Hoşgeldiniz  
.................................................................................. ...................................................................

Davut Fen ‘Sizlere Baktığım Zaman Ben;….’

admin | 08 Aralık 2017 | Beldeler, Genel, Güncel, Siyaset, siyasi A- A+

“Sizlere baktığım zaman ben; ‘Sevr Antlaşması’nı imzalayanları değil, onları yırtıp atanları, Lozan’ı yapanları görüyorum. Ben, sizlere baktığım zaman, dünyanın en güç döneminde ulusal bağımsızlığımızı gerçekleştirip çağdaş bir devlet oluşturma doğrultusunda çok büyük çabalar harcamış olan o büyük Kuva-i Milliyecileri görüyorum. Atatürk devrimcilerini görüyorum. Türkiye’nin bağımsızlık ruhunu görüyorum.”(*)

Yukarıdaki coşkulu, akıcı, vurgusu da, içeriği de yerli yerinde, kitlelere seslenişte özel bir kişi söz konusudur. Bu konuşmayı yapan kişi daha akademik kimliğinin başlarında partisinin genel başkanınca keşfedilmişir. Yıllarca devleti yönetmekten uzak kalmış partisini genç dava arkadaşlarıyla yeni bir ivmenin yakalanılması sonucu artırdığı yurt genelindeki oylarıyla 1974’te birinci parti konumuna yükseltmişlerdir. Gelgelelim alınan o yüksek oylar da, birinci parti olmak da  yönetime; işin başına gelmelerine yetmemiştir.

İşte o süreçte yukarıdaki coşkulu seslenişin sahibi genç akademik kişi seçimlerden üçüncü parti olarak çıkmış zamanın islamî içerik ileti göndermeli-âdil düzen iddiasındaki partisi ile ilişki kurar. İki partinin bir yönetim oluşturabileceği yönündeki yaklaşımı sonunda kendi partisince de kabul görür; bu öngörü o süreçte yaşama da geçirilir. İki partili yönetimin mimarı konumunda görülen bu coşkulu genç akademisyen yönetimde kilit görevlerden biri olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na atanır.

Yönetim işi çok çetrefillidir. Bu genç akademisyenin tartışılan konuşlarda düşüncelerini öne sürmede çok da yürekli olduğu görülür. O yıllarda Genel Başkanı ile sorunlar yaşadığı bir sır olmaktan çıkar. Kendisini kurda kuşa yem etmemeğe kararlı görünen bu genç akademisyen çevresinde ördüğü diğer genç arkadaşları ve kendisini doğru anlayanlardan oluşan dava arkadaşları sayesinde bu dediğini de başarır. Ne var ki işin içine 1980 Askeri Yönetimi kesintisi girince işler biraz yokuşa sürülür gibi olur. Sivil yönetime geçildiğinde ise eskilere yeni partilerinde yer vermekte pek de istekli olmayanlar vardır. Onları birer yırtıcı kuş gibi de gördüklerinden ilgili parti genel başkanları onu tek başına; kolu kanadı kırık olarak kabul etmeye meyillidirler. Onlar ise her zaman bir ekip olmayı başarabilmiş dava arkadaşlarıdırlar.

O günler de geride bırakılır. Onun kabul edildiği partisinde Genel Sekreter olarak görev yaptığı dönemde partisi hiç olmadığı kadar belediye başkanlığı kazanır. İstanbul, Ankara, İzmir’de bu illerin başında yer alırlar. İlgili ilgisiz pek çok kişinin diline düşen “İski Yolsuzluğu” işte o dönemlerde tek bir büyük leke olarak ülke solcuların yakasına düşer.

Bizim bu genç akademisyenimiz çoğu ilde, ilçede parti başına geçmiş müteahhitlerden partiyi kurtarmak, gerçek dava arkadaşlaryla çalışmak ister. Genel Başkanı’na karşı üç kez başa güreşir. Başa geçtiğinde ise neredeyse kendisine bir parti enkazı kalmıştır. Çok kan kaybedilmiş, parti küçülmüştür. Bir ara sandığa bile gömülünür. Yılmaz; uğraşır, didinir, partisini anakarşıt parti konumuna getirir. Hasmı ise sandıkta silinir.

Şİmdilerin kirli, tuzaklı, kumpaslı özel yaşam avcıları onu da uçkur-peşkir yönünden yakalayıp kendileri için engel olmaktan çıkarttıkları da ayrı bir ülke gerçeğimizdir.

Dönüp geriye doğru bakıldığında bu genç akademisyen kadar dava adamı, yirmi dört saat davasıyla ilgili az örnek bulunur. Her konuşması heyecan, bilgi, birikim, öngörü doludur. Sağlığına da iyi baktığı bilinir. Ne var ki zamanın yıpratıcılığı ona da ilişmeden geçmez. Hastalanır. Şimdilerde hastane odalarında sağlığına kavuşmayı beklemektedir. Dava arkadaşları kadar, karşıtları da, onu, hasta yatağında görüp geçmiş olsun dileğide bulunabilmek için uzun kuyruklara  girmektedirler.

Ben bu yılların dava adamının yukarıda belirttiğim sözlerine serzenişte bulunmak istiyorum ama bir yandan da yanlış anlaşırım diye de çekininirim. Çünkü yazı yazmak sorumluluk ister…

Ben de yıllardır halkımızın nabzını tutmaya çalışırım. Her yanlışa düştüğünde de içim sızlar, nasıl bu kadar öngörüsüz olurlar, diye için için hayıflanmadan edemem.

Haddim olmayarak ben de bir kürsüye çıksam söyleyeceklerimin daha iki üç tümcesi sonrası ya ortalıkta kimse kalmaz ya da beni yumurta yağmuruna tutarlar. Olsun, onların kimler olduğunu birileri nasıl olsa köşe bucakta dile getiriyor; ben açıkça dile getirsem kıyamet mi kopar!

Haydi çıkayım kürsüye bir; diyeceklerimi taşa söyler gibi söyleyi vereyim.

“Sizlere baktığım zaman ben; içim kan ağlıyor. Sizlere baktığım zaman ben; davasından dönenleri görüyorum. Sizlere baktığım zaman ben, salt partisine küstüğü için sandığın başına gitmeyenleri görüyorum. Sizlere baktığım zaman ben, kazanma olasılığı olan partiye o vermek yerine hiç oy kullanmamayı seçenleri görüyorum. Davası için alan çalışması yapanların yanında parmağını kıpırdatmayanları, oyun masalarından, içkili mekânlardan çıkmayarak ahkâm kesenleri görüyorum. Sizlere baktığım zaman ben, karşıtların neler yapıp ne işler döndürdüklerini sayanları, kendilerinin ise hiç eyleme geçmediklerini görüyorum. Sizlere baktığım zaman ben, öğrencilerine kurs verip velilerini sömürenleri, hastalarının sağlık sorunlarını kazanç kapısı yapıp ikinci, üçüncü, dördüncü maaşa, Avrupa gezilerine dönüştüren hekimlerimizi görüyorum. Davası için kuruş para harcayamayanların, mülk üstüne mülk edinenleri görüyorum. Malını mülkünü sata sata yedinci hacca giden çok çoluk çocuk sahibi sorumsuz, duyarsız yurttaşlarımı görüyorum. Sizlere baktığım zaman ben; bütün bu aymazlıklarınızı, ilkesiz duruşunuzu görüyorum.”(**)

Dahasına dilim varmaz, sözlerimi kısa tutmalıyım.

Herkese iyi haftalar….

____________

Not; Ben de bu dava adamımıza geçmiş olsun dileğinde bulunuyor, tezinden sağlıklar diliyorum.

(*) Eski CHP Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın ünlü Sakarya konuşmasından.

(**) Zaten benzer eleştirileri CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da yapmıyor mu?

DAVUT FEN ÖNE ÇIKAN GÖRSEL

455 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Fethiye’de Konaklama Fırsatı

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,2777
EURO 9,7756
BIST 1,1748
ALTIN 497,95

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle