Hoşgeldiniz  

ANAHTARI KİME VERELİM?

Erkan Ilik | 06 Şubat 2014 | Genel, Güncel A- A+

ANAHTARI KİME VERELİM?
Köşemden bangır bangır bağırıyorum.
“Kalemin irfanı olmalı” diye feryat ediyorum aylardır.
Sıfatı akademik kariyerin en üstü olan profesör parti kapatmadan bahsediyor.
Kim kapatılacak “Ak Parti”
Peki Anahtarı kim teslim alacak.
Sana mı Türköne?
Yoksa işaret ettiğin bir yer var mı?
Koşarak hemen oraya bırakılsın.
Yoksa paspasın altına mı saklasak acaba !!!
Size zahmet(!) olmasın
Bakkal dükkanı mı kapatıyorsunuz?
Şaşırdın mı be adam!!!
Bu ne biçim söylem.
İrfanın buharlaştı mı?
***
Şudur budur veya şöyledir diye pek tespite gerek bile yok.
Bu düpedüz toplumsal bir provokatörlüktür.
Halkın beynini karıştırma odaklı bir algı yönetim biçimidir.
Sen bu milleti bu kadar saf sanma.
Herkes her şeyin farkında.
Bu sözde ezber bozan çıkışını biz ezbere biliyoruz aslında.
Bu kaçıncı oyun, kaç kez sahnelendi biz farkındayız.
Senin kimin kulağına kar suyu kaçırmaya çalıştığını biliyoruz.
Kimseyi demoralize edemezsin merak etme!
****
Siyaset ve demokratik hayata bu söyleminle etki etmek ise derdin,
Bunu başaramadın.
Kargalar bile güldü.
Artık Türkiye senin bildiğin gibi bir ülke değil.
Hayatın her alanından haberdar.
Siyaset tabana yayıldı.
Artık sözde elitist seçkinci bir grup aydın işi değil.
Siz TV’lerde ancak meze olacak söylemlerde bulunursunuz.
Toplumdan bu söyleme tepki bile gelmedi.
Dikkate bile alınmadı.
Millet sana “nanik” yapıyor,fark etmiyor musun?
****
Peki bu beyefendi kim diye merak edenlere söyleyelim.
1980 öncesinde ülkücü görüşleriyle tanınan Türköne,
Bir dönem Tansu Çiller’in başdanışmanlığını da yaptı.
12 Eylül döneminden önce ’Ülkücü Hareket’in önderlerindendi.
1983’e kadar hapis yattı.
Faruk Aslan ile yaptığı bir röportajda
“Akademisyen olmasaydım mafya olacaktım” diyen biri.
Son beş yıldır yaptığı ilginç çıkışları, önerileri ve fikirleriyle gündemi belirlemeyi seviyor.
Türkiye’deki değişimin katalizör aydını olarak görülüyor.
****
12 Eylül Darbesi sürecinde demokrasi için hapis bile yatan bir kalemden bu irfansızlık?
Düşündürücü değil mi?
Türkiye “siyaseti itibarsızlaştırma” çabalarına tarihi tanıklık ediyor.
Bu zor bir dönem.
Büyük bir toplumsal siyasi mühendislik devrede.
Bunu aşmak zorundayız.
30 Mart seçimleri bu anlamda büyük öneme haiz.
Ya demokrasi dışı yapılara teslim olacağız,
Ya da demokrasi kazanacak.
Bu büyük bir yol ayrımı.
Bu millet kararını iyi vermek zorunda.
Ya siyaset mühendisleri kazanacak,yada millet kazanacak.
Bu anlamda Ak Parti ve Erdoğan’ın demokrasi için önemi çok açık.
Türk siyasetinin hakim partisine karşı bu saldırı boşuna değil.
Bu oyun bozulmalıdır.
Toplumun tüm kesimleri “inadına siyaset” “inadına demokrasi” demek zorundadır.
Kaleminden irfan damlayan her düşünen kanaat insanının tarihi görevidir.
Siyaseti milli irade ekseninden kaydırmak isteyen yapılara prim verilemez.
Bu tarihi bir görevdir.
Yoksa asla bir daha irfanlı yazı yazamayız.
Bu kalemleri nasıl kırarlar görürsünüz.
Köşemden tarihi bir çağrı yapıyorum.
Demokrasi kazanmalıdır.
Yoksa hepimiz kaybedeceğiz.
KEMAL ÖNEKLİ

anahtar

1048 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
BIST 10,4404
ALTIN 411,42

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle