Milli İrade nedir? Egemenliğin, yani devleti kuran ve yöneten üstün gücün belli bir kişiye yada bir zümreye ait olmayıp, doğrudan doğruya millete ait olmasıdır. Kısacası halkın kendi yöneticilerini seçerek kendi kendini yönetmesidir.
Yapmış olduğumuz tanımdan hareketle; Egemenliğin kullanılması bakımından devlet yapılarını sıralayacak olursak monarşik (tek kişiye dayalı yönetim), oligarşik (yönetimin belli bir grubun ya da, bir zümreye ait olan yönetim), teokratik (dini kurallara göre oluşan yönetim), totaliter (yönetimde bir kişinin mutlak güce sahip olması yani diktatörlük) ve Cumhuriyet (yönetimin halk tarafından egemenlik gücünü bir yönetim anayasasına uyularak uygulaması). Burada şunu açıklamamız gerekir. Demokrasi geniş anlamı ile insanlığın bir yaşam biçimidir. Cumhuriyet ise Devlet yönetim biçimidir. Milli İrade Cumhuriyet yönetim biçiminin vazgeçilmez bir ögesidir.
Demokrasi yönetim biçiminin de çeşitli uygulanış şekilleri vardır. Doğrudan demokrasi (Egemenlik gücünü halkın doğrudan kullanması), Temsili demokrasi (Halk seçimle temsilcilerini seçerek halkın adına devleti yönetme yani meclisi oluşturarak meclisin halkı temsil etmesi), Yarı temsili demokrasi (Egemenlik gücünün halk ile temsilciler arasında paylaşılmasıdır) İşte burada M. Kemal ATATÜRK Cumhuriyet yönetiminin vazgeçilmez unsuru olarak Milli iradeyi göstermiştir. Milli irade olmadan ne demokrasi nede cumhuriyet idaresi olur demiştir.
M. Kemal ATATÜRK I. Dünya Savaşından sonra imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra yurdumuzun işgale başlayınca Anadolu’ya geçip Türk Halkını bilinçlendirmiş. İstanbul’da açılan ve işgalci devletler tarafından Mecli-i Mebusan dağıtılınca, Vatanın işgal edilemeyeceği Türk Milletinin esir edilemiyeceğini göstermek için Ankara’da TBMM toplamıştır. Uyanan Türk Milleti her türlü farklılıklara rağmen TBMM nin toplanması uğruna, yurdun dört bir yanından Ankara’da toplanmıştır.
Bu ilk TBMM de her görüş fikir ve kesimden meclis üyesi vardır. Ancak; Milli İrade TBMM ye yansımış TEK AMAÇ vardır. O da TBMM nin açılması ve vatanın işgalden kurtarılması, Türk Milletinin esaret zincirini kırmasıdır. Bu amaç etrafında birleşen ilk TBMM üyeleri farklılıkları bir tarafa bırakarak Türk insanına ve Türk Vatanına hizmet için tek yürek olmuşlar. TBMM başkanlığa M. Kemal ATATÜRK’Ü getirerek onun etrafında birleşip vatanımızı ve Türk Milletini esaretten kurtarmışlardır.
Bu zor zamanda ilk TBMM oluşması ve Ankara’da toplanması bizlere en güzel örnek teşkil etmelidir. Farklılıkları bir tarafa bırakarak toplumu ve kişileri ötekileştirmeden ayrım yapılmadan insanlarımıza hizmet esas olmalıdır. Bu zor günlerde birlik olma zamanıdır. Kurallara, gerekli olan alınan tedbirlere uyma zamanıdır.
Mustafa Kemal ATATÜRK Türk Milletinin ve Türk Vatanın kurtarılması için, her türlü zorluklara rağmen DEMOKRASİYİ, CUMHURİYET yönetimini TBMM açarak hedefine ulaşmıştır. TBMM nin açılışını da ULUSAL EGEMENLİK bayramı olarak ilan etmiş. Bu ULUSAL EGEMENLİK BAYRAMINI gelecek nesiller olan çocuklarımız unutmasınlar diye Türk Çocuklarına armağan etmiştir. İşte Mustafa Kemal ATATÜRK Türk Çocukları zor zamanlarda neler yapılması gerektiğini göstermiştir.
TÜRK MİLLETİNİN VE TÜRK ÇOCUKLARININ “ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI” KUTLU OLSUN
ALİM YÖRÜK
Tarih Öğretmeni






















