Hoşgeldiniz  

TESADÜFLER BİTTİ Mİ?

4. M. Said Çelik | 22 Nisan 2019 | KöşeYazar

TESADÜFLER BİTTİ Mİ?

 

Meyveyi dalından alsak bile tozlarından kurtarmak için yıkar veya temiz bir bezle siler, öyle yeriz. Alışveriş yaptığımız manav üniversite mezunu olsa, sattığı meyveleri toza kire karşı özenle korusa bile kiraz, üzüm gibi kabukları soyulmayan meyveleri yıkamadan yemeyiz. Gözlerimizle göremeyeceğimiz kadar küçük olan mikroplardan korunmaları için çocuklarımıza da yıkamadan meyve yememelerini tembihleriz.

Üzüm, kiraz gibi meyveleri yıkamakla dış kabuklarını temizlemiş oluruz. İç kısımlarını temizlememiz mümkün değildir. Üzümün, kirazın iç kısmı dalında büyür, olgunlaşır, yenilecek hale gelir. Kiraz dalı ağacın gövdesine bağlıdır. Gövde ağacın kökünden beslenir. Kök, ağacın yaşına göre saçlarımız kadar ince liflerle toprağın derinliklerine serpilmiş ve yayılmıştır. Toprağın altında insan sağlığına zararı dokunacak binlerce gözle görünmeyen mikropların bulunduğu halde saçlarımızdan ince kök liflerine itimat ediyoruz.

Ne üzümün ne de kirazın içini yıkamıyoruz. Bu kök liflerinin yanlış yapmayacağından emin olmuşuz. Bir senede dünyanın bütün üzüm bağlarında yetişen üzüm salkımlarında trilyonların üstünde üzüm tanesi, dünyanın her yerindeki kiraz ağaçlarında trilyonun üzerinde kiraz yetişiyor. Bunlardan yalnız bir tanesinin bile içinin çamurla dolu olduğu ne duyuldu, ne de görüldü. Oysa üzüm bağı da, kiraz ağacının kökü de çamurun içinde yaşıyor.

Manavımız üniversite mezunu olsa dahi meyvelere mikrop bulaşmıştır endişesiyle kabuksuz meyveleri yıkamadan yemiyoruz. Sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Meyvelerin iç kısımlarına nasıl güveniyoruz? Bu konuda bize kim güven verdi?

Varlığı, yaratılışı tesadüflere veren insanlara sormak istiyorum:

Bir asırda dünyanın her yerinde yetişen üzüm tanelerinin ve kirazların sayıları ne kadardır? Hesabını yapmaktan aciz olduğumuz bunca meyveden sadece bir tanesinin iç kısmının çamurla dolu olduğu görülmüş müdür? Tesadüf de olsa, bir tane meyvenin içinin çinko, tamamen demir, tamamen bakır olduğu görülmüş müdür? Yoksa tesadüfler bitti mi?

Yeri gelmişken bir şeyi merak ediyorum: Acaba en son tesadüf hangi tarihte meydana gelmiştir?

“Ey insanlar! Size bir misal verildi; Şimdi onu dinleyin: Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız, o maksatla hepsi bir araya gelseler bile, bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu da geri alamazlar. İsteyen de aciz, kendinden istenen de!” (Hac suresi 73)

Mikroorganizmaların dünyasından makro büyüklüklere geçelim… Fezanın uçsuz bucaksız meydanında kendi yörüngelerinde hareket eden Ay’a, Güneş’e, yıldızlara bakalım. Hepsinin yıllar sonraki hareketleri belirlenmiş, gök bilimcileri tarafından kayıt altına alınmış. Hangi senenin hangi ayında, hangi gününde, hangi saatinde gezegenler aynı sırada olacaklar, Ay’ın, Güneş’in ne zaman tam, ne zaman yarım olarak tutulacakları tutanaklara, takvimlere geçmiş.

Evrendeki tüm oluşumları tesadüflerle yorumlayanlar, takvimlere yazılan ay tutulmalarının, güneş tutulmalarının gerçekleştiklerini görmüyorlar mı?

Tesadüfen bir düzen kurulduysa bu düzen tesadüfle de bozulabilir. Kurulmuş düzenlerin bozulmasında tesadüfler neden hiç ortaya çıkmıyor? Yoksa tesadüfler bitti mi? …

Selam ve Dua ile…

 

20 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu FethiyeOscar Rent A Car * * * * *

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle