Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

BÜYÜK FOTOĞRAF/ MEHMET UÇAR “BAŞKANI KİM, NEDEN ÖLDÜRDÜ?”

Erkan Ilik | 02 Nisan 2014 | Genel A- A+

Kınayanlarınız olacak ama bir edebiyat öğretmeni olarak çiçekten, aşktan, şiirden, güzellikten, hayat ve ölümden anladığım kadar insandan anlamam. Yanlış anlaşılmasın insandan hiç anlamam demiyorum; diğerlerinden anladığım kadar insandan anlamadığımı söylüyorum. Hemen herkese kanım ısınmaz ilk anda benim ve o nedenle de zor dostluklar kurarım. Bunun bir nedeni olarak çapsızlığım da görülebilir… Hatta öyle ki dostlarımı denerim uzun hayat yolunda hala dostluklarında sadıklar mı diye? Bu durum dostlarımın canını sıksa da beni de onlar denesinler isterim kendilerine olan sıcaklığım devam ediyor mu bunu bilsinler diye? Bana daha evvelden düşmanlık yaptıklarına şahit olduklarıma da ara sıra şans veririm belki kendilerini bir öz eleştiriden geçirmişler ve ola ki yeni bir başlangıç yapmak istiyorlardır diye? Ayrıca benim ilk anda sevmediklerimin ve beni de sevmeyenlerin bana da aynı fırsatı vermelerini beklerim yetişkin bir birey olarak.

Bugünlerde yeniden gündeme bomba gibi düşürülmeye çalışılan haberlerden birisi de BBP lideri merhum Muhsin YAZICIOĞLU’nun vefatı üzerine yeni iddialarla gündemi sarsmak. Evet, amaç kamuoyunu sarsmak zira konuyu aydınlatmaya dönük bir çaba göremiyoruz yaklaşık 5 yıldır bu meselede. Her konuşan bugün, kafa karıştırmanın ve oradan bir nemalanma ortamı devşirmenin hesabında. Birisi hükümetin, birisi dış güçlerin, birisi paralel yapıların, birisi derin askeri çetelerin, birisi NATO’nun bu elim hadisenin müsebbibi olduğu iddiasını yeniden dillendirmekte. Anlaşılan herkes, farklı niyetlerle de olsa az veya çok bu meşum olayın içinde yer almış yahut da sonuçlarından faydalanmış gözüküyor. Çünkü olayın gerçekleştiği günden bu yana merhumun en yakınları tarafından dile getirilen başta kaza anındaki radar kayıtlarının olmayışı olmak üzere en az 7 ciddi kuşkunun giderilmesine yönelik henüz hiçbir yetkiliden sonuç alıcı bir açıklama yok. Hazin olan şu ki sağlığında toplumunu tüm faklılıkları ile büyük bir birlik haline getiremeyen başkanın vefatı sürecinde ve sonrasında hemen herkes sessizlik konusunda bir büyük birlik oluşturuyor.

Kendi namıma hayatta politik liderlerin peşinden sorgusuz sualsiz koşacak kadar akıllı biri olmadığımı gayet iyi bilenlerden birisiyim. Buna rağmen üniversite yıllarımdan başlayarak peşinden gidilebileceğine, şartsız sevilebileceğine inandığım, belki de benim çok akıllı olmayışımdan kaynaklanıyor bu tespitim, en doğru insandı Muhsin Başkan. Ne hikmetse benim gibiler birisini sevince bir başkasını sevemiyor o gün bu gündür. Olsun bu benim eksikliğim(!) İnsani ilişkilerimde epey başarısız oluşumun bir nedeni de Muhsin Başkan ile dünyayı aynı pencereden anlamlandırma çabalarımızın sonucudur denebilir.  Kılı kırk yarmadan, bir işin vicdan terazisinde sağlamasını yapmadan, büyük fotoğrafı görmeden inanmam hemen, bana anlatılan iman hariç hiçbir meseleye. Külyutmazın tekiyim demiyorum, külü hazmetme kapasitemin sınırlı olduğunu vurgulamış oluyorum bu cümleyle. O yüzden külü ve tüm renklerini bilirim, yalnız hazmedemem.

Şimdi ortaya çıkan bu iddialar şayet doğru ise bile, o zaman neden bunu şimdiye kadar açıklamadınız da elinizde sakladınız sorusu havada kalıyor. Ayrıca elim bir vefatın üzerinden hesaplaşma içine giren tarafların varlığı bize hayatta iken kıymetini anlayamadığımız değerlerimizi en azından ölümleri sonrasında bari istismar etmememiz gerektiği hususunda bir kez daha düşünmeye sevk ediyor. Bizi düşünmeye sevk eden bu istismar girişimi failleri istismardan vazgeçiremeyecek oysa. Belki de bugün Muhsin Başkanı kimin öldürdüğü üzerine halkı galeyana getirerek farklı manipülasyonlara zemin hazırlamanın hesabını yapanlar her kimlerse aslında bu işin ana failleri. Hükümet ise failin kim olduğunu biliyor Başbakan Yardımcısı Emrullah İŞLER’in son açıklamalarına bakılırsa ama üzerine gitmeye yanaşamıyor her nedense. Galiba asıl buna bir taşla iki kuş vurmak deniyor. Kuşlar belli de taşı atan el kimin eli ve burada ne arıyor?

Büyük Fotoğraf, aslında hepimizin bu işte az biraz parmağımız olduğunu gösteriyor. Katil, toplum olarak hepimiziz bence! Çünkü bireysel menfaatimizin olmadığı yerde duramıyoruz. Çünkü kutlu söze göre nasılsak öyle idare ediliriz ve Muhsin Başkan bizim için biraz lükstü. Çünkü O, ezber bozuyordu ve o an hiçbirimizin işine gelmeyen doğruları dürüstçe söylüyordu. Çünkü yaşarken bir türlü kaliteli insanlara değer vermesini, onlardan istifade etmesini, onları severek ve yanlarında yer alarak bir bakıma şahsiyetli insanların topluma yön vermesini beceremiyoruz. Sonra da ah vah ediyoruz ne gam! Elbette kaybeden büyük adamlar değil onlardan hakkıyla istifade edemeyen milletlerin ta kendileri oluyor bu durumda. Muhsin Başkanı, biz öldürdük ve pişkince kendimize soruyoruz şimdi katil kim diye? Madem hiç kimse itirafa yanaşmıyor. Ben kendi payıma itiraf ediyorum: Başkanım, seni taammüden tasarlayarak elbirliğiyle toplum olarak biz öldürdük. Katil, kendi hesabıma biraz da benim… Ve ben senden helallik istemeye bile yüzü olmayan buna rağmen senin asla küsmediğin milletinin bir ferdi olarak mahcubum sana karşı. Rabbim seni cennetlerinde sekiz uçmağ ede! Resulüne yoldaş eyleye! Cemaline müştak ede! Bizleri de af ü mağfiret eyleye! Âmin!..

 (mehmetucarcem@hotmail.com)

421 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle