Hoşgeldiniz  
...............................................................................................

 KADİR GECESİ

Erkan Ilik | 18 Mayıs 2020 | KöşeYazar A- A+

KADİR GECESİ

 

Kadir gecesi Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına toptan indirilmiş olduğu gecedir. Cebrail (a.s), Peygamberimize (s.a.v) ilk vahyi bu gece getirmiştir. Kadir gecesi Ramazan ayının 27. Gecesi kutlanılmaktadır. Kandillerin en üstünüdür ve gecelerin sultanı olarak isimlendirilmiştir. Kıyamete kadar yüz milyarlarca insana dünya ve ahirette rehberlik edecek olan bir Kitabın yeryüzüne iniş günü ve bunun yıldönümleri elbette ki müstesna bir gündür; merasimlerle kutlanması isabetlidir. Kur’an’daki Kadr suresi vahyin başlangıcından ve bu gecenin büyük kudsiyet, fazilet ve bereketinden, bu gece kâinatı kaplayan ilahi esenlikten bahsetmektedir:

“Biz Kur’an’ı Kadir gecesi indirdik. Bilir misin nedir Kadir gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır Kadir gecesi. O gece Rablerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner… Artık o gece bir esenlik gider… Ta tan yeri ağarıncaya kadar.”

Duhan suresinde ise bu gecenin önemine yemin edilmektedir:

“Açık olan ve gerçeği açıklayan bu Kitab’a yemin olsun ki; biz onu kutlu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz haktan yüz çevirenleri uyarıcılarız. O öyle bir gecedir ki, her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile o zaman yazılıp belirlenir…”

Evet, Bunca senedir gönlünce keyfince yaşadın. Gününü gün ettin ve şimdi eli boş olarak, ömür sermayesi tükenmiş bir vaziyette ve hayatın yarısını harcamış ve geçirmiş bir durumdasın. Fakat hala gönül eğlencesindesin…

Hâlen vicdanın tefessüh etmemiş (bozulmamış) olacak ki, ettiğin haltların akabinde mahzun oluyor ve için için kan ağlıyorsun. Biliyorum belki de günaha girmektense ölümü tercih ediyorsun. Rabbim, günaha gireceksem beni öldür daha iyi diyorsun ve her günahın arkasında, sende binlerce nedamet (pişmanlık) ofları ve yüzünde pişmanlık çizgileri beliriyor. Amma buna rağmen yine kötü adetlerine devam ediyorsun… Yarın bu pişmanlığı da yitirir ve kendini haklı görmeye ve mazeret uydurmaya başlarsın… Vazgeç bu sevdadan!

Ya hu her şey bir tarafa. Değersiz bir iyilikte bulunduğun kimsenin sana karşı yaptığı en küçük saygısızlığını unutamıyor ve affedemiyorsun. Ya seni yoktan Yaratan, sana ruh veren, seni iman ve İslam şerefiyle aziz kılan, ruhunu bedenini en güzel cihazlarla donatan, hem de verdiklerinin birisinin bile olmayışında, yüzlerce noksanlık ve binlerce zarar meydana gelecek olan şu güzel sureti sana veren Yüce Yaratıcıya karşı kulluğunu her halükarda ve en ağır şartlar altında göstermen lazım gelirken; farzlarını ihmal ediyorsun ve haramlardan kaçınmıyorsun. Yüce Mevla’ya karşı böylesine bir saygısızlık ayıp değil de nedir? Ne olursun, aklını başına al da, öyle düşün, kaçtığın yeter artık!

Ümit ederim ki, bu senin için bir ders olur. Zaten tutunacağın ve bel bağlayacağın hiçbir amelin kalmadı. Ya yoktu veya olanı sen silip süpürdün ve neticede iflas ettin. Artık dakikaların aleyhinde işliyor. GEL, RAMAZAN’I ŞERİFİN ŞU SON GECELERİNİ ÖZELLİKLE KADİR GECESİNİ FIRSAT BİLEREK VE FEYZİNDEN İSTİFADE EDEREK KENDİNE GELİP BİR SİLKİNİVER. Kendini Yüce Rahman’ın rahmet deryasına atıver. Hem de oradan çıkmamacasına. Orada Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Şerefli elçiyi (s.a.v) ve yüce dostları bulacaksın. Onlardan birisinin eteğine tutunuver. Merak etme, mutlaka sahil’i selamete çıkar ve kurtulursun; hem de tertemiz olarak. Belki de hiçbir şey olmamış gibi. Haydi, gel, bu kadar direttiğin yeter artık!…

EVET, KISACA BU GECEYİ NASIL DEĞERLENDİRECEĞİMİZE BİR BAKALIM?

Gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru sevgili Peygamberimiz (s.a.v): “ Kim Kadir gecesini sevabına inanarak içtenlikle ihya ederse, geçmiş günahları yargılanır.” Buyurmuştur. (Riyazü’s-Salihin)

Bu mübarek geceyi layıkıyla değerlendirmelerine yardımcı olur ümidiyle birkaç hususu belirtmek isterim.

Bu gece ibadet edilmeli, Geçmiş namazlar kaza edilmeli, Geçmiş namazı olmayanlar nafile namaz kılmalı.

Kur’an-ı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, Kur’an- Kerim’e sevgi ve bağlılıklar tazelenmeli.

Peygamberimize salât-ü selam getirmeli, O’nun şefaatine ümit etmeli, onun ümmetinden olmanın şuuruna ermeli.

Camilere gidip vaaz-u nasihat dinlemeli, kalbi istila etmiş olan gaflet sisleri dağıtılmalı.

Tövbe ve istiğfar yapılmalı, ciddi bir nefis muhasebesi ile hatalardan dönmeye azmedilmeli, hayra yönelme istikametinde iradeler kuvvetlendirilmelidir.

Zikir yapılmalı, tefekkür edilmeli, Cenab-ı Hakkın sonsuz kudretiyle yoktan var ettiği kâinatın inceliklerini tefekkürle gönüllerde iman kuvvetlenir.

Bol bol dua yapılmalı, Zira dua, kulları, Cenab-ı Hakka yaklaştıran en ulvi vasıtadır. Hz. Aişe (r. Anha) anlatıyor: “ Kadir gecesinde nasıl dua edeyim diye Rasulüllah’a sordum. Resulullah’ta şu duayı okumamı söyledi: ‘ALLAHÜMME İNNEKE AFÜVVÜN, KERİMÜN, TUHİBB’UL-AFVE, FA’FÜ ANNİ ‘ (Allah’ım Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet.)” (Tirmizi, Da’avat 89) diye bolca okunmalı.

Kadir gecesinin gündüzünü de tıpkı gecesi gibi değerlendirmek büyük sevaptır. Böyle yapılırsa mübarek gecenin ruhlara aktardığı manevi ışığın izleri Müslümanların kalplerinde derinden hissedilecektir.

Bu gecenin hürmetine, Rabbimizden bütün Müslümanların bağışlanmalarını dilemeliyiz. Kadir gecesinin hayırlara vesile olmasını, kardeşlik ve sevgi-saygı bağlarını kuvvetlendirmesini, İslam âleminin birliğine vesile olmasını niyaz etmeliyiz. Cenab-ı Allah Kadir gecesini en iyi şekilde değerlendiren kullarından eylesin. Kadir geceniz mübarek olsun…

Selam ve Dua ile…

230 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,8627
EURO 7,7519
BIST 1,1288
ALTIN 392,15

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle