Hoşgeldiniz  

SADECE BU DÜNYADAN İBARET DEĞİLİZ

4. M. Said Çelik | 07 Ocak 2019 | KöşeYazar

SADECE BU DÜNYADAN İBARET DEĞİLİZ

 

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz: “ Ey Muhammed, insanlara gelip geçici olması bakımından dünya hayatının, gökten indirdiğimiz yağmura benzediğini anlat. Yeryüzünde biten bitkiler bu yağmurun suyuyla karışıp yemyeşil hale gelir. Fakat daha sonra o bitkiler kuruyarak çerçöp hale gelir ve rüzgâr onları her tarafa saçıp savurur. İşte bütün bunları yapan Allah, her şeye kadirdir. Sizleri de bu şekilde meydana getirip yaşattıktan sonra öldürür.” (Kehf suresi 45) Diğer bir Ayet-i Kerime’de:

“Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah’ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın.” (Fatır suresi 5)

Allah bu ve benzeri birçok ayetler de, dünya hayatının geçici olduğunu biz kullarına bildirerek kendimizi dünyaya kaptırmamamızı ve emirlerden uzak durmamamızı emretmektedir.

Evet, kendimize ve çevremizdeki insanlara baktığımızda illa ki, yaşam şartları itibariyle, hayatta hoşnutsuz olunan ve değiştirmek istenen birçok şeyi sıralayabiliriz. Oysa bizim başımıza veya hayatta en yakınımız olan insanların başına, ölümcül hastalık, ömür boyu sakat, kör ya da felç kalma gibi geriye çevrilmeyecek felaketler gelse, herhalde insanların çoğu eski hayatlarını geri kazanabilmek için birçok şeyini feda etmeye razı olurdu.

Aslında insanların bu genel memnuniyetsizliğin ve doyumsuzluğun nedeni, yaşama bakışlarının daha çok dünyevi hayatla sınırlı olmasından kaynaklanmakta olduğudur. Zaten insan yaşamındaki koşuşturmanın, hırsların, arzuların altında yatan amaç da genellikle dünyevi refahı arttırmaya ve kendini bu şekilde tatmin edip, gözünü doyurmaya dayalıdır.

İslami açıdan bakıldığında ise olması gereken, her şeyden önce hayrın da, şerrin de Allah’tan geldiğini bilip dünyevi hayatın aslında bir imtihan yerinden ibaret olduğunu kavrayabilmektir. Allah’ın herkesi sağlık, imkân, kültür, kapasite, zekâ, dış görünüş gibi açılardan derecelere ayırdığını ve kendi derecemiz neyse, bizi verdiği kadarıyla imtihan ettiğini de bilmemiz gerekir. Yaptığımız seçimlerde de dünyevi çıkarların, Allah’a karşı olan sorumluluklarımızla çatıştığı noktada kesinlikle kendimizi tutmayı ve mantıki açıdan doğru olduğunu bildiğimiz şeyi, nefsimiz istemese dahi seçebilmeyi öğrenmeliyiz. Yani önemli olan şey hayattaki önceliklerin neler olduğunu kavrayabilmektir. Kavradıktan sonra ise yapılması gereken, aşılmaması gereken dünyevi sınırların bir prensip haline getirilip, hiçbir şartta prensipleri çiğnememek ve ileride aynı olaylarla karşılaşıldığında yapılması gereken seçimin farkında olunarak nefsimizi terbiye etmiş olmak.

Sonuç olarak dünya hayatı o kadar aldatıcı ki, insan çevresinin de etkisiyle, kendisini bir anda hayatın hızına kaptırıp fark etmeden sürüklenmeye başlayabiliyor. Açıkçası geçip giden her anın Allah tarafından bilindiğinin farkına varmak ve tüm bunların aslında ahiretteki gerçek hayatımızın nasıl olacağını belirleyecek olan imtihanın bir parçası olduğunu düşünmek biraz tüyler ürpertici… Ne yazık ki hiç birimizin ne zaman öleceği de belli değil ve öldüğümüz anda imtihanımız ikinci bir şans verilmemek üzere sona eriyor…

Selam ve Dua ile…

 

53 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu FethiyeOscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklam? Gizle