Hoşgeldiniz  

SAHUR BEREKETTİR

4. M. Said Çelik | 23 Mayıs 2019 | KöşeYazar

 

 

Sahur, gece yarısı ile tanyerinin ağarışı arasında yenen yemeğin adıdır. Allah Resulü (s.a.v), bir lokma dahi olsa sahura kalkıp yemek yemeyi tavsiye etmiş, sahurda bereketin olduğunu ve sahura kalkanlara meleklerin duada bulunacağını bildirmiştir. Ebu Said el-Hudri’nin (r.a) rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “ Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa sakın onu terk etmeyin. Zira Allah ve melekler, sahura kalkanlar için dua ederler.”Ayrıca başka bir hadis de “ Sahurda yemek yiyiniz, çünkü sahurda bereket vardır.” buyurmuştur.

Sahur; kalkmak, inanan insanların tan yeri ağarmadan uyanık olmaları demektir. Bu vakitler, en bereketli ve en verimli zamanlardır. Bu bereket değişik cihetlerden olabilir; bunları Efendimiz’in sünnetine uyma, sahurla oruç ve diğer ibadetler için güç ve kuvvet kazanma, dinç olma şiddetli açlığın meydana getirebileceği kaba davranışlara engel olma, dua ve Allah’ı anmaya vesile olma şeklinde sayabiliriz. Yine sahur, yapılan duaların, kılınan namazların, okunan Kur’an’larınCenab-ı Hakk’a ulaşacağı anlardır.

Oruçlunun dikkat etmesi istenen davranışlardan birisi de, sahuru son vaktine kadar geciktirmesidir. Bu geciktirmede, Peygamber Efendimiz’in ümmetine karşı gösterdiği şefkat ve merhamet vardır. Dolayısıyla sahurun son vaktine kadar geciktirilmesi, oruç süresinin az da olsa kısalmasını sağlar. Ayrıca sahura gecenin başlangıcında veya biraz daha sonraki vakitlerde kalkılması sabah namazının vakti yakın olduğundan kaçırılmaması ihtimali daha büyüktür. Bu mevzuuyla alakalı olarak Efendimiz (s.a.v): “ İftarı acele yapıp, sahuru geciktirdikleri müddetçe ümmetim hayır üzerindedir.” buyurmuşlardır.

      SAHURA KALKMAK GECE İBADETİNE ALIŞTIRIR Peygamber Efendimiz (s.a.v), beğendiği insan simalarını değişik şekillerde hadislerde bildirmiştir. Bunlardan biri de geceleyin uykusundan hicret eden, Allah’a gizli gizli dua eden kişilerdir. Öyle bir şekilde yatağından çıkar ki, sanki hırsız gibi, hane halkı bile onu fark etmez. Gizlice abdestini alır, huzura durur, mahlûkatın uyuduğu bir anda Allah’a uyanık bir kalple yalvarır. Hatta o saatte dünyevi ihtiyaçları için kalkanlar hakkında Allah meleklerine emredermiş, “İsteklerini hemen verin. Bu saati işgal etmesinler. Bu saatte bana sadece âşıkların ahı ulaşsın” diye. O saatte dünyevi isteği olanların bile isteği kabul edilirmiş.

Sahur, yemek bahanesi ile uykudan kalkarak imsak tan evvel kalkmayı bize bir hayat biçimi olarak bir ay talim ettirir. O vakit aslında teheccüd vakti, Allah’a kavuşma ve konuşma vaktidir. Sahurda yemek içmek bizim diğer ümmetlerden farkımızdır; ama çok yemek hususunda da Peygamber Efendimiz’in hadisi var. Aç kalma korkusuyla sahurda tıka basa doldurulan mide, Allah’ın sevmediği, hiç nazar etmediği, kahır nazarıyla baktığı kaplardan biridir. İbadet olarak orucu Allah için tutarız. Orucun sahibi Allah’tır. Kişi ona teveccüh ve tevekkül ederek oruç tutmalı. Çok yemek için sahura kalkılmaz. Allah emrettiği için, Resulüllah’a benzemek için sahura kalkılır. Sahura kalkmaktan maksat çok yemek olmadığına göre, sahura kalkmakla oruç şeklimizi diğerlerinden ayırmış olmayız sadece.

Gece kalkıp dua ederek de Muhammedi oluşumuzu gösteririz. Bırakın o saatte kalkıp teheccüd namazı kılmayı, kalkıp o saatte Efendimiz bu vakitte teheccüd namazı kılarmış, dua edermiş diye düşünmek bile nafile ibadet hükmündedir. Peygamber’imizle aramızda ruhen yakınlaşma kuracak şekilde imsaklarımızı, sahurlarımızı değerlendirmemiz gerekiyor.

Gece hali dünyaya, gündüz ise ahirete benzer. Gündüz, güneş ışığıyla her şeyin ayan beyan olduğu zamandır. Gece günah da, sevap da gizlenir. O yüzden gece yapılan ibadet efdaldir. İbadeti yaptığınızı siz bilirsiniz sadece. Gündüz ortadan kaybolmanız fark edilir. Sahurda az yemek, dünyada da sadece karnını doyuracak ve sadece o emretti diye bu helalden nasiplenecek şekilde dünyevi hayatımızı geçirmeye işarettir.

Sahur ve imsak, bizim karanlıkta iken gündüze hazırlığımızı bitirme halimizdir. Her şeyin ayan beyan olacağı güne hazırlık halimizdir. Allah’a (c.c) sahur ve imsaktagayba imanımızı göstermiş oluruz. İmsak vaktiyle beraber, Allah’ın helallerine bile onun isteği olmaksızın elimizi uzatmayacağımızın bir işaretidir.

Oruç bizim Allah’a duyduğumuz sevgimizin bir tezahürüdür. Oruç tutanların çok olmasının sebebi budur. Birçok insanın diğer ibadetleri hayatlarına çok tatbik edemedikleri halde orucu tatbik etmeye can atmalarının bir sebebi de budur. Allah’a sevgileri var kalplerinde. Oruç gösterir ki o insanda bir Allah sevgisi var.

Selam ve Dua ile…

saidcelik-300x219

24 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu FethiyeOscar Rent A Car * * * * *

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle