Hoşgeldiniz  
ford_940x100_courier

MÜ’MİN OLMANIN ÖZELLİĞİ

4. M. Said Çelik | 11 Haziran 2019 | KöşeYazar

 

 

İçinde yaşadığımız toplumda birbirlerinden farklı karakterlere sahip yüzlerce insan yaşar. Kimi kıskanç, kimi hırslı, kimi hoşgörülü, kimi sinirli, kimi kavgacı vs. saymakla bitmeyecek kadar çok karaktere ve huya sahip milyonlarca insan.

İyilerin ve kötülerin bir arada yaşadığı dünyamızda, mü’minler, münafıklar, müşrikler ve küfür de bir arada yaşar ve gösterdikleri ahlakla birbirlerinden keskin bir bıçak gibi ayrılırlar. Günlük hayatta yaşanan olaylara bakış açıları ve gösterdikleri tepkilerle mü’minler, farklı bir güzelliğe ve asalete sahiptirler. Allah’ın kendileri için takdir ettiği kaderi büyük bir nezaketle izleyerek en güzel davranışı sergiler ve Allah’ın rızasını kazanmayı amaçlarlar.

İş yerinde, çarşıda, pazarda, trafikte ya da herhangi bir ortamda yaşanan olumsuzluklarda, Allah’ı unutan insanların verdiği tepkilerle, mü’minlerin sabırlı ve sakin tavırları arasında büyük bir fark vardır. Mü’minler nefislerini tatmin etmek yerine Allah’ın hoşnut olacağı tavrı göstermeyi hedefledikleri için hırs ve öfkeye kapılmazlar. Cahiliye insanları gibi ani tepkiler vererek geri dönüşü olmayan hatalara düşmezler.

Mü’minler sahip oldukları her şeyin tek sahibinin Allah olduğunu çok iyi bilirler. Zenginlikleriyle övünen ve gücü kendilerinde gören insanlardan farklı olarak mallarını, Allah yolunda harcar ve israfa meyletmezler. Kazandıklarıyla sevinen ve onlarla dünyada oynayıp oyalananların karşılaşacakları sonu bilirler ve bu hataya düşmekten sakınırlar. Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“ İnkâr edenlerin diyar diyar dönüp-dolaşmaları seni aldatmasın. Bu az bir yararlanmadır. Sonra bunların barınma yerleri cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o!” ( Ali İmran suresi 197)

Mü’minler yeryüzünde yaşayan en güvenilir insanlardır. Çıkarları uğruna yalana dolana ve çirkin oyunlara asla başvurmazlar. Adaleti ve hakkı gözetirler. Her koşulda Allah’ın rızasını kaybedecek tüm ahlaksız davranışlardan titizlikle kaçınırlar.

“ Mü’min iki korku arasında yaşar. Biri geçmiş hayatı hakkındadır ki, Allah Teâlâ’nın, geçmişinde yaptıklarından dolayı nasıl muamelede bulunacağını bilmez ve korkar. Diğeri ise geri kalan ömrüne dairdir ki, bu hayatında da Allah Teâlâ’nın, hakkında neyi takdir ettiğini bilmez. O halde kul, bizzat kendinden kendi nefsi için, dünyasından ahireti için, hayatından ölümü ve gençliğinden ihtiyarlığı için (ibadet ve iyilik yaparak ) azık edinsin. Zira dünya sizin için, siz ise ahiret için yaratıldınız. Varlığım, yed-i kudretinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, öldükten sonra affettirecek bir amel yapılamayacağı gibi, dünyadan sonrada cennet ve cehennemden başka gidecek yer, yurt yoktur.” (Beyhaki, Şuabu’l-iman 7/360)

Bu hadis Efendimiz (s.a.v)’in Medine’de okuduğu hutbenin bir bölümüdür. Hutbe, Allah’ın ahkâmını, yani dinin hükümlerini, etkileyici bir üslupla Müslümanlara ifade ediyor. Hadiste veciz ve etkileyici bir üslupla mü’minin nelerden korkması gerektiği hususu anlatıyor.

O takdirde önümüzde duran husus, dünyada ahiret için azık edinme meselesidir. Dünyada varlık adına kendisine verilen her şeyi, yani nefsini, gençliğini, hayatını, ahireti için kazançlı hale getirmeye çalışmak en doğrusu olsa gerek. Zira dünya bizim için yaratıldı. Biz de ahiret için yaratıldık. Dünyaya bu şekilde bir bakış, bizi kurtarabilir. İşte yukarıdaki hadiste Efendimiz (a.s), yemin ederek buyuruyor ki, öldükten sonra artık işlediğimiz günahlardan dolayı affettirme imkânımız yok. Dünyadan sonra da cennet ve cehennemden başka gidecek yer yok. Dünyaya böyle bir bakış mü’minlerin bakış açısıdır.

Evet, Kur’an ahlakına uygun yaşamayan insanlar tamamıyla kötü ahlak özelliklerine sahiptir diyemeyiz. Allah her insanı vicdanlı olarak yaratmıştır. Ancak Allah korkusu olmayan bir insan şeytanın telkinlerine açık olduğu için normalde gösterdiği güzel davranışları zor anlarda göstermeyi başaramaz. Her konuda güzel ahlakı gösterebilmek ve bunda kararlı olabilmek için Allah inancının ve korkusunun tam olması şarttır. Mü’minin en büyük özelliği budur. İbadetinde ve inancında kararlı ve süreklidir. Zamana ve mekâna göre değişmeyen bir karaktere sahiptir.

Allah’ın sevgi ve rızasını kaybetmemek hepimiz için amaç olmalıdır. Şeytanın bizi bu yoldan uzaklaştıracak tüm telkin ve vesveselerine kulaklarımızı tıkayarak bu güzel ahlaka sahip olabiliriz. Kalbimizi, beynimizi Allah ile dolduralım ki şeytan sızacak bir yer bulamasın. Dünya bizleri, süsleri ve oyunlarıyla aldatmasın. Yüreğimiz, aklımız her zaman Allah korkusu ve Peygamber sevgisi ile dolu olsun.

Selam ve Dua ile…

saidcelik-300x219

 

 

72 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.