Hoşgeldiniz  

İŞTE SEN!

4. M. Said Çelik | 30 Ekim 2018 | KöşeYazar

İŞTE SEN!

Ben çalıştım. Ben kazandım. Ben bitirdim. Ben başardım. Ben dua ettim o yüzden oldu. Ben, ben, hep ben… Bilmez misiniz ki her şeyi Allah yapar; bizi de yaptıklarımızı da O yaratır. Attığımız zaman biz atmayız, Allah atar. Sıkıntıdan kurtaran, güldüren ve ağlatan O’dur. Nutku verip konuşturan Yüce Allah’tır. O yüzden ne güzel konuştum demek ne kadar anlamsızdır.

Kalplerimizi O evirip çevirir. Dilerse kalbimize imanı sevdirir; dilerse inkârı. Rızkı veren, yediren içiren, şifa veren Allah’tır. Uyutan, uyandıran, uykuda çeviren O’dur. Doğru yollarını Allah gösterir. Vicdanımız O’nun kalbimizdeki sesidir. Allah doğrularını bize vicdanımız yoluyla ilham eder; hep doğruyu işaret eder. Sabrı ve kararlılığı kalbimize rapteder. Gücün tümü O’nundur. Rabbi karşısında hiçbir güce sahip değilken neden büyüklenir, gururlanır ki insan?  İlminden dilediği kadarını veren Allah… Serveti sana veren Allah… Güzelliği veren yine Allah… Hiçbiri senin çabanla olmadı. O yüzden kendine benlik verme!

Allah dilemedikçe biz dilemeyiz. Eğer dileyebiliyorsak, dua edebiliyorsak, Allah dilediği içindir. Allah kaderimizde o duayı yaptırmaktadır ve dua gerçekte bizi kaderimizde var olana doğru yönlendirir. İmam Rabbani hazretleri bu konuda, “Bir şeyi istemek, ona nail olmak demektir; Zira Allah kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez.” der. Allah diler ve duamıza icabet eder.

Göğsünde büyüklük isteği değil, Allah sevgisi ve korkusu olmalı. Nefis şeytanla birlikte; senin iyiliğini istemez. Nefsinle iyi geçinme, aksine onu ez! Nefsinin bencil isteklerini gözeterek yararsız ve dünyevi amaçlara yönelme, onun tutkularını gözetme ki ruhun olgunlaşsın.

Bediüzzaman Hazretlerinin, “  Ey taparcasına dünyaya yönelen nefsim! Sen yalnızca dünya için mi yaratıldın ki, bütün zamanını ona harcıyorsun? Sen en önemli görevini bırakıp, binlerce yıl yaşayacakmış gibi, gereksiz işlerle ömrünü geçiriyorsun. ” Sözlerini hatırla…

Allah insanın göğüs boşluğunda iki kalp kılmadığını bildirir. Kalbin bir tane ve yalnızca Allah aşkıyla dolu olmalı. Diğer aşklar zaten O’nun aşkından kaynak bulur. Allah, zaman ve mekândan münezzehtir. Zamanı ve mekanı yaratan O’dur. Kaderini sonsuz öncede hayır ve hikmetle belirleyen de O’dur. İstese de istemese de, teslim olsa da olmasa da her insan kaderini yaşar. Kibir, enaniyet, benlik verme; hepsi şeytanın özelliği. Kendine benlik vermesi onu secde etmekten alıkoydu. Enaniyet, insanı zeki de olsa, tıpkı şeytan gibi ahmak durumuna düşürür. Peygamber Efendimiz (s.a.v), “ Kibirliler kıyamette zerre gibi ayakaltında kalır. Herkes onları çiğner” (Tirmizi) buyurur. O halde ölmeden önce öl…

Dünyanın çekici süslerine aldanmayıp, ölümü sürekli hatırında tut ve sonsuz ahiret yaşamın için hazırlan. Ölümle birlikte gerçekleri gördüğünde, yapmadığın için pişmanlık duyacağın her şeyi yaşarken yap. Yaptığın için ahirette pişmanlık duyacağın şeyleri yaşarken yapma; dünyadan geç. Ete kemiğe benlik verme, et yığını olmaktan çık. Allah’ın ruhundan üflediği mü’min’sen, ruhunu iyi yönde besle. Nefsini beslersen ete dönüşürsün, ruhunu beslersen insan olursun. Allah’ın senin için hayırla yarattığı kaderden hoşnut olup, teslimiyetin lüksünü yaşa. Rabb’ine yakın olur, tam bir iman, tam bir tevekkülle kendinde olan kötüyü iyiyle değiştirirsin.

Her şeyi Allah verir; O’nun emrindeyiz. Kenarından köşesinden teslimiyet olmaz. Bir yaprak bile yaratamazken teslimiyeti kabullenmez, hep “ben, ben” dersen… Kendine benlik verip, her şeyi kendinden bilirsen… Ömrün sana hiç bitmeyecekmiş gibi gelirse… Toprağın altındaki bedenini düşün. İşte sen!…

Selam ve Dua ile…

 

22 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.