Hoşgeldiniz  
..................................................................................

DEVRİM YASALARI

3. Güngör Berk | 02 Mart 2020 | KöşeYazar A- A+

DEVRİM YASALARI

 

3 Mart 1924 de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önemli üç devrim yasası kabul edildi. Bu yasalarla ‘Hilafet’ kaldırıldı, Şer’ iye ve Evkaf Bakanlığı’na son verildi, eğitim ve öğretimde birlik sağlandı.

 

1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırıldıktan ve 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildikten sonra Osmanlı Devleti’nden geriye sadece ‘Hilafet Kurumu’ kalmıştı. Halifelik, padişah Yavuz Sultan Selim’in Suriye ve Mısır’ı ele geçirdiği 1517 yılında Osmanlı hanedanına geçmişti. Osmanlı döneminde babadan oğla kalıyor ve halk üzerinde bir baskı işlevi görüyordu. İslam dünyasında ise önemsizdi. Gerçekte halifeliğin Kuran’da yeri yoktu ve dinsel bir makam olması söz konusu değildi. Çünkü İslam dininde tanrıyla kul arasında bir aracı bulunamazdı. Bu kurum, Cumhuriyet döneminde devrim karşıtları ve saltanat yandaşlarının sığınabileceği bir merkez oluşturacak, çağdaş devlet anlayışıyla çelişecekti. Çıkarılan yasayla halifenin görevine son verildi ve hilafet makamı kaldırıldı. Halife ve Osmanlı saltanatı kökeninden gelen tüm kişilerin ülke içinde oturması yasaklandı. Bu kişiler Türk vatandaşlığından çıkarılarak ülke dışına gönderildi.

 

Hilafetin kaldırılmasıyla devlet yönetimindeki iki başlılık olasılığı ortadan kalktı. Uluslaşma ve laik devlet yolunda yapılacak köklü değişimlerin, devrimlerin önü açıldı.

 

Çıkarılan ikinci yasayla ‘Şer’ iye ve Evkaf Bakanlığı’ ve ‘Genel Kurmay Bakanlığı’ kaldırıldı. Bu bakanlıklarla din ve devlet işleri birlikte yürütülüyor, adalet şeriat mahkemelerince dağıtılıyor, dinsel vakıflar ve ordu yönetiliyordu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde ise toplumsal yaşamdaki düzenlemelerle ilgili yasama ve yürütme, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun oluşturduğu hükümete aitti. Çıkarılan yasayla din kurumlarının yönetimi için başkent Ankara’da, Başbakanlığa bağlı, Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca atanacak Diyanet İşleri Başkanı, ülke içindeki tüm cami ve mescitler ile buralarda çalışan imam, müftü ve diğer din adamlarını yönetecekti. Bunun yanı sıra vakıf işlerini ulusun gerçek yararına uygun olarak yürütmek üzere yine Başbakanlığa bağlı bir Genel Müdürlük kuruldu. Aynı yasayla Genel Kurmay Bakanlığı da kaldırıldı. Yerine Cumhurbaşkanını temsil etmek üzere, ordunun barış döneminde yönetim ve komutası ile görevli, en yüksek askeri kurum olarak Genel Kurmay Başkanlığı kuruldu. Genel Kurmay Başkanı, Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanının onayı ile atanacak ve görevlerinde bağımsız olacaktı.

 

Bu ikinci devrim yasasıyla din ve ordunun siyaset dışı bırakılması sağlandı ve laik devlet yolunda önemli bir adım daha atıldı.

 

Devrimin üçüncü önemli yasası ‘Eğitim ve Öğretim Birliği Yasası’ idi. Osmanlı döneminde hem dinsel eğitim veren medrese gibi okullar hem de çağdaş eğitim veren kurumlar vardı. Bu ikili eğitim sistemiyle iki türlü insan yetişiyordu. Devrimlerin benimsetilmesi, ulusun düşünce ve duygu birliğinin sağlanması, bu ikiliğin ortadan kaldırılması amacıyla ülkedeki tüm bilim ve öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı.

 

Bu devrim yasasıyla da çağdaşlaşma ülküsü doğrultusunda laik eğitime geçildi.

 

Anayasamızın 174.maddesiyle, başında Eğitim ve Öğretim Birliği Yasası olmak üzere, devrim yasalarının tümü koruma altına alınmıştır.

 

Bu devrim yasalarının üzerinden doksan dört yıl geçti. Yıllar içinde laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten siyasal iktidarlarca yasalarda laiklik ilkesini aşındıran değişiklikler yapıla geldi. Günümüze gelindiğinde, şeriat devleti hayaliyle, artık hedefe laik devletin yerleştirildiği görülmektedir. Özellikle değiştirilen eğitim sistemi, gereğinden fazla sayıda açılan ve öğrenci sayısı bir milyona ulaşan İmam Hatip Okulları ile yeniden ikili eğitim sistemine dönüldü. Ordu hukuksuz ve ‘kumpas’ davalarla etkisizleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı ise devleşen bütçesi, geniş kadrosu, işlevinin dışındaki garip fetva ve çalışmalarıyla toplumsal yaşamda geriye dönüş yolunu açtı.

 

Bu devrim yasalarının üzerinden doksan altı yıl geçti. Ülke çok partili demokrasinin başladığı 1946 yılından günümüze değin hep Cumhuriyet değerlerini, özellikle laiklik ilkesini aşındıran siyasal iktidarlarca yönetildi. On sekiz yıldır kesintisiz süren son Siyasal İslam iktidar dönemi ise Cumhuriyetin geriye doğru değişim ve dönüşüm yılları oldu. 15 Temmuz 2016 darbe/işgal girişiminin, ülke çapında OHAL düzenine geçilmesinin ve 16 Nisan 2017 halk oylamasının yapılmasından sonra Cumhuriyet rejimi de değiştiriliverdi. Parlamenter Demokratik rejimden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen Başkanlık rejimine geçildi.

 

Halen Anayasamızın 174.maddesinde sıralı duran Türk Devrimi’nin yasaları, umut gözleri olarak, Türk Milleti’ne bakmaktadır.

 

GÜNGÖR BERK

 

568 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Fethiye’de Konaklama Fırsatı

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 7,6721
EURO 8,9373
BIST 1,1633
ALTIN 459,15

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle