemik  çeşitlilik sadece anılarda kalmasın. Bakın,  bu bölgeye özgü daha öncelerden oldukça fazla bitki örtüsü çeşidi vardı. Maalesef zamanla bu çeşitlilik azaldı…

Karşı tarafa geçtik, Mendos tarafındayız ve toprak yoldan devam ediyoruz. Babadağ daha da muhteşem görünüyor, kireçtaşı ve kalkerli  yapısından dolayı güneşin de etkisiyle yansıma  yapıyor. Devam ediyoruz yol boyunca, yürürken de  miss gibi havayı , oksijeni derin derin  içime çekiyorum. Her doğa yürüyüşünde bunu sık sık  tekrarlıyorum. Günlük hayatta arada bir   burundan derin derin nefes alıp ağızdan sonuna kadar  ciğerlerimizi boşaltmakta fayda var, arkadaşlar; hele de böyle bir doğada iseniz yapmanızı şiddetle tavsiye ederim…Söyle ki; Vücuttaki kan kalitesi, aldığımız oksijen oranı nedeniyle yükseliyor ve vücudumuzdan toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor. Ve devamında da  besinler daha iyi emiliyor ve sindiriliyor. Çünkü birçok sindirim sistemi organı bu durumda daha fazla oksijen alır ve daha iyi çalışır. Ayrıca, düzgün ve kapsamlı nefeslerle İyi havalandırılan akciğerlerde verem mikrobu barınamaz. Doğru nefes almamız beyin, omurilik, sinir merkezleri ve sinirler dâhil olmak üzere bütün sinir sisteminin sağlığında düzelme sağlar. Cilt gençleşir, kalp – dolaşım sistemi düzenlenir..v.s…Bu bilgi paylaşımdan sonra, nerdeyiz arkadaşlar…? Mola yerindeyiz… Aşağımızda, Fethiye, Ovacık, Kapıdağ Yarım Adası…bu manzaraya grup fotoğrafını da ekleyip yola öyle devam ediyoruz.

Yol boyunca, papatyalar, sarı ve beyaz renkleriyle sağımızda solumuzdalar. Önümüze bir düz bir ova çıkıyor. Buraya Kuyu Ova, diyorlar. Eskiden buralarda NOHUT ekerlermiş, şu anda işlenmiş olarak gözüküyor, ne ekildiğini anlamak için  henüz erken. Yol boyunca papatyaların arasına sarı renkli SAKAR YONCALAR  ekleniyor…bu görüntünün yanın da bir de arıların VIZZZ VIZZZ sesleri, işte tabiat böyle bir şey…Arıcıklar tazecik çiçeklerin arasında bir papatyalara bir sakar yoncalara konuyorlar…Doğada ki  en çalışkan ve en yararlı dostlarımızdan biri de arılar…Çiçekleri incitmeden  yavaştan uzanıyorum ve  eğilip vızıltılarını  daha da yakından dinliyorum…Hiç aldırış bile  etmiyorlar bana, tazecik çiçekleri öyle bir iştahla emiyorlar ki anlatılmaz, yaşanır, arkadaşlar…

Toprak yol hala devam ediyor. Dostlar gidiş yönümüz, Mendos’un Bozyer ve Dont Köyü tarafına bakıyor. Zirveden sonra ki dönüş yolumuz ise Fethiye ve Akdeniz’e tarafına bakan kısmından olacak. Mola veriyoruz, çok susadık,  bu bölgede dediğim gibi toprak üstünde hiç su kaynağı yok. Suyum epeyce azalmış ve bunun dönüşü de var, yürüyüş ritmimi iyi ayarlamalıyım ki aşırı sıvı kaybım olmasın… Önümüze yine bir ova çıkıyor. Burası ilki kadar büyük değil. NOHUT OVASI dedikleri düzlük burasıymış…Kim bilir ne toprak kokulu insanlar buralara gelip toprağı işlemişler. Şimdiler de koyun ve kuzu melemesi ile meşgul oluyor…Toprak yoldan patika yola çıkıyoruz. Zirveye az bir yolumuz kaldı. Çantamda ki parkur işaret boyalarını çıkarıp bazı noktalara (  sabit taşlara ) işaret koyuyorum. Arkadan gelen arkadaşlar rahatça takip edebilmeleri ve  doğa yürüyüşü yapacak  insanlar için…Biraz yokuş yukarı çıkıyoruz bu noktada. Arkadaşların bazıları yerden bir şeyler ayrıştırıyorlar elleriyle, LİMON KEKİĞİ imiş…İsmi bile hoş geliyor…

Google yazdım bakın neler çıktı arkadaşlar; Limon Kokulu Kekik ( Thymus citriodorus ‘Doone Valley’ ) Güneşli ortamda tam rengini alır ve yaz sezonu içerisinde sarı renk yeşile döner.Yer örtücüdür.Hem çayını içebilir hem de yemeklerde kullanabilirsiniz…Bahçenizde, balkonunuzda, mutfakta veya salonda rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bir çeşittir.

Limon Kokulu Kekiğin Faydaları:

Vücudu kuvvetlendirir. İştah açar. Sindirime faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır, idrar ve gaz söktürür. Böbreklerdeki ve bağırsaklardaki mikropları öldürür. Derideki yaralara ve böcek ısırıklarına sürülürse yararlı olur. Bağırsak kurtlarını düşürmeye ve bağırsak iltihaplarının iyileşmesine yardımcı olur. Astım, bronşit, grip, nezle ve öksürük gibi solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Balgamı giderir. Kekik yağı romatizma ağrılarını hafifletir ve vücuttaki diğer yağların parçalanmasını sağlar. Kan dolaşımını düzenler ve kan şekerini düşürür. Kalp çarpıntılarını keser. Stres ve uykusuzluğa iyi gelir.

Limon Kokulu Kekik Nasıl Kullanılır?

Kekik toz halinde, yağı çıkarılarak ve çayı yapılarak kullanılabilir. Kekik çayı vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı olur. Kekik çayı gevşemiş cilde sürülürse yararlı olur. Kekiği kaynatıp buharı ile buğu banyosu yapılırsa derideki gözenekleri açar. Toz kekik ile dişler fırçalanırsa diş etlerini kuvvetlendirir. Banyo suyuna kekik katılırsa romatizma ağrılarını hafifletir ve cilt hastalıklarına iyi gelir. Kekik, kimyon ve sirke ile kaynatılıp gargara yapılırsa diş ağrılarını kesmekte oldukça etkilidir. DOĞA SAĞLIĞIMIZINDA ŞİFRELERİNİ SAKLIYOR, ARKADAŞLAR…

Yokuşu devirdik ve düz bir alandayız. Dağın zirve kısımlarına ve müthiş manzara kısımlarına 100 – 150 metre kadar  yokuşlu mesafe kaldı. Ekip Liderimiz Yusuf Ceran arkadaşımız; “İsteyen burada kalıp yemek molası verebilir, isteyen  de 100 – 150 metre yukarıdaki Mendos zirvelerinin birinde  yemek ve manzara molası verebilir”, diye iki seçenek sunuyor. Zirvede yemek molası vereceklerin bu noktaya dönüş saati 14:30 olarak belirtiliyor. Ben  ve bazı arkadaşlar tabi ki de buraya gelmişken zirveleri  ve o mükemmel manzaraya görmemek olmaz, diyoruz. Burada kalan arkadaşlar; sizlere AFİYET OLSUN… Devam ediyoruz diğer arkadaşlar ile… Ve nihayet yokuşu devirdik. Artık 1700’lü rakımlara adım attık. Offf 360 derece manzara…Güneye dönüyorsun, Babadağ, Ölüdeniz ve hatta uzaklarda Rodos Adası …Batıya Dönüyorsun Fethiye Körfezi ve Adalar, Göcek ve de taa Marmaris, Datça… Kuzeye Dönüyorsun Çal Çağından, Üzümlü, Nif ve Boncuk Dağları… Doğuya dönüyorsun Akdağlar…Nem çok az  görüş alanı da net bugün şansımıza. Arkadaşlar sezon boyunca ki tüm yürüdüğümüz rota ve parkurların %90 kısmını kuş bakışı görüyoruz. Manzara sarhoşluğundan bilgi vermeyi unuttum..:) Mendos Dağı 3 – 4 zirveden oluşuyor, arkadaşlar… En yüksek zirvesi 1760 metrelik doğu yönündeki zirvesi…Zirvelerinin simgesi olarak , kurumuş ağaçlar var. Bu rakımlarda ağaçların yeşil  olma ihtimali çok düşük. Bir tanesi sanat eseri gibi…Bizden önce ki arkadaşlar bu ağaca MorTırnaklar Ağacı ismini koymuşlar, önceki yıllardan…Biz en batı uç noktasına gitmeye karar verdik. Çünkü Tüm Fethiye buradan görülüyor. Fotoğraf makinelerine o kadar çok sarılıyoruz ki yani her dönüşümüz bir profil resmi olacak…Ve Fethiye’mizi ( aşkımızı )  izleye izleye keyifle yemek molası veriyoruz…Bu keyfi yaşamak için doğayı sevmek gerekir; doğayı sevmek için yürek gerekir, insanlık gerekir; insanlık için, vicdan gerekir, saygı, anlayış ve kültür gerekir….

Çaylarımızı da içtik, son olarak arkadaşlar ile hep birlikte zirve hatıra fotosu çekiliyoruz. Ve zirveden ayrılık vakti geldi. Hüzünlü bir veda ederken…” Hayat ne tuhaf, daha dün evimin balkonundan Mendos’a bakarken, yarın nasipse orada olacağım, diyordum…Şimdi ise Mendos’tan evime bakıyorum…İnsan kuş misali bugün burada yarın nerede…Ya nasip diyoruz MENDOS’a…

Ve aynı patikada- taşlıklardan diğer arkadaşların yanına varıyoruz. Burada da biraz oyalanıyoruz, sohbetler ediyoruz. Artık dönüş vakti geldi. Dönüşümüz daha önceden belirttiğim gibi, Güney kısmından, Babadağ ve Ovacığa bakan taraftan olacak. Biraz zor bir iniş olacak, 100 metre kadar. Sonra Ormanın içine giriyoruz. Ağaçlar 1000 belki de 1500 yıllık, o kadar mistik bir yapıdalar ki… Aynı kökten 4 – 5 ağaç çıkmış devleşmiş ve yosun bağlamışlar…200 metre kadar ormanlık inişten Kuyu Ova yakınlarında ki toprak yola iniyoruz. Bundan sonra aynı yoldan Akbel’e geri döneceğiz.

 Ve Akbel’deyiz. Araçlarımız aynı noktada bekliyorlar. Keyifle, doğayla, gülücüklerle, baharın taze olduğu Mendos’un  kendine özgü Endemik örtüsüyle birlikteydik bugün…Ve araçlarımızın yanına geldik. Çaylarımız çoktan hazırlanmış, teşekkürler SÜRÜCÜ ARKADAŞLAR… Hiçbir olumsuzluk olmadan bir faaliyetimizi daha tamamladık, HEPİMİZİN  GÖNLÜNDE YATAN BİR ZİRVESİ VARDIR…Zirvelerinize ( hedeflerinize ) kavuşmak dileğiyle, tüm katılımcı arkadaşlara, ekip liderlerimize, siz okuyucularımıza SEVGİLER, SAYGILAR…

                                                                                           Yazan:     Mustafa Serkan Mutlu

                                                                                                          Fotoğraf Yusuf CERAN

                                                                                              

 

                         img_9664 - Kopya_640x427 img_9664_640x427 img_9670_320x480 img_9677_320x480 img_9712_640x427 img_9715_640x427 img_9727_640x427 img_9732_640x427 img_9751_640x427 img_9783_640x427

3199 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle