Hoşgeldiniz  
..................................................................................

köşe yazısı davut fen ÇOCUKLUĞUMUN HEYECAN VERİCİ FABRİKA BACALARI

Erkan Ilik | 20 Ocak 2020 | Kültür A- A+

 

ÇOCUKLUĞUMUN HEYECAN VERİCİ FABRİKA BACALARI

Bizim çocukluğumuzda çoğu zaman durağan yaşamıyla bize sıkıcı gelen kasaba yaşantımızda bazı bazı değişiklik arayaşlarına kalkıştığımız günlerimiz de olurdu. Kasaba sınırlarını aşıp gitmek bu hareketlerimizden biriydi.

Kasabamızdan güneye, aşağılara doğru inip giden bir yolumuz vardı. Beş-altı kilometre aşağımızda adını hemen her gün duyup durduğumuz hareketli bir yerimiz bizde hep merak  uyandırırdı.

Bir gün bizim büyüğümüz olan ağabeylerimizin peşindeydik. Onlar nereye gidiyorlarsa ben de onlarla olmayı yeğledim. Kasabadan çıkıp gitmekteydiler. Bende peşlerindeydim. Baktım o kasabadan aşağılara inip giden yol boyundayız. Yolun aşağılara uzanıp giden sol yanı hep uçurum. Uçurumun dibinde de kasabadan beri akıp gelen deremiz yer almaktaydı. Çeveresi de bahçelerle çevrili. Epey bir ilerleyip gidince ağabeyim beni uyarıyor;”Akşam evde bubamıza söylemek yok ha!” Durmadık, hep aşağıya yollandık. Bir köprüyü geçtik. Yol bir süre sonra uzun uzadıya doğrulu verdiğinde karşımıza uzun uzun gökyüzüne boylayıp gitmiş fabrika bacaları çıkıverince ağzım açık kaldı, gözlerim daha bir açıldılar. Yüreğimin atışı da artmış olmalıydı.

O yüksek fabrika bacalarının yanlarına varınca çalışıp duran makinelerin kulakları tırmalayıcı gürültülü sesleri gelmeye başlamışlardı. Her bir yandan da buğular çıkmaktaydı. Hemen o ara gözüme sayılarını belirleyivermiştim. Bir elimin parmaklarını geçen sayıdaydılar. İşte o yüksek bacaları topluca görü vermiştim. Diplerindeki geniş araziler içinde de İstiflere alınmış, biçilmiş keresteler her bir yandaydı. Tomruk istifleri de bir başka yerdeydiler. Oralarda hareketli çalışanlar gözümüze ilişmekteydi.

Yürümekte olduğumuz yolun sağ yanında da demiryolu görünüyordu. Sanırım o aralar bir de tren görmüştük. Hayretler içindeydim. Biz onları ilk kez görüyorduk. Arkasında peşpeşe dizili vagonları vardı. En önde yer alan lokomotif denen karmaşık yapılı makinenin ise hiç durmayan gürültüsünü duymaktaydık. Ötesinden berisinden de buharlar çıkartmaktaydı. Hele bir de düdüğü var dı ki, çaldığında yeri göğü inletiyordu.

Bu yüksek fabrika bacalarının olduğu yer kasabanın epey bir aşağısındaydı. Kasabanın lağım sularının akıtıldığı deremiz de, başka yerden gelen iki başka dere de bu vadide bir araya geliyorlardı. Tren İstasyonu’muzda buradaydı. O adından çok söz ettiren Devlet Kereste Fabrikamız da bu vadideydi. İki Orman İşletme’mizin olduğu kasabamızın geniş geniş alanlara yayılan tomruk istif depoları ile Orman Fidanlığı’mız da burada yer almaktaydı. Hatta ana Orman İşletme’mizin büyük Tamir-Bakım Atölyesi de burada hizmet veriyordu. Dahası da var; o adından söz ettirip duran küçük ölçekli bir tren sayılan Dekovil Hattı İşletmesi de buradaydı. Devlet Kereste Fabrikası’na uzak orman içlerinden tomrukları biçilmek için buraya taşımaktaydı.

Biz o Devlet Kereste Fabrikası’nın iş başı ve paydos boru sesini saat olarak algılayarak hareket ederdik. Bizim okul bahçesine yollanışımız o boru sesiyle ilintili olurdu. Çünkü ne babalarımızda ne hanelerimizde saat bulunmuyordu.

Burası öyle bir yerdi ki, kasabaya apayrı bir yaşam sunan çalışma merkeziydi. Kasabada doğru dürüst araç yoktu ama Kereste Fabrikamız’ın işçilerini gündüz de gece de yapılan o vardiyalara götürüp getiren bir otobüsleri vardı. Bizim o İstasyon mıntıkamız bakkallar, terziler, ekmek fırınları, berberler, kahvehanelerle ve kalabalık okul öğrecileri ile capcanlı yerdi. Yörük, Kürt, Göçmen ve Göçebe mahalleleri vardı. Yakınında yer alan dört beş köy halkının kol gücü burada değişik çalışma alanında kendine yer bulurlardı.

Şiddetli kavgaların yaşandığı, hatta ölümlerin olduğu da duyulan yerdi orası.

Bizim çocukluğumuzun harikalar diyarı;lunaparkı(!) orasıydı. Kasaba yaşantımız orayla kıyas kabul etmeyecek türdendi.

Oranın şimdiki halini ise ne siz sorun ne de ben söyleyeyim; orada in cin top oynuyor, dedikleri türden bir yaşantı işte! Terk edilmiş bir yer konumunda!

İyi haftalar…

 

 

 

 

 

1190 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 7,3393
EURO 8,6232
BIST 1,1744
ALTIN 479,04

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle