Hoşgeldiniz  
.................................................................................. ...................................................................................

MESLEK LİSELERİ

Tuğrul Yılmaz | 28 Haziran 2014 | KöşeYazar A- A+

MESLEK LİSELERİ

Ben biliyorum ki sizlerde çok iyi biliyorsunuz, bir mesleğin okulu olur o okulu okur mesleğin sahibi olursunuz. Bir mesleğin Lisesi varsa o meslek o kurumda öğrenilemez. Çünkü liseler genel anlamda öğrencileri üniversiteye hazırlar mahiyette eğitim kurumlarıdır. Üniversiteye gitmek için mutlaka lise mezunu olmanız gerekir. Yasalar bunu istiyor.

Her hangi bir zanaatın sahibi olmak isteniyorsa üniversite okumak gerekli değildir. Olmamalıdır da. Doğanın gereği olarak ve doğal olarak, her insan aynı derecede akıl, fikir ve beceri donanımına sahip değildir. Bu nedenle üst eğitim almak konusunda gerekli yeteneksel donanıma sahip olmayan çocuklarımızı tanrının buyruğudur anlayışı ile zoraki olarak liseye yollayamaz, liseyi okumaya zorlayamazsınız.

Sanat ile Zanaat arasındaki farkı algılamadan düz bir algı ile ikisini de aynı sepete koyarsanız, baştan yanlış yaparsınız. Aynen Ulus ile Millet algısında olduğu gibi. Kimin Ulus, kimin Millet olduğu ayırdını fark edemiyorsanız birilerinin değirmenine sürekli su taşırsınız.

Sanat: Bir duygunun, tasarımın yada güzellik ve inceliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü, yada anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılıktır.

Zanaat: İnsanların maddeye dayanan gereksinimini karşılamak için yapılan, öğretim ile birlikte deneyim ve ustalık gerektiren iştir,

Alt eleman, ara eleman ve üst elman konusunda bizim yetkililer ve özellikle kendilerinden çok faydalar beklediğimiz ve bilimsel tezleri savunan Üniversitelerimiz kendilerinden beklenen ışık ve aydınlatmayı ne yazık ki verememektedirler.

Ülkemizde anlamsız bir şekilde ve yöntemlerle her çocuk liselere ve bunun doğal sonucu olarak üniversitelere yollanarak bir baltaya sap olması isteniyor. Herkes üniversite veya yüksek okulu okuyarak bir meslek ve zanaat sahibi olmalıdırlar saplantısı içindedirler.

Olmaz, olmuyor da. Bizim ülkede sistem yukarıdan aşağıya doğru zorlanıyor. Yani üniversiteyi veya yüksek okulu bitireceksin geriye dönüp alt elaman olarak sanayide çırak – kalfa olacaksın isteniyor. 20-22 yaşına gelmiş ve de yüksek eğitimi bitirmiş birisini sanayiye gönderip sen çırak olacaksın diyemezsiniz. Yani bu kişiden alt eleman veya ara elaman olmaz.

Alt Elaman: 8-10- yıllık temel eğitimden sonra 2 yıllık meslek okullarında verilecek eğitime paralel olarak sanayide alınacak pratik ile donatılmış kişidir. Ülkemizde ciddi anlamda alt eleman açığı bulunmaktadır. Bu açığı yüksek okuldan mezun edilecek kişilerle kapatmak gibi bir arayış tam anlamı ile dangalaklık olur. Bu güne kadar zorladılar olmadı. Üst eğitim almış kişiden alt eleman olamaz.

Ara Elaman: Alt elaman ile üst elamanın arasında teknisyen seviyesindeki elamanlardır. Bu elamanlar her iş kolunda mutlaka bulunmalıdır. Yine bu seviyede çalıştırılacak kişiler lisans değil ön lisans eğitimi almış kişiler olmalıdır. Daha açıkçası üste elamandan ara eleman da yapamazsınız. Bu zorlamayla gerekli performansı – verimi alamazsınız. Aynı eğitimi almış iki kişinin birisini ara elaman diğerini üst elaman olarak görevlendirirseniz iş ve ortam barışını sağlayamazsınız. Alt eleman ile üst elaman arasında teknisyen pozisyonunda ara elaman konumunda ön lisans eğitimi almış kişiler, görevliler bulunmalıdır.

Kademeleri doğru kurarsanız ve eğitimini ona verirseniz kimlerin hangi nitelikte olmaları gerektiğini doğru kurgularsanız ve bu doğrulta eğitim sisteminizi kurarsanız sorun ortadan kalkar.

1258 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,9703
EURO 8,2019
BIST 1,1749
ALTIN 441,54

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle