Hoşgeldiniz  

İMECE VE ÖĞRETMEN LİSELERİ GERÇEĞİ

Tuğrul Yılmaz | 10 Eylül 2014 | KöşeYazar A- A+

İMECE VE ÖĞRETMEN LİSELERİ GERÇEĞİ

 

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetinde ana unsurları,  bilimsel yol ve yöntemleri belirlenmiş ulusal eğitim sistemi yoktur. Ülkede ciddi anlamda eğitim devrimi yapılmalıdır.

Bu konuda en önemli görev eğitim ve özellikle öğretmen yetiştirilmesi konusunda kendisini yetkin gören kişi, kurum ve kuruluşlar görev almalıdırlar.

Bu konuya bu güne dek sahip çıkan nitelikli bir ses çıkmamıştır. Bana göre bu konuda Köy Enstitülerini yaratan, yaşatan sahada uygulayan kişiler kalmadı, ama  bu anlayışın temsilcisi durumunda olan YK Köy Enstitülüler Derneği öğretmen yetiştirilmesi konusunda en etkin yol gösterici, gerçek değerleri ortaya koyabilecek nitelikte kitle örgütüdür. Bu derneğin bu konuda aktif olarak etkin projeler üreterek toplumu ve yetkilileri yönlendirici çalışmalar yapmaları beklentisi içindeyim.

Ülkemizde 1974 – 1978 den bu yana öğretmen yetiştiren kurum yoktur. Öğretmen yetiştirme geleneği bu tarihlerde bitmiştir. 1980 sonrası öğretmen yetiştirme görevi üniversitelere verildi. Bu karar çok yanlıştı. Çünkü üniversiteler bunlara hazırlıklı değillerdi. Kendilerinin geriye dönük öğretmen yetiştirmekle ile ilgili donanım ve birikimleri yoktu. Sonuç ortada 35 yılda gelinen nokta tam anlamı ile bir hüsrandır. Hele son on – on iki yıldır eğitimde yaşanan karmaşa, olumsuzluklar ve geriye gidişler ta cumhuriyet öncesi karanlık dönemleri hatırlatmaktadır. Bilerek o dönemlere doğru bir gidişattan söz etmek olasıdır.

 

En önemli yanlış şudur; Üniversite öğretim üyelerini (hocaları) birer öğretmen gibi algılamak ve onlardan öğretmen yetirmeyi beklemektir.  Oysa öğretmenlik tamamen farklı bir olgudur. Eğitimci olmakla üniversitede öğretim  üyesi olmak  farklı değerlerdir.

 

Eğitim ve öğretim konusunda her tür donanıma, gerekli formasyona ve yeterliliğe sahip olanlar öğretmen yetiştirebilirler.  Bu kişiler özel olarak belli nitelikte olan kişilerden seçilmelidir. Örnek olacak fiziki ve ruhi niteliklere sahip olmalıdırlar. Üniversiteler her konuda yetkinliklerini ispatlamış olsalar bile öğretmen yetiştirme de kendilerini öne çıkaramamışlar, yeterliliklerini kanıtlayamamışlardır.

 

Ne yapılmalı sorusunun yanıtı olarak; öğretmen yetiştirme görevi bu konuda özel olarak donatılmış ve yeterliliği sağlanmış ulusal eğitim sisteminin değişmez niteliklerine uygun belli bir kurum tarafından örneğin Eğitim Bilimleri Üniversitesi veya Eğitim Bilimleri Akademisi gibi özel statüde bir kurum oluşturularak bu işlev gerçekleştirilmelidir. Her tür politik algının dışında tamamen belirlenmiş ulusal eğitim stratejisine uygun özgün ve özerk bir kurum olmalıdır. İşte ancak o zaman gerçek anlamda öğretmen yetiştirmeden söz edilebilir. İşte gerçekten beklenen ciddi, bilimsel ve çağdaş  eğitim de tam o noktadan başlar. Beklentimiz budur.

 

Şimdi gelelim öğretmen Liselerinin kapatılması kararına karşı verilen tepkilere. Şunu öncelikle ve çok açık bir şekilde söylemeliyim. Son on iki yıllık hükümetlerin eğitim politikasını kesinlikle onaylamak ve kabul etmek olası değildir. Zaten bitmiş olan eğitimin üzerine tüy diktiler. Karanlık bir eğitim sistemi oluşturdular. Yıllardır sulandırılan ve bozulan eğitim için öyle bozulmaz, böyle bozulur dercesine akıl almaz kararlar aldıklarını görüyoruz. Tüm Türkiye çaresiz bir şekilde sadece izliyor. Bu olumsuzlukların içersinde Öğretmen Liselerinin kapatılması oldukça doğal karşılanmalıdır. Bunlar beklenmedik olgular değildir.

 

Şaşkınlıkla izlediğim olay şudur: Çok ciddi gördüğüm YENİDEN İMECE dergisinden okuyorum. “ÖĞRETMEN YETİŞTİREN KURUMU KAPYATTILAR, OCAĞI SÖNDÜRDÜLER”  başlık bu. Şaşkına dönüyorum, ne biçim bir algı ve anlatım? Türkiye de lise seviyesinde öğretmen yetiştiren bir kurum mu var diye kendime soruyorum. Böyle bir şey yok. Öğretmen Lisesi öğretmen yetiştirmez. Öğretmen liseleri Eğitim fakültelerine kaynaklık eden okullar değillerdir. Öğretmenlik basamağı veya kademesi değillerdir. Sanıyorum öğretmen okulları ile karıştırdılar diye düşündüm, ama gelin görün ki olay tamamen farklı şekilde dillendirilmektedir.

Öğretmen liselerini bitirenler öğretmen olacaklar diye bir kural yok, eğitim fakültelerine giderler diye bir hüküm de yok. Biliyorum öğretmen liselerini bitirenlerin ilk tercihleri kesinlikle eğitim fakülteleri değildir. Son tercihleri olabilir. Sonra öğretmen liselerine girişte dar ve orta gelirli köy çocukları olmalıdır şeklinde bir kuralın olmadığını da biliyorum.  Köy Enstitülerine köy çocukları alınırken öğretmen okullarına köy  okullarından mezunlarının yanında kent okullarından mezun olanlarda alınmaya başlanmıştır. Öğretmen Liseleri için böyle bir olgu söz konusu değildir. Artık şimdi bütün liseler Anadolu oldu hepsi sınavla öğrenci alıyor. Hatta Van da oturan bir lise öğrencinin İstanbul da bir liseye kaydı yapılabiliyor.

 

EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK TEPKİ?

 

Öğretmen Liseleri kapatılamaz başlıklı yazıda 8 ayrı maddede itirazlar sıralanmış. Her maddenin girişindeki anlatımlara katılıyorum. Sonunda ifade edilen hususlar doğru değildir. “Anadolu Öğretmen Liselerinin kapatılmasıyla nitelikli öğretmen yetiştirme anlayışından kopulacaktır” ifadesi ne anlama geliyor? Hangi nitelikten söz ediliyor. Öğretmen liseleri öğretmen yetiştirmenin basamağı mıdır? Her öğretmen olan kişi öğretmen lisesinden mi muzun olmuştur? Eğitim Fakültelerine salt öğretmen lisesi mezunları mı alınıyor da böyle bir sonuca varılıyor? Puanı tutan her lise mezunu eğitim fakültesine girebilir. Öğretmen Liseleri Eğitim Fakültelerinin öğrenci kaynağı değildir. Olayı saptırmanın anlamı yok. Çünkü böyle bir savla yola çıkılırsa ortada saygınlık kalmaz.

 

Milli Eğitim Bakanlığının ve YÖK ün nitelikli öğretmen yetiştirmeyi bırakın öğretmen yetiştirme gibi bir sorumluğu hiç üstlenmemiştir. Onların anlayışı ile öğretmen yetiştirmeye gerek yoktur, hiçbir niteliğine bakılmaksızın her kez öğretmen olabilir. Daha yukarıda da belirttim öğretmen yetiştirme geleneği 74 ve 78 yıllarında bitirildi. O zaman öğretmen okuluna sahip çıkmayanlar bu gün anlamsız bir şekilde öğretmen Liselerinin kapatılmasına tepki vermelerini anlayamıyorum. Sonuç olarak ülkemizde öğretmen yetiştirilmediği için öğretmen yetiştirmenin süreci de yoktur. Öğretmen Liseleri de öğretmen yetiştirme konusunda olayın hiçbir boyutunda yoktur.

Şimdi soruyorum nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda YK KÖY ENSTİTÜLÜLER Derneğinin GERÇEKÇİ BİR ÖNERİSİ VARMIDIR? Bu dernekten yıllardır beklenen aktif olarak bu konuda söz söylemesidir.

YK Köy Enstitülüler Derneği öğretmenlik ve öğretmen yetiştirme konusunda en yetkin demokratik kitle örgütüdür. O halde sizden doğru ve gerçekçi öneriler beklemek hakkımız değil midir? Ne görüyoruz? Öğretmen Liseleri kapatılamaz. İyi bende kapatılmasını istemiyorum biliyorum ki onların yerine İmam Hatip Lisesi açılacak o nedenle kapatıldılar. Bu nedenle okul kapatmanın karşısındayım. Ama olayı başka ve gerçekçi olmayan gerekçelere bağlıyarak toplumu yanlış yönlendirmeye ve  …. koymaya kalkışmayı da doğru bulmuyorum.  Bu tavırla; gerçekçi bir yaklaşımla olayı doğru yerlere oturtarak gerekli yol, yöntem ve projeler üretmek yerine  gerçek dışı sıradan ve sığ tepkilerle gündem yaratma yoluna gidilmesi yanlıştır.

 

Şu gerçeği vurgulamak istiyorum., Ülkenin eğitim sistemi tamamen bitmiştir. Tüm ülkede imam hatip furyası başlatılmış, cumhuriyetin temel ilkeleri, Atatürk ilke ve devrimleri eğitimden çıkartılmışken anlamsız şekilde öğretmen liseleri kapatılamaz demenin hiç inandırıcılığı yoktur.  Çok daha anlamlı, derin ve köklü tepkilerle yeni bir eğitim sisteminin ortaya konulmasında üzerinize düşün görevi yapmalısınız. O zaman ciddiye alınacağınızı sanıyorum.

 

 

1015 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 5,9448
EURO 6,5556
BIST 7,7755
ALTIN 300,45

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle