İLETİŞİM KURABİLMEYE İLİŞKİN-DAVUT FEN
Ülke ve yerel sorunlara gömülüp kalığımız gerçeğini hiçbirimiz durup da yadsıyanımız çıkar mı bilmem. O boyutta hiç de şaşılmayacağı üzere söz edenimiz çok olur.
Ben bu kez, arada bir yaptığım gibi hareket edeceğim.
Duyarlı biri olduğum için değinmeyi gerekli buluyorum.
Konutumuzda yalnızım. Eşim arkadaşları ile Halk İstencine Sahip Çıkıyor eylemi için Denizli’ye yollamıştı. Hava da yağmurlu, fırtınalı olduğu için dışarı çıkmamayı yeğlemiştim.
Kulağıma dış kapının tıkırdatıldığı türden bir ses gelmişti. Yerimde doğruldum. Dış kapıyı açtım, baktım kimse yok. Kim o, diye seslendim. Ses de gelmemişti.
Kalmışken bir şeyler atıştırayım diye açık mutfağımıza geçmiştim ki, penceremizde kumruyu görüvermiştim. O an anladım, kapı tıklaması olarak algıladığım ses, pencere tıklatılmasıydı. Zaten de çok incelikli bir ses algılamıştım. Eşim, pencere önümüze kadar gelip içeriye özellikle bakan bu kuşlar yesin diye yiyecek bırakmaktaydı. Biri dişi, biri de erkek olsa gerek, bu kuşlar güven duygusu içinde o bırakılan yiyeceklerimizi bize de ara da bir bakarak yerler.
Kumru eşimin yokluğuna akıl sır erdiremeyip yiyecek beklemiş olacak ki, artık dayanamayıp camı tıklatmayı yeğlemişti. Ben de kayıtsız kalmadım. Kendisi için ekmek ufalayıp pencere dışına boraktım. Uçup tünediği ağaç dallarından geri geldi. Arada bir başını kaldırarak, hoşnutluğunu belirten bakışlarını eksik etmeden, önündeki yiyecekleri yemeğe koyuldu.
Anlayacağınız, yabancısı olmadığımız o kuş, meramını anlatabilmişti. Ben de gereğini yerine getirmiştim.
Birinde de Kemer’deyiz. Sokağımızda iki tür yetişkin köpek var. Yabancılara aman vermiyorlar. Kediler oralara uğramaya görsünler, kızılca kıyameti koparıyorlar. Bir yavru köpeği de onların gazabından koruyup kollamak istedik. Onu, üstümüzdeki, üzeri açık durumda olan, geniş hasır beton üzerine çıkarıp bıraktık. O da zaten korkusundan aşağı inemiyor.
Kapımız önündeki terlikler eksilmişti. Sonra onları düz hasır beton üzerinde bulduk. Yavru köpek onları düzgün biçimde, ikisini yan yana kendisi için bıraktığımız yemek kabı dibine getirip bırakmıştı. Elbet yemek kabı boştu. Yavru acıktığını bize öylelikle anlatmayı akıl etmişti işte. Sürekli havlama yolunu seçmemişti. Sanırım o yetişkin köpeklere varlığını belli etmek istememişti. Kendince bir akıl yürütmüştü.
Bu olay aklımda yer etmiştir. Söyleşilerimizde de yeri geldiğinde anlatmayı yeğlerim.
Konuya ilişkin algı hepimizde elbet ki böyle değildir. Onlara yakın olmayı, yılların deneyim ve gözlemini gerektirir. Orası kesin.
Herkese iyi haftalar…
Not: F.Ö.O.K.M’nde CHP İlçe Örgüt’ümüzün, Program Sunumu, Çalış’ta Belediye Başkanlığımızın, 10 Ocak Gazeteciler Günü için Ju Restoran’da düzenlemiş olduğu etkinliklerin katılımcısı idim. Her iki kurum ilgililerimizi kutluyor, başarılar diliyorum.






















