Hoşgeldiniz  

   UZUN VE BEYAZ GECELER KENTİNDEN METİN DENİZMEN

Metin Denizmen | 05 Aralık 2018 | KöşeYazar

Estonya sınır kenti Narva’dan Saint Petersburg’a giriyorum otobüsle. Estonya’nın ıssızlığı bitiyor, yoğun nüfusun hüküm sürdüğü topraklardayım artık. Dostoyevski,Nabokov, Gogol, Mayakovski, Puşkin, Tolstoy, Turgenyev ve Zamyatin’in eserlerinin doruklarına çıktığı, zulümle kanla,kentin inşaatında çalışanların kemikleri üzerine kurulmuş bir kent Petersburg.

Şostokoviç’in, Nazilerin BarbarossaHarekatında kaçmayıp nefer gibi çalışırken, küçücük not defterine yazdığı notalarla ünlü Leningrad Senfosini bestelediği ve bir deri bir kemik kalmış orkestra üyeleri ile bu direniş senfonisini icra ettiği kent burası. Leningrad eski adı idi malûm bu Rusya’nın Batı’ya bakan gözünün.

Günlerdir koşturuyorum kanallar boyunca, kent bitmiyor, ben bir aydır Litvanya, Letonya, Estonya ve Belarus kentlerinde kırsalında gezmenin yorgunluğu üzerimde Dostoyevski’den, Nabokov’dan izler arıyorum yaşadığı evleri ziyaretlerimde.

Dostoyevski St. Petersbug’da öldüğünde cenazesine otuz bin kişi katılmış. Dünya edebiyatına mal olmuş pek çok eserini bu kentte yazmış. Ezilenler, Ecinniler, Beyaz Geceler, Ölüler Evinden anılar bunların başlıcaları. Ekonomik sıkıntılar, sağlık sorunları, kumar tutkusu ve rekor sayıda ev değiştirme içerisinde geçmiş bu ünlü yazarın St. Petersburg’daki hayatı.

Son nefesini verdiği odasından çıkarken, Dostoyevski fısıldıyor kulağıma;“ insan ruhu, şeytanın Tanrı ile mücadele ettiği bir savaş alanıdır. “

 ***

 Rus aristokratlarının önemli isimlerinden Feliks Yusupov’un sarayındayım bir başka gün. Rasputin adını mutlaka duymuşsunuzdur. Hipnoz gücü ile garip bir din adamıyken, Rus aristokrasisi içinde yer bulmuş, entrikaları ile pek çok dost ve düşmanı olan, iri gövdesi ve kötülüğe çalışan aklı ile korkunç bir insan. Rasputin, Yusupov Sarayında öldürülüyor. Rus aristokrasisinin en zengin ikinci ailesi olan Yusupovlar’ın Sarayı, Çarlık Rusya’sında ihtişamın ve sanatın vücut bulduğu yer.

Çar II. Nikola ve eşi Çariçe Aleksandra’yı hipnoz gücü sayesinde etkisi altına alan ve aileye istediğini yaptıranRasputin’in en azılı düşmanları arasında Feliks Yusupov da var. Yusupov, 16 Aralık 1919 gecesi sarayına Rasputin’i davet ediyor.

Rivayete göre, kadınlara aşırı düşkün olan Rasputin, Yusupov’un karısına da tutkun. Daveti kabul etmesinin nedeni de genç kadını görebilmek. Yusupov, çalışma odasının bulunduğu mahzen katında Rasputin’i ağırlıyor. Kendisine siyanürlü şarap ile kekler ikram ediyor. Ne var ki, siyanürün Rasputinüzerinde öldürücü etkisi olmuyor.

Feliks Yusupov hemen üst kata çıkarak arkadaşlarını alıp yeniden Rasputin’in yanına geliyor ve bu kez ateş ederek işini bitirmeyi deniyor. Rasputin avluya doğru kaçmayı başarıyor. Peşinden gelenler yine ateş açıyor ve yere yığılan Rasputin’i çarşafa sarıp, buzlar içindeki Neva nehrine atıyorlar. Üç gün sonra nehirden çıkartılan ceset yine insanları şaşırtıyor. Çünkü otopsi raporuna göre, Rasputin ateşli silahlardan veya zehirlenmeden değil boğulma nedeniyle ölmüş ve nehre atıldığında canlıymış.

Mahzendeki masada oturuyorum, Rasputin’inbalmumu heykelinin şimşek çakan gözlerine baktıkça ürperiyorum.

Beyaz Geceler’in sultanı, Rusya’nın sanat ve kültür başkenti Saint Petersburg, güzellikle, kötülüğü, çirkinlikle iyiliği bünyesinde barındıran bir dünya.

Köşe Yazarı: Metin Denizmen

 

metin denizmen

 

 

15 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklam? Gizle