Hoşgeldiniz  

İŞTE İNSAN! M. SAİD ÇELİK

Erkan Ilik | 29 Ekim 2018 | KöşeYazar

Hayat sakin deniz gibi devam etmiyor. Bazen musibet dalgaları, sıkıntı fırtınaları arka arkaya diziliyor, imtihan oluyor, ikaz ediliyoruz.

Rabbimiz Ayeti Kerime’sinde “İnsanlar iman ettik demekle bırakılacaklar, imtihan olmayacaklar mı sanıyorlar?” buyuruyor.

Bazen biz de öyle gaflete dalıyor, imtihan olacağımızı pek aklımıza getirmiyoruz. Ama bu dalgınlık, bu gaflet çok sürmüyor, hemen bir imtihan geliyor peşinden… Ya bir hastalık, ya bir musibet, ya da bir iş güç zorluğu bizi sıkıştırmaya başlıyor.

Böylesi sıkıntılı devrelerde bu da geçer yahu diyerek sabretmeyi esas alanlar, elbette imtihanı kazanıyor, sonunu zaferle tamamlıyorlar… Ama paniğe kapılanlar, eyvah şimdi ne olacak? Diyenler bir hayli telaş ve heyecan içine giriyorlar… Hemen adaklar adamaya başlıyorlar. Bundan kurtulursam filan yerde bir koyun kesip Allah için fakir fukaraya dağıtacağım, diyerek vaatlerde bulunuyorlar.

Sonra, Rabbimiz merhamet ediyor, sağ salim musibetten sıyrılıyorlar. Sıra geliyor adağı yerine getirmeye…

Bu defa da şeytan başlıyor vesvese vermeye:

Adadığın kurbanı kesmesen ne olur ki? Allah’ın senin kurbanına ihtiyacı mı var sanki?

Şeytan bu ya, vazifesini her fırsatta yapacak, bulduğu menfezden hemen girmeye çalışacak…

İnsanların, sıkışınca her fedakârlığı göze alıp kurtulunca da vazgeçmeleri neye benziyor biliyor musunuz?

Arab’ın biri hurma ağacının ta tepesine kadar çıkmış, hurma salkımını torbaya koyarak aşağıya sarkıtmış, hurmayı kurtarmış. Ama bir de bakmış ki aşağı pek uzak. Şayet bir düşse paramparça olacak. Başlamış adak adamaya.

Ya Rabbi, buradan sağ salim inersem bir deve kurban edeceğim. Beni sağ salim indir… Titreye titreye inerken bakmış ki, tehlike azaldı. Yer yakınlaşıyor. Fikrini değiştirmiş:

Ya Rabbi, demiş, bir deve büyük olur. Bir koç kurban edeyim. Biraz daha inivermiş aşağıya. Bakmış ki tehlike daha da azaldı. Bu defa da fikrini değiştirmiş.

Ya Rabbi, bir koç da büyük olur. Bir kuzu kurban edeyim. Biraz daha aşağıya inince bakmış ki, tehlike büsbütün azaldı. Bu defa ne yapmış biliyor musunuz?

Ya Rabbi, demiş. Kurban murban mafiş! Atmış kendini aşağıya…

İnsan budur işte. Sıkışınca başka, kurtulunca bir başka.

Bir ayet-i kerime insanın bu halini şöyle açıklıyor:

“Bindiğiniz geminiz batsa, bir tahta parçasına tutunup batmak üzere olduğunuz sırada ümit ettiğiniz bütün sebepler yok olur. Canı gönülden Allah diye feryat edersiniz. Her şeyi vaat eder, her iyiliği yapmaya niyet edersiniz. Ne zaman Allah size sebepler halkeder, karaya çıkarsınız. Ondan sonra yavaş yavaş verdiğiniz sözü unutur, tekrar eski gafletinize dalar, yine Hak’dan yüz çevirirsiniz. İşte insan böyle unutkandır, küfran-ı nimettedir.”

Evet, evet insan böyledir. Tehlikeyle, musibetle yüz yüze gelince hemen Allah’a yüzünü çevirir, söz verir, vaatte bulunur. Ama tehlike geçip de işi yoluna girmeye başlayınca tıpkı Arab’ın yaptığı gibi:

Kurban murban mafiş! Der, sözlerini de vaatlerini de unutur. Yine eski gafletine, ihmal ve tembelliğine dalıp gider. Hey gidi gafil insan hey!

İnşaallah siz böyle değilsinizdir…

Selam ve Dua ile …

saidcelik-300x219

 

14 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.