Hoşgeldiniz  
.................................................................................. ...................................................................

DOSTLUĞA DAİR AFORİZMALAR

6. Mehmet Uçar | 28 Aralık 2015 | KöşeYazar A- A+


DOSTLUĞA DAİR AFORİZMALAR

Dostluk, bir gönülden başka bir gönüle enginlerden açılan kapıların kalıcı adıdır. Bir yerde gönül tahtı yoksa orada esaslı bir dostluktan da söz edilemez.

Dost, herkes senden kaçtığında bile seni köşe bucak kovalayandır. İnsan ara sıra etrafına bakmalı; kimler benden kaçıyor ve kimler beni yanına çekmeye çalışıyor da kimler kovalıyor diye.

Dost bildiklerimiz, her vakit hakiki dost olmaya da bilir. Zira dostluk, bilgiyle değil; sezgiyle inşa edilen enformel bir yapıdır.

Dost, dil ile ikrarı zorunlu olmayan ama kalpte özel yer ayrılanlara verilen adlaşmış bir sıfattır.

Dostun eleştirisi, bir ikram ve lütuftur. Sürekli iltifat eden kişilerin isimlerinin dostlar hanesinde yerinin olmadığını söylemeye bilmem gerek var mı?  

Hayat ırmağında yüzerken boğulma anlarımızda bize uzanan ilahi dallara kısaca ‘dost’ denir.

Geçici hayatın, özellikle de insani duyguları hoyratça harcayan modern hayatın, katlanılmazlığına yüksek perdeden itiraz edemeyenlerin en büyük dayanağı yakın dostlarıdır.

Şu üç günlük dünyada gerçek dostlarının kimler olduğunu merak mı ediyorsun, bir elmanın iki yarısı olabildiğin kim var kim yok; onlara bir daha bak!

Dostluk, ilk ve son tahlilde bir diğer insanla kalbi birlik ve ruhi ahenk kurabilme işidir. Rabıta ve ünsiyet kurulamayan insanlar arasından dost da çıkmaz.   

Dostluk, kalplerin hemhal olma ve komşuluk kurabilme faaliyetidir. Bir manada öteler alemindeki komşularımızın dünya aynasındaki akisleridir dostlarımız.

Dostluk, yüreklerin dayanılmaz acılarda sınanma ve yakıcı ateşlerde pişirilme sürecidir. Acılardan geçirilmeyen her dost biraz ham, ateşlerde harlanmayan her dostluk biraz eksiktir.

            Dostlar yalnızca ruhla seçilir. Ruhtan onay alınmadan demir atılan her dostluk bir zan yansımasıdır.

Her insanın mutlaka ya dost ya da düşman olarak tanımlanması gerekmez; insani ilişkilerde gri alanlar da vardır.  

Dostlar saf altın gibidir; sayıca çok olmasa da pahada ağırdırlar ve rikkatli bir işçilik isterler.

Yaşamın yoğun koşuşturması içinde her gün konuştuğumuz insanların dışında her an hal diliyle de olsa konuşmak istediğimiz insanlardır dostlarımız.

Her insana dostum diye hitap edenler, günü gelince herkesi kolayca düşman da ilan edebilirler. Bilinmelidir ki herkes, herkesin dostu olamaz.

Ariflere bin dost az, bir düşman çoktur. Ancak avam, taşıyabileceği kadar dostu yüklenmelidir.

Dostlarımız, ailevi mirasımızdır; bu zenginliğin kadrini bilmeyenler nafile arayışlara girişebilir.

Çayın içinde eriyen şeker gibidir dostlarımız; gözünle görmeden de tadabilir, hissedebilirsin.

İnsan kalmasını beceremeyenlerin dostluğu hercaidir. Vakıa, dostluğun tek koşulu insan olmaktır.

Dostluk, devletler nezdindeki değil; insanlar arasındaki münasebetlerin sahiciliğine dayanır.

Dostunu bilip düşmanını tanıyamayan kimseler, zamanla şakuli kaymış bir binaya dönerler.

Ve, tecrübeyle sabit atalar sözünün işaretine göre eski dost, hiçbir zaman düşman olmazmış…

mehmetucar

737 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Fethiye’de Konaklama Fırsatı

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,2940
EURO 9,7562
BIST 1,1749
ALTIN 500,29

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle