Hoşgeldiniz  
...............................................................................................

KOVİD-19 SIRASINDA İNSANLIĞIN HATIRLADIĞI ÇEVRE

Erkan Ilik | 01 Haziran 2020 | Genel, Güncel, gundem, Siyaset, siyasi A- A+

KOVİD-19 SIRASINDA İNSANLIĞIN HATIRLADIĞI ÇEVRE

DOĞANIN İNSANLARA ÇAĞRISI

Benimle oynama

Dengemi bozma

 

Dağı taşı düz ettin

Ağaçları kesip yok ettin

 

Değiştirdin mevsimleri

Kirlettin denizleri

 

Her tarafa apartmanlar diktin

Binlerce yıllık toprağı yok ettin

 

Her maddeyi yaktın havayı bozdun

Bazen hastalıklara çare bulamaz oldun

 

Bazen yokluk

Bazen kıtlık

Bazen açlık

Ey insanoğlu

İntikamda alırım

Derste veririm

 

Bazen çığ

Bazen sel

Bazen heyelan

Ey insanoğlu

İntikamda alırım

Derste veririm

 

Bazen fırtına

Bazen yangın

Bazen kuraklık

Ey insanoğlu

İntikamda alırım

Derste veririm

 

Bazen su kalmaz

Bazen bitki olmaz

Bazen yiyecek bulunmaz

Ey insanoğlu

İntikamda alırım

Derste veririm

 

Bazen savaş

Bazen salgın hastalık

Bazende dedin yastayım

Ey insanoğlu

İntikamda alırım

Derste veririm

 

Hayvanların cinsini karıştırdın

Bitkilerin genlerini değiştirdin

 

Hani her derde çare bulurdun

Salgından dolayı evlere kapandın

 

Bazen gübreleme

Bazen zehirleme

Bazende pazarlama

Ey insanoğlu

İntikamda alırım

Derste veririm

 

Çevre zarar görmeyince

Doğa çiçeklerle bezendi

Canlılar için hayat güzeldi

Ey insanoğlu

Bunların sebebi sensin

Doğal dengeyi bozma

İntikamda alırım

Derste veririm

Alim YÖRÜK

 

 

İnsanlık tarihini incelediğimiz zaman insanlık çok zor salgınlar hastalıklar, doğal afetler ve savaşlar geçirmiştir. Hayat normale dönünce yine doğaya ve çevreye zarar vermeye kaldıkları yerden devam etmişlerdir. Kovit-19 salgınında bu kadar insan ölünce, salgın sonrasında insanlık neler yapabiliriz diye çareler aramaya başladılar. Bu çareleri genel başlıklar altında toplayacak olursak, şöyle sıralayabiliriz,

  1. A) Bilim ve teknolojiye yatırım yapıp ayakta kalmak
  2. B) Dünya insanlığı fiziksel, sosyal, bilimsel, ekonomik, bilişim vb. alanlarda kopuk olmadığı ortaya çıkmıştır. (Dünya bir bütündür)
  3. C) İnsana ve insanlığa değer vererek. (Sağlık, beslenme gibi alanlara yatırım yaparak )
  4. D) İnsanlığı ilgilendiren her alanda yerli ve milli değerlere önem vermek
  5. E) Çevre ve doğayı koruma

İşte burada çevreyi ilgilendiren ana başlıkları sayarak onlar hakkında açıklamalar yapıp bilgi sunmak istiyorum. Bu başlıklar doğa toprak yapısı, Ağaçlar ve ağaçların yok edilmesi, hava kirliliği ve küresel ısınma, denizlerin kirliliği ve tatlı suların kaynaklarının tüketilmesi

 

DOĞAL TOPRAK YAPISININ BOZULMASI

 

Toprak kirliliği; toprağın, insan etkinlikleri sonucu oluşan çeşitli bileşiklere bulaştırılmasını takiben, toprakta yaşayan canlılar ile yetişen ve yetiştirilen bitkilere veya bu bitkilerle beslenen canlılara toksik etkide bulunacak ve zarar verecek düzeyde anormal fonksiyonda bulunmasını, toprağa eklenen kimyasal materyalin (Kimyasal Gübreler) toprağın özümleme kapasitesinin üzerine çıkması, toprağın verim kapasitesinin düşmesi şeklinde tanımlanabilir.

Bunun yanında doğanın binlerce yıl biriktirdiği toprağın yok edilmesi. (Erozyonla, Yapılarla doldurarak, ağaçları  kesip çöl haline getirerek.) Tüm canlıları üzerinde barındıran besleyen toprak yok olunca insanlarda da salgın hastalıklar başlıyor. Bitkileri yok etmenin ve ağaçları kesmenin nelere yol açtığını görelim.

AĞAÇLARIN  KESİLEREK  İNSANLARIN DOĞAL BESİN KAYNAKLARININ YOK EDİLMESİ

 

Dünyamız da tıpkı biz insanlar gibidir. Dengesi bozulduğunda, olması gereken olaylar olmadığında dünyamız nefes alamaz ve kötü bir hal alır. Dünyamızın nefes almasını sağlayan organları (ağaçlar, çayırlar, bitkiler vb.)vazifesini gören ağların kesilmesinin zararları konusunda sizlere bilgi vereceğiz.

Oksijen kaynaklarımız olan ağaçlar aynı zamanda endüstriyel olarak bir çok alanda kullanılan bir ham maddedir. Çevremizi ve doğal ortamları güzel hale getiren eşsiz birer varlık olan ağaçlar, aynı zamanda doğada bir çok canlının doğal yaşam alanlarını da oluşturmaktadır.

Saymakla bitmeyen bir çok faydası olan ağaçların günümüzde ise hızla kesildiğine defalarca kez şahit olmaktayız bu durum ise aslında gün geçtikçe dünyanın sonunu getirmektedir. Eğer bu hızla ağaçlar kesilmeye devam edilirse dünya bir felakete sürüklenmektedir.

Ağaçların kesilmesiyle birlikte dünyada oksijen oranı da düşmektedir bu da insanların ve diğer canlıların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Ayrıca canlılar için doğal yaşam alanı olan ağaçlar kesildiğinde canlılar da evsiz kalmaktadır. Bununla birlikte heyelan gibi doğal afetlere de temel hazırlanmış olur. Ayrıca bitkilerin ve ağaçların kökleri ile tutulmayan topraklar erozyona neden olur. Bu durum insanların geleceğini yok ettiğini gösterir. (Canlıların yaşam alı olan onlara hayat veren toprağın yok olması ile oluyor.)

HAVA KİRLİLİĞİ VE OLUŞUM ŞEKİLLERİ

“Trafik, ulaşım, endüstri ve ısınmadan kaynaklanan kirleticiler (antropojenik kaynaklı) hava kirliliğinin başlıca etkenleridir.”

Soluduğumuz hava kalitesi sağlığımıza doğrudan etkisi olduğu herkesçe ve çağlardan beri bilinmektedir. Normal olarak havanın %78,084’ü Azot (N2), % 20,946 Oksijen (O2), %0,934 Argon (Ar), %0,035 Karbondioksit (CO2) oluşturmaktadır. Geriye kalan % 0,001’i Neon (Ne), Metan (CH4), Helium (He), Hidrojen (H2) ve Kripton (Kr)’dan meydana gelmektedir. Ayrıca Atmosfer kütlesinin yaklaşık %0,25’i su buharıdır.

Dolaysıyla insan sağlığını veya çevresel dengeleri bozacak şekilde havanın birleşiminin değişmesine ya da havada bulunmaması gereken maddelerin havaya karışmasına hava kirliliği denilir.

Hava kirliliği, nüfusun artması, kentlerin büyümesi, endüstrinin gelişmesiyle artan oranda ve değişen içerikte etkilerini sürdürmektedir. Lokal bir kaynaktan salınan hava kirleticiler yerel etkiler gösterirken, kent merkezlerinde enerji tüketimi, fosil yakıt yanması, motorlu taşıtların artmasıyla hava kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Bölgesel taşınımlar, asit depolanması, artan sera gazları, troposferik ozon üretimi bugün hava kirliliğinin küresel boyutlara ulaşan etkilerini ortaya koymaktadır. Trafik, ulaşım, endüstri ve ısınmadan kaynaklanan kirleticiler (antropojenik kaynaklı) hava kirliliğinin başlıcaları iken; meteoroloji, topografik yapı, dispersiyon ve kimyasal dönüşüm süreçlerinin hava kirliliği ve iklim üzerindeki etkileri artık daha iyi bilinmektedir. Hava kirleticilerinin çevreye ve insan sağlığına etkilerinin zaman, mekan, etki süresi, konsantrasyon ve diğer karakteristiklerine bağlı olduğu bilinmektedir. Hava kirliliği bir yandan kalp ve akciğer hastalıklarına bağlı ölüm oranını artırırken, diğer yandan bu hastalıklara bağlı hastane başvurularını artırmaktadır. Bundan başka, hava kirliliği özellikle çocukların akciğer gelişimini olumsuz etkilemekte ve kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi kronik hava yolu hastalıkların prevalansını artırmaktadır.

Hava kirliliğinin olumsuz etkileri, bir alıcı ortama ulaşması, temasta bulunması ve karşında meydana gelmesi ile anlaşılabilmektedir. Bu durumda hava kirliliği etkilerinin anlaşılması için aşağıdaki özelliklerin bilinmesi gerekmektedir.

  • Alıcı ortama ulaşan kirleticilerin doğal, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri,
  • Alıcı ortam özellikleri (insan, hayvan, bitki, nesli tükenmekte olan türler, tüm popülasyon veya ekosistem),
  • Kişilerin mevcut sağlık durumu,
  • Ekosistem şartları,
  • Kirleticilerin kimyasal kompozisyonu ve fiziksel formu,
  • Kirleticilerin saf veya bir karışım içinde olduğu,
  • Organizmanın veya kişinin kirleticiye karşısında şekli (gıda, içecek, hava veya cilt yoluyla)

DÜNYADA OLUŞAN KOVİD-19 SALGININDAN SONRA TÜRKİYE DE ÇEVREYE OLAN DUYARLILIK NE OLMALIDIR? BİZLERE DÜŞEN GÖREVLER NELERDİR?

 

Türkiye coğrafi konumu bakımından dünyanın önemli kara parçasının bulunduğu yerlerden biridir. Kara, deniz ve hava oluşumu ve hareketleri bakımından Asya, Avrupa ve Afrika ana karalarının geçiş noktası olarak bilinir. Bu üç ana karanın kara, deniz ve hava özelliklerini Türkiye üzerinde taşımaktadır. Doğanın mevcut yapısını bozmadan yerli ve milli olan değerlerimize sahip çıkarak, atalarımızın her yönden kendi kendimize yeter üretme, ihtiyaçlarımızı giderme tüketme yolunu seçmeliyiz. O halde bize düşen görevleri şu şekilde sıralayabiliriz;

1-Ülkemizin her yönden kıymet ve değerini bilmeli korumalıyız

2-Eğitimin her aşamasında doğanın ve çevrenin önemini çocuklarıma öğretmeli yaşam standartı haline getirmeliyiz.

3- Küresel güçlerin ortak hareket ederek çevreye zarar vermesini önlemek için ortak hareket edilmesini sağlamak

4- Devletlerin çevreye zarar vermemesi için her türlü yasal zorunluluğu yaptırım gücü olarak kullanılması sağlanmalı

5-Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmelidir. (Güneş, rüzgar, biyokütle, jeotermal, hidroelektrik, hidrojen ve dalga enerjileri kullanılmalıdır.

6-Sanayi atıklarını çevreye zarar vermeyecek hale getirerek geri dönüştürmeliyiz.

7- Küresel ısınmayı tetikleyen yakıt türlerinden kaçınmalıyız. (Otomobil, sanayi, ısınma, serinleme vb. alanlarda küresel ısınmaya yönelik yakıt kullanılmamalı)

SONUÇ OLARAK; Tüm canlıların direncini kıracak her türlü etkileşimden kaçınmalıyız. (Doğal dengeyi bozacak uygulamalardan kaçınmalıyız.)

KÖŞE YAZARI      Alim YÖRÜK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1369 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,8578
EURO 7,7802
BIST 1,1332
ALTIN 399,28

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle