Hoşgeldiniz  

SÖMÜRGECİLİĞİN MERKEZİNDE DEMOKRASİ REKLAMI

1. Asım Cezayirlioğlu | 04 Ocak 2018 | KöşeYazar

AB’nin Türkiye’yi birliğe almamak için bin bir türlü mazeret bulması, fasılları açmamakla tehdit etmesi buna benzer olmadık ev ödevleri vermesi, AB ile Türkiye arasında ilişkilerin gerilmesine neden olmakta. Müzakereler sürecinde mızıkçılık çıkarmak için demokrasi ve insan hakları konusunda Türkiye’nin sicilinin bozuk olduğunu söylemeleri ise tam evlere şenlik.

Demokrasi ve insan hakları konusunda bozuk dedikleri Türkiye’nin yakın tarihinde ne kadar demokrasi dışı olay meydana gelmiş ise, tamamında bize ders vermeye kalkan ülkelerin açık ya da gizli parmağı var. Darbeler konusunda ise hiç kimse ellerine su dökemez. 80 darbesi sonrasında “altımızı oydukları” herkesin malumu. 28 ŞubatPostmodern darbede, raydan çıkan! Türkiye’yi yolunacak kaz haline getirmek için Washington’da toplantılar tertipleyerek iktidarın nasıl değişmesi gerektiğini planladılar. Daha dün 15 Temmuz darbe kalkışmasında Amerika’nın nasıl ortada kaldığı hepimizin malumu. Darbe girişimi sonrası Türkiye’den kaçan terör örgütü mensuplarını vermemek için neler yaptıkları gün gibi ortada. Tüm bunlar ne için yapılıyor dersiniz. Demokrasi için mi? Demokrasinin beşiği diye yutturdukları Avrupa’nın geçmişine baksalar durumun hiçte öyle olmadığı anlaşılacak. Sömürgeciliğin merkezi konumundaki Avrupa, demokrasi reklamı yaparak küresel sistemin motor vazifesi gören kapitalist sistemin devamı için yapmayacakları hokkabazlık yok.

İşin tuhaf tarafı ise bu demokrasi zokasını her defasında yutmak zorunda kalıyoruz. Sadece biz mi? Elbette hayır. Ne kadar gelişmekte olan ülke varsa, ya da 3. dünya ülkesi dediğimiz ülkelerin tamamında demokrasi reklamı her zaman alıcı buldu. Sırtımızı okşayarak, büyük lider vb. sözlerle bizden istediklerini almaya çalıştılar.  Bu yöntem tutmazsa parasal yardımları keseriz diyerek kör topal yürüyen sistemi çökertmeye yeltendiler. Bu da olmaz ise müdahale etmekten çekinmediler.  Para ve makamları güç olarak kullanmak için sıra bekleyen  batı heveslisi, zihniyet erozyonuna uğramış politikacılar olduğu müddetçe, batı için bu topraklara demokrasi getirmek farz gibi bir şey oldu.

İspanyol’lar  Güney Amerika’da özellikle Peru’da 7 milyon civarında insanı öldürdüler. Avrupa’daki birçok ülke ya Afrika’da, ya da Kuzey Amerika’da toplu katliamlar yaptılar. Avrupa’nın sadece Afrika üzerinde neler yaptığına kısaca bakarsak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını anlarız. Amerika ise sonradan yetiştiği için ilk önce Kızılderilileri katletti. Geriden gelen Amerika günahların en büyüğünü işledi. Amerika sadece Japonya’da 250 bin kişiyi atom bombası ile öldürdü. Hemen yanı başında Küba’da 60 bin kişinin ölümüne neden oldu. 70’li yıllarda Kamboçya ve Laos’ta 1 milyon insanı katletti.  Yanı başımızda Irak’a demokrasi ve özgürlük getirme bahanesi ile 100 bin insanı katletti.Sonra ise Kuzey Amerika’yı Avrupalılardan devir alarak katliamlarına devam etti. Bugün ise dünyanın her tarafında demokrasi adına katliamlarına devam ediyor.

Günümüz dünyasında kapitalist sistem olduğu müddetçe tarihleri sömürgecilik ve devamında insan katletme üzerine kurulmuş bu medeniyet (Avrupa ve ABD) söz sahibi olduğu sürece,  dünya üzerinde huzur gelmeyecektir. Sistemin aksamadan işlemesi için her yıl dünyanın değişik bölgelerinde binlerce insanın ölmesi gerekmektedir. Ortadoğu’da olmadık zamanda Katar krizi çıkararak bölgede milyarlarca dolarlık silah anlaşması yapan ABD, hem İsrail’e hem de kapitalist sisteme hizmet etmiştir. Doğu blokunun doksanlı yılların başında dağılması ile birlikte çağdaş dünyanın yeni sömürge efendisi ABD’dir. Amerika 250 yıllık tarihi boyunca ortalama her yıl için on bin insanın ölümüne sebep olmuştur. Tarihleri insan katli üzerine kurulmuş olan bu medeniyetin yönetiminde söz sahibi olan insanlara dikkat etmek  gerekir. Bu nedenle Trump ve onun gibileri anlamakta zorluk çekmemeliyiz.

Unutmayalım bugün bir tabloya 500 milyon dolar verenler bu topraklara ait değillerdir. Bu anlayış; aferin almak için kapitalist sisteme 500 milyon dolar daha fonlamadan başka bir şey değildir. Dün ABD adına bölgeyi dizayn etmeye kalkanların yeni yetmeleri,  bugün bu görevi devralmış durumdalar. Başarı elde ederler mi? Orası meçhul. Ilımlı İslam adı altında, kadınlara araç kullanma izni veriyoruz diyerek arka planda oyun sahnelemeye çalışan BAE ve Suudi veliahtları taşeronluk görevlerini aksatmadan yürütmeye çalışacaklar. Merakla sonucu beklenen ise halka rağmen ne kadar yol alacaklar. Bunu da zaman gösterecek.

Velhasıl sevgili dostlar kapitalist sistem adına dünyayı kana bulayanlar, demokrasi ve insan haklarını kullanarak sömürgeci sistemin devamına hizmet etmekteler. Ellerindeki petrolü paraya dönüştüren Ortadoğu liderlerinin batının yanında saf tutmaları, iktidarlarının biraz daha sürmesi anlamına gelir. İslam topraklarında söz sahibi olanların derdi demokrasi ise referans akacakları en iyi kaynak Hz. Peygamber’in Veda Hutbesidir. Unutmayalım sırtımızı sıvazlayanlar  önümüzdeki bir dilim ekmeğe göz dikenlerdir. asimcezayirlioglu@hotmail.com 2 OCAK 2018 SALI

147 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.