Hoşgeldiniz  
--------------------- ------------------- ------------------ ------------------

KÖŞE YAZARI SAİD M. ÇELİK’TEN “GENÇLİĞİN TEHLİKELERİ”

4. M. Said Çelik | 04 Nisan 2021 | KöşeYazar A- A+

Gelişiyle insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaran Peygamber Efendimiz(a.s), bütün söz, fiil ve davranışlarıyla bizlere örnektir. Kur’an-ı Kerimde mealen “And olsun ki, Allah’ın rahmetini ve ahret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın resulünde size güzel bir numune vardır.” (Ahzab suresi ayet 21) buyuran Rabbimiz, onun her yaş ve her kesimden insana rehber olduğunu belirtmiş oluyor. Peygamber Efendimiz (a.s) bizim için en güzel öğretici, uyarıcı ve müjdeleyicidir. Hayatlarının en fırtınalı ve en hareketli dönemini yaşayan gençler hakkında buyurduğu, “Gençliğin tehlikelerinden sakınınız.” Şeklindeki hadis, o en büyük muallim ve terbiyecinin çok mühim bir uyarısıdır.

Hadiste birbirleriyle çok yakından ilgili olan iki kavram var: Gençlik ve Tehlike.

Gençlik, insan hayatının en duygusal dönemidir. İnsanın gerek maddi organlarının, gerekse manevi duygularının çok canlı olduğu bu devrede, en kritik problemlerle karşılaşılır.

Çünkü gençlikte, insanın nefsi kötülüğü emrederken, sahip olduğu potansiyel de bu kötülüğü işlemeye imkân verir. Söz gelişi, yasak eğlence, içki, kumar, zina, hırsızlık gibi kötülükler gençlikte daha kolay işlenebilir.

Gençler, ömürlerinin en güçlü, en dinamik ve en hareketli dönemini yaşadıkları için ölümü pek düşünmezler. Daha yolun başındadırlar ve yaşlanmaya uzun yıllar vardır. Namaz ve benzeri ibadetler için, “Daha genciz, yaşlanınca kılarız” gibi bir gaflete düşerler.

Hâlbuki ölüm genç-ihtiyar ayırımı yapmamaktadır. Nice gençler hayatının baharında ölümle tanışmaktadırlar. Hiç kimse Azrail (a.s)la ne kadar yaşayacağı hususunda sözleşme yapmış değildir.

Kaldı ki, Allah ibadetleri sadece ihtiyarlar için emretmemiştir. İslam ihtiyarlar dini değil, her yaştaki insanın dinidir. Bu bakımdan yaşlanınca namaz kılmaya başlayan birisi, ahirette hesap verirken hemen kurtulacak değildir. Ona, ergenlik çağından ihtiyarlık dönemine kadar niçin ibadet etmediği, niçin yaratanın emirlerini yerine getirmediği mutlaka sorulacak, eğer affedilmezse azabını çekecektir.

Allah (c.c), herkese rızık vermekte, ihtiyaçlarını karşılamaktadır. İnsana verilen nimetlerin en çok olduğu devre ise, gençlik dönemidir. Bunun için Rabbimize en çok ibadet etmemiz gereken dönemde gençlik çağıdır.

Gerçek bu iken tehlikelerle çepeçevre kuşatılan gençler, nefis ve şeytanın oyununa gelerek Allah’ın emir ve yasaklarına uymayabiliyorlar.

İşte Peygamber Efendimiz gençleri bu hadisle uyarıyor, gaflete dalmamalarını, insi ve cinni şeytanlara aldanmamalarını öğütlüyor.

Bir gencin düşmanı sadece şeytanlar mıdır?

Hayır!

Hatta şeytanlar en büyük düşman bile değildir.

Çünkü Peygamber Efendimiz (a.s) bu konuda bizi ikaz ederek, “Senin düşmanların içinde en şiddetli düşmanın iki tarafın arasındaki nefsindir” buyuruyor.

Demek ki, insanın en başta gelen düşmanı bizzat kendi nefsidir. Yani insanı, günahlara, kötülüklere, heveslere sevk eden duygudur. Nefsin en güçlü olduğu ve en fazla istekte bulunduğu dönem de, yine gençlik devresidir. Şu halde gençler, nefsin kötü isteklerini yerine getirmemek için de dikkatli olmak zorundadırlar.

Belki bazı gençler, Ben nefsime hâkim olabilirim. Zaten çok sakin ve günahlardan uzak bir hayatım var diye düşünebilir. Oysa bu da nefsin bir oyunudur. Böyle düşünen kimse, nefisle yaptığı mücadeleyi çok sıkı tutmaz, duyarlılığı kaybeder. Çünkü nefse güvenilmez. Hz. Yusuf (a.s) bir Peygamber olduğu halde, “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, daima kötülüğe sevk eder ancak Rabbim rahmet ederse o başka” demiştir.

Tüm Peygamberler gibi günahsız olan Hz. Yusuf (a.s) böyle derse, bizim nefsin oyunlarına karşı çok dikkatli olmamız gerekir.

Gençliğin tehlikelerini şöyle özetleyebiliriz:

Dünya sevgisi beslemek: Ölümü düşünmeden sanki sonsuza dek yaşayacak gibi uzun emeller taşımak. Bu durum, insanı fani hayata daldırır, ahiretine çalıştırmaz.

Hissiyata göre hareket etmek: Gençlik, insanın en sağlıklı, en güçlü ve en duygulu dönemi olduğu için akıldan ziyade duygular ön plandadır. Gelip geçici zevkler, oyun ve eğlenceler çekici gelir. Eğlence yerlerinde çoğunlukla gençler bulunur. Orta yaşlılıkta ve ihtiyarlıkta ise, hem vücudun zayıflığı, hastalıkları, hem de hayatın sorumlulukları daha fazla olduğu için kişiler duygusal hareket edemezler.

Gençlik günahlara ve kötü alışkanlıklara daha açıktır. Gençlik devresi, içki, kumar, zina gibi günahlara daha çok düşüldüğü bir dönemdir.

Tüm bu tehlikelere karşı Peygamberimizin (s.a.v) tavsiyelerine sımsıkı sarılmamız gerekir. Yazıma şu güzel söz ile son vermek istiyorum.

“ En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevasatına esir olmayıp, gaflette boğulmayandır.”

Selam ve Dua ile…

512 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
BIST 11,5532
ALTIN 484,91

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle