Hoşgeldiniz  

KOCA KATRAN

Metin Denizmen | 04 Ağustos 2017 | KöşeYazar

  KOCA KATRAN

Komşumuz Elmalı’ya bağlı, Çığlıkara Ormanlarında, 2019 yaşındaki Koca Katran olarak adlandırılan ulu sedir ağacının peşindeyiz dostlarımla. Bu devasa orman, bin ve iki bin yaşını deviren pek çok ardıç ve sedir ağacına ev sahipliğini yapıyor.

Nicedir, tavşanların, vaşakların arasında süren yolumuz, bizi Koca Katran’ın yanına getiriyor. O an, ağaçlarla konuşan bir şaman, bir kızılderili reisi olmayı ne kadar çok istiyorum.

Issız ormanda, hayranlıkla etrafını saran insanları hissedince, kalp atışlarını dinlemek istedim. Doğu Roma’nın hâkimi Marcus Antonius’un aşığı ünlü Kleopatra için inşa ettiği gemiye, Çığlıkara Ormanlarından güzide sedirleri seçerken, Koca Katran’ın neler hissettiğini, canını nasıl kurtardığını öğrenmek istedim.

Kronolojiye bakılırsa,  o dönemlerde bebekliğini yaşıyor olmalıydı Koca Katran ağacı. Aile bireylerinin, böğürlerine inen baltayla yaşamdan koparken çığlıklarını aradan geçen 2019 yıl unutturabilmiş olabilir mi?

Sonraları, Barbaros Hayrettin, İtalya ve Venedik sahillerine akın ederken kullandığı kadırga ve baştarde’lerin ağaçlarını kendi elleri ile bu ormanlardan seçmiş.

Osmanlı’nın 1464 kilometrelik Hicaz Demiryolu hamlesinin başarısı, Çığlıkara’nın bağrından çıkmış on binlerce travers ile gerçekleşmişti. Süveyş Kanalı’nın kalıplarına döşenen sedirler, insafsızca kesilirken Koca Katran 1500 yaşını aşmış olmanın olgunluğunda gözü yaşlı izlemişti muhtemelen hemcinsleri uzaklaşıp giderken.

Koca Kadran’ı anlatmak, kadraja sığdırmak zor. Dedim ya, bir şaman olup fısıldaşabilseydim ormanın sessizliğinde bitmeyen tükenmeyen sohbetlerle. Kleopatra’yı, Osmanlı leventleri’ni anlatsaydı bana.

Bugünlere ulaşırken, gözlemlediği insanlık dejenerasyonlarını fısıldasaydı sonsuz deneyimiyle. 2.82 metre çapı, 25 metre boyu ile, yanıbaşında insan olmanın sadece fiziki aczini değil, o uhrevi bilincin feraseti altında ne kadar zavallı olduğumuzun ezikliğini yaşadık.

Günümüzde, Elmalı Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılmış 16.000 hektar alanda yaşayan ulu ağaçlar belki de en şanslı dönemlerini yaşıyorlar. Zira, bu ormanlarda katliam tarih boyunca hiç bitmemiş, en büyük kıyımı  İ.Ö 19. yüzyılda bölgeyi işgal eden Mısırlı’lar, her yıl 10.000 sedir ağacını kesip İskenderiye limanına taşımakla yapmışlar.

Ama, ne hikmetse, bunca katliama rağmen Mısırlılar’ın güneş tanrısı Ra’dan itibaren, tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarına kadar, sedir ağaçları için, büyüklüğün, gücün, zenginliğin ve onurun simgesi olarak nitelendirme yüzsüzlüğünü gösterebilmişler.

Binlerce yılın komşuluğunda, ardıç ağaçları ile, pek çok yaban hayvanı ve eteklerini süsleyen hüsnüyusuf, menekşe, ballıbaba ve bir renk şölenini andıran geven çiçekleri ile yarattıkları muhteşem ekosistem içerisinde dostça sürdürmüşler ilişkilerini.

Bir de sürpriz konuğu olmuş Çığlıkara Ormanlarının; “ toplumsal ve bireysel ahlâkın, en önemli ölçütü; bireyin içtenliği ve kendisini tanımasıdır “ diyen Fransız düşünür ve yazarı Andre Gide, ormanın yanıbaşındaki Avlan Gölü kıyısında kurduğu çadırında tam bir ay kalmış 1946 yılında ve her gün ormanda Şah Ardıçların, Koca Katranların arasında yürüyerek, kendi sözünü doğrularcasına kendini tanımaya çalışmış.

Köklerinin yanıbaşında hiç olmazsa bir gece geçireyim derken, homurtuyla Çığlıkara Ormanları’nın yangın kontrol kulesinin bulunduğu Çivkuş Tepesi’ne  homurdanarak tırmanmaya başlıyor bindiğimiz araç.

Kule görevlisi ailenin, beklemediğimiz bir kahvaltı sürprizi ile hemhâl oluyoruz ve Anadolu toprakları’nın yüz akı değerlerine secde isteği ile ayrılıyoruz Çığlıkara Ormanları’ndan…

 

129 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.