Hoşgeldiniz  

RAMAZAN, BÜTÜN HAYIR VE BEREKETİ ÜZERİNDE TOPLAR

4. M. Said Çelik | 21 Mayıs 2019 | KöşeYazar

 

 

Maneviyat önderlerimizin büyüklerinden İmam-ı Rabbani hazretleri, mektubat adlı eserinde Ramazan ayını şöyle anlatır: “ Bu ayın Kur’an’la çok ciddi münasebeti vardır. Kur’an’ın bu ayda inmesinin hikmetlerinden biri de budur. Ramazan ayı bütün hayır ve bereketleri özünde toplamaktadır. Bütün bir sene boyunca insanın mazhar olabileceği hayır ve bereketlerin hepsi bu ayın bereketli denizinden bir damladır. Bu ay içinde oluşturulan birlik beraberlikler, yıl boyu sürecek birlik beraberliklerin sebebi ve çekirdeğidir. Bu beraberlik sadece insanlarla ve dostlarla değil Kur’an’la, ibadet ve zikirle olan beraberliktir.”

Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere Ramazan ayı bir senelik maneviyatımızın temel dinamiğidir. Bunun şuurunda olarak bu ayı her türlü lüzumsuz ve faydasız işten uzak kalarak, en fazla da Kur’an okuyarak değerlendirmek hem Kur’an’ın hem de Ramazan’ın memnuniyetini kazanmamıza vesile olacaktır. Ne mutlu o kimseye ki Ramazan kendisinden memnun, Kur’an da ondan razıdır.

Ramazan’ın hemen her gelişinde, gökten inen bir sekine gibi, o semavi renk, cazibe ve şivesiyle iner aramıza ve duyurur büyüsünü ruhlarımıza. Biz onu, o bir aylık misafirliği ile her gelişinde o kadar tılsımlı buluruz ki, geldiği gibi hep taptaze kalır aramızda ve giderken de bir hasret ve hicran bırakır içimize… Bir sene boyu yenden dönüp geleceği günleri bekleriz….

Ramazan’ın sadece hassas kalpler tarafından duyulup sezilebilen öyle bir yanı vardır ki, nefislerimizi arındıran, gönüllerimizi tertemiz eden, hislerimizi bileyen ve her gelişinde bize yepyeni bir dil ile çok farklı şeyler anlatan, işte bu yönü ile o, hiçbir zaman solmaz, renk atmaz bağlılarını bıktırmaz. Aslında o gelirken, aylarla günlerle oynaya oynaya, mevsimden mevsime atlaya atlaya hep bir farklılık sergileyerek gelir; gelir ve gönüllerimizde mevsimlerin havası, rengi ve deseni ile tüllenir.

Bazen Ramazan o semavi sıcaklığını karı-kışın bağrına boşaltır; bazen yaz günlerinin hararetiyle bütünleşerek bize iradelerimizin hakkını vermeyi hatırlatır ve bir manada azmimizi biler, basiretlerimize kalbi ve ruhi hayat ufkunu gösterir. Bazen şebnemler gibi bahar çiçekleri üzerine konar ve bize diriliş şiirleri söyler; bazen de hazanın kasvetini semavi neşvesiyle (sevinciyle) delerek bizi dünyeviliğin darlıklarından uhreviliğin ferah-feza iklimlerine alır götürür…

Allah Teâlâ sabrın hakkın açıklanması, haklı mücadelenin devamını ve yayılmasını sağlayan direnme, metanet, cesaret ve azim gücü olduğunu şöyle ifade eder: ‘‘ Zamana yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan apaçık ziyan içindedir. Ancak inanlar, yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.’’ (Asr suresi1-3) İşte oruç, ziyan içinde sabra sırt dönülerek yaşanan bir hayatı yasaklar. Kul, karşılaştığı sıkıntı ve belaların verdiği üzüntüyü sadece Allah’a arz eder ve O’ nun yardım ve lütfunü ister. Hakiki kul, Şekva (Yakınma, sızlanma) dediğimiz şikâyeti sadece Allah’a sunma. Rabbi’nin kendisi için dilediğine rıza gösterme…

“ Rabbimiz bize bol bol sabır lütfet, bizleri azimli ve sebat kıl” ayeti, bizlerin Rabbimizden daima sabır sahibi insanlar içerisinde O’nun huzuruna çıkmayı dilememizin önemini hissettirmektedir. Bu duayı yaşamanın anahtarı ise, sabrı öğrendiğimiz oruca sarılmaktır. Orucu kendimize yoldaş ve sırdaş kılmaktır.

İnsanı başarıya ulaştıran ve mutlu kılan ahlak kurallarının başında sabır gelir. Kur’an-ı Kerim “ Sabrediniz, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara suresi 153) buyurarak Rabb’in muhabbetinin ve yakınlığının sabreden insanların gönlünde hep bir çiçek gibi açacağına işaret ederken, sabredenlere Rablerinin de her durum ve şartta yakın olacağını ispat etmektedir. Allah bir kimse ile beraber olursa O’nun mutlu bir sonuca ulaşması, iki cihanda da umduklarına nail korktuklarından emin olması mümkün olduğundan Rabb’imiz, “ Sabredenleri müjdele.” (Bakara suresi 155) buyurmuştur.

Oruç bize sabrı hediye ettiğinde, aslında Rabb’imizin ikramlarının müjdesini bize sunmaktadır. Yüce Allah, “ Sabret, Allah’ın vaadi haktır.” (Rum suresi 60) buyurarak insanlara sabrın en güzel ilaç olduğunu vurgulayarak onlara sabrı emretmiştir. Sabır ilacını ruhun her zerresine yayan şırınga ise, oruçtur. Bu nedenle Ramazan’ın en güzel hediyesi, oruçtur. Orucun en güzel hediyesi ise, sıkıntıyı hazmetme sanatı olan sabırdır. Ne mutlu her zerreye oruç tutturarak sabır şerbetini içenlere…

Selam ve Dua ile…

saidcelik-300x219

 

 

 

18 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu FethiyeOscar Rent A Car * * * * *

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle