Hoşgeldiniz  

Tirli Eleştirilere Sert Yanıt Verdi

admin | 04 Ekim 2011 | Güncel

Tema Vakfı Fethiye İlçe Temsilcisi Okyay Tirli yapılan eleştirilere yanıt verdi. Tirli Fethiye Ticaret Odası tarafından Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıya da davet edilmediğini belirterek, “herkes bir şeyler konuşuyor, eleştiriyor, diyerek, “Son günlerde TEMA Fethiye temsilciliğinin neden Fethiye ile ilgili çok önemli konuların konuşulduğu FKM de yapılan Ticaret odasının toplantısına katılmadığım tarafıma sorulmakta ve internet ortamında eleştirilmekteyim. Şunu söyleyebilirim; davet edilmedim. Bazı gazetelerde olduğu gibi Fethiye TEMA Temsilciliğine Fethiye Ticaret odası bir yöneticisi tarafından akreditasyon uygulaması yapılıyor. Gazeteden okuduğum görüşlere ilgili sivil toplum örgütü başkanı olarak yansıtım.

ORMANLARIN TURİZME ACILMASI

1 milyon dönümlük alan turizme açıldı. Ya bilmiyorsunuz ya da yetmiyor. 300 bin dönüm yeşil alanımız ormanımız yok edilmeye devam ediliyor. Bu süreçle ilgili dava açıldı ama reddedildi. Muğla bölgesinin ve Fethiye ormanlarının kimler tarafından 49 yıllığına kiralandığını, nasıl kemirildiğini sorun araştırın.

Yabancı sermayeli bu şirketlerin Fethiye halkına getirisi nedir? Yoksa bizim kaynaklarımızı kullanıp bizleri sömürüyorlar mı? Fethiye’de arıcılığın neden yok denecek kadar azaldığını sanıyorsunuz. Köylümüzün hak ettiği orman alanlarındaki evlerini bahçelerini tarlalarını tapusunu alamazken. Özel ağaçlandırma adı altında yapılan tahsisler ile Fethiye’de köylümüzün otlaklarının elinden alındığını ve köylünün yapmış olduğu hayvancılığın bitme noktasına geldiğini bilmiyor musunuz? 2B sorununu adil yöntemlerle çözmeden, ormanlarımızın yerli ve yabancı kaynaklı yatırımcılara hem de bedelsiz veya teşvikle verilmesi düşüncesinde olanları kınıyorum. Avrupa Birliği Komisyonu’nun bir araştırmasına göre, küresel ekonomi, şu an yaşanmakta olan mali krizden daha fazla parayı ormanların yok olmasıyla kaybediyor. İnternete girerseniz görür ormanlarımızı neden korumak gerektiğini anlarsınız. Unutulmamalıdır ki Afrika eskiden ormanlarının zenginliği ile bilinirdi. Şu an ormanları kesildiği için yağmur bile yağmayan bölge haline geldi. Sonuç açlık ve yoksulluk. Odalarımız Türkiye’nin saygın kurumlarıdır. Bilimsel verilere sahip olacak tüm imkânlara sahiptirler araştırsınlar.

FETHİYE KÖRFEZİNİ KURTARMA ÇALIŞMALARI

Geçmiş yıllarda Fethiye ticaret odasının üniversiteye yaptıracağı araştırmayı gazetelerde okumuştuk sevinmiştik hatta ilgili üniversiteden hocalar benden randevu isteyip konuyu konuşmuştuk. Fethiye körfezinde İlk kez bilimsel bir araştırma yapılıyor diye sevinmiştik. Şimdi üniversitenin raporlarını merak ediyorum. Yapılmadıysa neden vazgeçildi. Sayın eski Çevre bakanımızın dediği gibi Fethiye körfezini temizlemek Fethiye’de ne Belediyenin ne de odaların yapabileceği bir şey değildir. Körfezle ilgili yapabileceğimiz tek şey Sayın Bakanımızı ikna edip bir an evvel çalışmalara başlanmasıdır. 20 yıl Türkiye denizcilik işlemeleri gemi kurtarma ve kıyı temizleme genel müdürlüğünde çalışmış bir bilen olarak söylüyorum; Fethiye körfezine akan derelerin sularını açık denize akıtmaktan başka çare yoktur. Dubanın üstüne konulmuş 6 metre derinliğe ulaşabilen ekskavatör ile körfezin temizliği sadece geçici bir yöntemdir.

DOĞAL ÇEVRE OLMADAN TURİZM OLMAZ

Çevreciler turizmle ilgileniyor, çünkü doğa, turizmin hammaddesi. Doğa olmadan turizm olamaz. Doğa satılabilir bir değer de değildir. Geçmişte turizm adına doğaya büyük zararlar verildi. Artık doğayı korumak için yerel ölçekte eyleme geçildi. Yörelere özgü yerel tipik özellikler, ürünler keşfedildi. Doğa, doğal çevre, tarihi ve kültürel miras turizmde bir arada olmalıdır.’ Sayın oda başkanımızın dediği gibi Fethiye doğal güzellikleri ve tarihi kalıntıları ile bir çekim merkezidir. Demek oluyor ki doğal güzelliklerimizi korumamız gerekiyor.

Peki, koruyabiliyor muyuz bence hayır. Odalar bilimsel çalışma yapmadan doğa tahribatlarının arkasında olmasın.

SİVİL TOPLUM NEDİR

Son günlerde sivil toplum kurumlarını konuşan birçok kişi, sivil toplumu tanımadan konuşmaktadır. Önce sivil toplumu tanıyacaksın, sivil toplum tarafından sunulan çözümleri dinleyeceksin sonrasında yorumunu yapacaksın. Sivil toplum kuruluşu olmanın en belirgin özelliği, gönüllülük esasına dayanır ve devlet gölgesinden uzak olmaktır. Yani insanlar,  görüşleri doğrultusunda, tamamen kendi insiyatifleri ile bir çatı oluşturur veya oluşturulan bir çatı altına girerler ve mücadele verirler.“Sivil toplum kuruluşu” budur. Aksi halde; devletin emri ile üye olunan bir kuruluş “sivil” olabilir mi? Konuyu açalım… Siz bir meslek mensubu olarak faaliyete başlamak veya bir ticari işletmeyi açmak istediğinizde, o konuyla ilgili kurulmuş bir odaya üye olmak zorundaysanız, o oda sivil sayılamaz. Olsa olsa, “yarı resmi toplum kuruluşu” olur. Yani içinde bir “toplum” vardır; hepsi o kadar. “Sivillikle” alakası ise yoktur. Yani devletin, meslek mensuplarına verdiği, “Odaya üye olunacak; ol!” komutu ile üye olunan yer sivil toplum kuruluşu sayılır mı?”dedi.

223 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.