Hoşgeldiniz  

VAROLMA MÜCADELESİNİN BİLİNÇSİZLİĞİ

1. Asım Cezayirlioğlu | 08 Eylül 2017 | KöşeYazar

Devlet olarak ortaya çıktığımız bu coğrafyada yıllar mücadele içinde geçti. Bazen kendi içimizde iktidar mücadelesine girerek düşmanlarımıza fırsat verdik. Bunun bedelini yine biz ödedik. Daha büyük devlet olma (Osmanlı Devleti-aslında islamı daha fazla toplumlara yayma düşüncesi) hayali ile hep mücadele içinde geçti yıllar. Bütün gücümüzü daha geniş topraklara  ulaşmak için uğraş verdik. Bu sayede elde ettiğimiz birikimler, geleceğimiz için güvence niteliği taşımakta.
Küçük beklentiler içinde devlete yön verenler hem geçmişimize halel getirdiler, hem de geleceğimize ipotek koydular. Siyaset sahnesine çıkanların çoğu geçmiş ile geleceğimiz arasında bağ kurarak çığ gibi etkili olmak varken, geçmişi yok sayarak başı kesilmiş tavuk gibi yıllarca bir o tarafa bir bu tarafa savrulduk. Geçmişin terk edilmesi ile birlikte yeni bulduğumuz ittifaklar bizi geçmişimizden biraz daha uzaklaştırırken, aynı zamanda vatandaş ile devleti de birbirine yabancılaştırdı.
At sırtında düşmanlarına meydan okuyan bu milleti 780 bin metrekareye hapsetmeye kalktılar. Bunu yaparken küçük düşünen, ufku dar, vizyon sahibi olmayan, beklentileri bile küçük olan siyaset sahnesinde yer alan bizim insanımızdan yararlanarak bize yeni bir gömlek biçtiler.
Anadolu’ya hapsettikleri bu milletin tekrar başlarına bela olacağını bilen çok uluslu devletler yeni meydan okumalar peşindeler. Bizi birbirimize düşürmek için Kürt-Türk, Alavi-Sünni kavgası çıkarmaya çalıştılar. Bunun için Maraş’ları denediler başaramadılar. PKK’yı Kürt halkının özgürlük mücadelesi diye meydana sürdüler yine olmadı. Anadolu dışına çıkacağımız korkusuyla on yılda bir bizi terbiye etme yoluna gittiler yine netice alamadılar. Yedi düvelle üzerimize geldiler yine ayağa kalkmayı bildik. En sonunda içimize yerleştirdikleri bizden bildiğimiz Pensilvanya Mankurtlarına emir vererek bu ülkeyi bir daha kalkmayacasıya diz çöktürmeye kalktılar. Hesap edemedikleri şey, bu milletin içindeki haini de ayırt etmesiyle birlikte ölümüne vatanını savunmasıydı. Anadolu üzerine yapılan hesaplara bu millet bir defa daha dur demiştir. Bu kadar meydan okumaya boyun eğmeyen bu milleti tekrar esaret altına almak için belki de son çare olarak etrafımızdaki terör örgütlerini alenen silahlandırma yolunu tercih ettiler. Evet onlar kendi planlarını hayata geçirmek için sabırla bekliyorlar. Ancak unuttukları birşey var biz tarih boyunca hep bağımsız yaşadık. Biz Anadolu’yu korumak için ya olacağız, ya öleceğiz.
Suriye ve Irak’ı karıştırarak yeniden harita çizmek isteyenler bizi Osmanlı’nın devamı olduğumuz için tedbir alma zorunluluğu hissediyorlar. Anadolu’nun yeniden baş kaldırmasına tahammül edemeyenler içimizde çok insan yetiştiriyorlar. Bizi bize kırdırmak istiyorlar. Biz bugünlere nasıl geldiğimizi unutmazsak bizi zapt etmeleri zordur. Küçük siyasi hesaplar için birbirimizi örselemeyi bırakmalıyız. Sen ben kavgasını bırakarak Anadolu için seferber olmalıyız. 15 Temmuz’da sırat köprüsünden geçtiğimizi unutmayalım. Dünün müttefik dediğimiz ülkeler bizimle güç mücadelesine girdiler. Ne yapacaklarsa açıktan yapıyorlar. Bizi yıkmak için herkes bir araya gelirken, bizim bu vahşilere karşı birlik olma zorunluluğumuz var. İster Ak Partili, ister CHP’li ister MHP’li olsun bir olma zorunluluğumuz var. İttihat ve Terakkinin yolunu tercih ettiğimiz zaman bizi Avrupalı diye ayrı tutacaklar sanmayın. Biz Osmanlı’nın devamıyız unutmayın.
Sorumluluk ve hassasiyetlerimiz bizi kendimize getirmeli. Küresel güçlerin doymak bilmeyen kapitalist zihniyetlerine yem olmamak için bir olma ve kafamızı kaldırma zorunluluğumuz var. Kapitalizmin esiri olmuş İslam dünyası, içine düşmüş olduğu tüketim kültüründe etrafını görmeden/görmezden gelerek İpek böceği gibi kendini sararken ortaya çıkacak olan tehlikenin farkında değil. Doyumsuzluğun getirmiş olduğu haz duygusu Doğu toplumlarını batının esiri yaparken, tarih boyu ortaya koyduğumuz sorumlulukları tekrar hatırlama ve hayata geçirme zamanı geldi geçiyor bile.
Modernizmin ortaya koyduğu popüler yaşam, popüler kültür hatta popüler din anlayışı topumu biraz daha bireyselleştirmekte. Biz olma duygusunu sekteye uğratan modernizmin toplumlara en büyük hediyesi büyük bir belirsizliktir. Toplumsal dayanışmayı yok eden, batı kültürünü kutsayan kıt aklımız ile biraz daha isyan etme derdindeyiz. Toplumu kategorik olarak katmanlara ayırarak modern hayata yeni pazarlar oluşturuyoruz.
Velhasıl sevgili dostlar geçmişten bugüne hangi badirelerden geçtiğimiz  ortada iken, hiçbirşeyi yapmadan  İlahi bir mucize beklememiz bizi Avrupa’nın yeniden kucağına itecektir. Zihinsel dönüşüm ortaya koymadığımız müddetçe, ahlakı kaygılarımızın bir değeri olmayacaktır. Varlık sebebimizin bilincine erişmediğimiz müddetçe, verecek olduğumuz mücadele hem anlamsız olacak, hem de birlik olma arzumuz sonuçsuz kalacaktır.
asimcezayirlioglu@hotmail.com
6 EYLÜL 2017 ÇARŞAMBA

106 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.