Hoşgeldiniz  

HOLIDENT AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ SAĞLIK KÖŞESİ

Erkan Ilik | 26 Mart 2020 | Genel, Güncel, gundem, Sağlık, Siyaset, siyasi A- A+

Dr. Osman Nuri Büyüker

HOLIDENT AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ

Anestezi ve Re-Animasyon Uzmanı / Çocuk Cerrahisi Uzmanı

Sağlık köşemizde bu hafta Holident Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Genel Anestezi ve Re-Animasyon uzmanı Dr. Osman Nuri Büyüker genel anestezi yoluyla tedavilerle ilgili tüm sorularınıza cevap verecek. Siz de sorularınıza uzman görüşleriyle cevaplar almak isterseniz, merak ettiklerinizi info@holident.com adresine gönderebilirsiniz.

MERHABA FETHİYELİ DOSTLAR

Merhaba, değerli Fethiye Gazetesi okurları. Sizleri bu köşede korkularımız ve korkularımızın tedaviler üzerindeki etkileri üzerine bilgilendirmeye çalışacağım. Yeni başladığım Sağlık Köşesinde sizlerin de sorularınızı cevaplamak beni çok mutlu edecek. Yazıma başlamadan önce tanışmamız vesilesiyle sizlere kısaca kendimi tanıtmak isterim. 1956 Afyon doğumluyum, ilk ve ortaokulu Söke’de okuduktan sonra liseyi Afyon Lisesi’nde tamamlayıp. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdim. Uzmanlık ihtisasımı Dicle Üniversitesi’nde Anestezi ve Re-Animasyon  uzmanlığının yanı sıra “Çocuk Cerrahisi” alanında ikinci uzmanlığımı tamamladım. Aynı dönemde Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde elektro anestezi üzerine çalıştım. Aynı hastanede 5 yıl yanık merkezinde görev aldım. Manisa Çocuk Hastanesi’nde çocuk cerrahisi ve çocuklarda dudak damak yarıkları üzerine 25 yıl çalıştım. 2009 yılında yolum güzel Fethiye’mize düştü ve 10 yıl süreyle Letoon Hastanesi’nde Çocuk Cerrahisi ve Anestezi Uzmanı olarak görev yaptım. Şimdi şehrimizin en modern hastanelerinden birinin uzman hekim kadrosuna katılmanın heyecanıyla köşe yazılarıma başlamış bulunuyorum. Aynı zamanda Holident Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde tedavilerinizin yükünü hafifletmek için görev almanın mutluluğunu sizlerle paylaşıyorum.

BAŞARILI BİR KLOSTROFOBİ TEDAVİSİ

Fethiye esnafından bir kardeşimiz, yaşadığı ağır klostrofobi (kapalı yer korkusu) sebebiyle uçağa binemiyor, banyo ve tuvaletin hatta yatak odasının kapısını kapatamıyor, asansör kullanamıyor, elbise dolaplarına bakamıyor. Bunun gibi birçok kapalı ortamda kalma korkusu yaşıyor ve yaşantısını kısıtlayan bu takıntı ve korkularıyla çoğu zaman da arkadaş çevresinde alay konusu oluyordu. Artık kendisinde kapalı yer korkusu kadar, böyle bir korkuyu yaşatacak başka ortamlarla karşılaşma korkusu da oluşmuştu. Derken o korktuğu da başına geldi. Bel fıtığı olmuş, ameliyat olması gerekiyordu. Ameliyathaneye giremem korkusuyla uzun süre ağrılar içinde dolaşmaya razı oldu. Ama hastalık ilerliyor, ağrılar dayanılmazken bir de ayağın düşer, felç olursun baskısı başlamıştı ve durum ciddiyetini artırıyordu. Hastaneye yattığında merdivenlerden kargatulumba çıkarıp servise yatırdılar.

ESAS SORUN BAŞLIYOR.

Ameliyata karar verilip hastaneye yatılmıştı. Sırada sedyeye yatıp asansöre binmek, ameliyathaneye girip ameliyat sonrası da yine sedye ile tekrar asansöre binip yatağına dönmek vardı. Odasına girdiğimde yalvarıyordu. “Ne olur bana bunu yapmayın, öldürün daha iyi” diyordu. Önce hafif bir sedasyonla bunların hiçbirinin korkulacak şeyler olmadığı bu korkuların muhtemelen çocukluk döneminde yaşanmış kapalı bir yerde kalma ya da cezalandırmak üzere bir yere kapatılma sırasında duyulan aşırı korku sonucu oluşmuş şartlı bir refleks olduğunu anlatmaya çalıştık. Bu türden çocukluk dönemi travması ile bir çocuğun, pamuktan, sinekten akla gelmedik birçok şeyden korkutulabileceğini ve bunun ileri yaşlarda bu şekilde ortaya çıkan fobilerin kaynağı olduğunu anlattıktan sonra, bunu birlikte yenmenin artık zamanının geldiğini söyleyip sedasyonu derinleştirip cep telefonundan bir oyun havası eşliğinde el ele tutuşup asansöre binip ameliyathaneye girdik. Ameliyat sonrası yine başında aynı müzikle yatağına aldık.

Ertesi gün bir baktık bizim hasta bir kantinde, bir odada bir asansöründe, giremediği tüm kapalı mekanların tadını çıkarıyor. Bir hafta sonra kontrole geldiğinde bana da uğradı. Hediyesi ile teşekküre gelmiş. “Allah razı olsun kurtuldum bu illetten. Sayende hayatta en çok isteyip de yapamadığım birşey vardı. Bilet aldım uçağa binip annemi umreye götürebileceğim sonunda” diye teşekkür etti.

Fobialar sonradan edinilmiş şartlı refleksler olduğundan, kişi bu korkunun anlamsızlığını uygun şekilde yaşayarak görürse ondan kalıcı bir şekilde kurtulması mümkün oluyor.Bunu yaşayarak görmesem böyle olacağına ben de ihtimal vermezdim. Kalın sağlıcakla.

441 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,7368
EURO 7,3003
BIST 8,2747
ALTIN 350,71

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle