Hoşgeldiniz  
.................................................................................. ................................................................................... .................................................................................

‘HAYAT TESELLİ BULMAKTIR’

6. Mehmet Uçar | 11 Ocak 2016 | KöşeYazar A- A+


‘HAYAT TESELLİ BULMAKTIR’

(………….) “BİRAZ KONUŞMAYA NE DERSİN? Ötekinin sesinin de senin sesin kadar değerli şeyler söyleyebileceğini teslim etmen gerek. Sevgili buyurgan ses, belki de sen yanılıyorsundur. Biraz konuşmaya ne dersin?”

” İKİ SES. Sohbet bir başkasının yüzünde kendi maceramı okuyabilmemdir ve bana bu dünyada yalnız olmadığımı öğretir. Sohbet ederek sadece karşımızdakini değil kendimizi de anlarız. Sohbet bize kendimiz olma imkanı verir.”

            ” BEN ve SEN. Birbirimize hoşça bakabileceğimiz, daha güçlü ve sahih bir aidiyete ihtiyacımız var. Benim sende dirileceğim, senin de bende dirileceğin bir aidiyete…”

            “MAĞLUP ve GALİP. Nicedir hayatımızda kutsalın izleri üzerine düşünüyorum, meleklerin gölgesi ne kadar dolaşıyor üstümüzde,  iyilik görünmez bir dost gibi ne kadar omuzluyor bizi. O’nunla ne kadar konuşuyor ve O’nu ne kadar işitebiliyoruz? Kutsalın olmadığı bir dünya, boş ve ışıksız.”

            “KÜSKÜNLER ve KAPLANLAR. Bazen onlarla karşılaşıyorum. Soylu duruşları, o tunçtan öfkeyi hareleyen nezaketleri gözlerimi kamaştırıyor. Terk ederek dünyaya cevap veren adamlar. Tenezzül etmeyenler. Modern zamanların kavline göre, kaybedenler. Kaplanlar tarih yazımına başladığında, kazananlar..”

            Okumadan olmuyor dostlar! İnsan eğer okuyarak beslenmez, kendisini yenilemez, başkaca kalem erbabının kendilerini ve kendileri üzerinden eşref-i mahlukat olan insanı nasıl anlattıklarına yakından tanıklık etmezse yaşadığını da anlayamıyor inanın. Haliyle herkesin farklı bir okuma tarzının varlığına da itiraz edecek değilim. Sizi bilemem; ama bendeniz bazen yazar merkezli, bir yazarın birden fazla kitabını, bazen konu merkezli, farklı yazarlarca yazılmış birden fazla kitabı, bazen de klasiklere dönerek tekrar tekrar okumayı tercih edenlerdenim. Bir de şiirsiz, tiryakisi olduğum yazarların son kitaplarından bihaber ve bilhassa tefekkürsüz bir günüm geçerse doğrusu o yirmi dört saati yaşanmamış sayanlardanım.

Peki okuma yolculuğumun son şu günlerinde neler mi yapıyorum? Prof. Dr. Nazan BEKİROĞLU’nun Mücella‘sında, gazeteci-yazar Ahmet ALTAN’ın Bir Hayat Bir Hayata Değer‘inde ardından da Prof. Dr. Kemal SAYAR’ın Hayat Teselli Bulmaktır‘ında sefere çıktım. Hepsini satı satır  çizerek okumanızı tavsiye ederim elbette; ancak özellikle de Kemal SAYAR Hoca’nın başlığa koyduğum kitabını ve diğer eserlerini (Her Şeyin Bir Anlamı Var, Yavaşla Bir kez Geçeceksin Hayattan, Kalbin Direnişi, Merhamet, Kendine İyi Bak, Olmak Cesareti, Beni Sessiz De Sevebilir Misin?, Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez) hayatı, ilişkilerimizi, var olma sebebimizi daha yakından kavramak için başucumuzda tutmakta fayda mülahaza ediyorum.

Hiçbir tanıtım cümlesi, biliyorum, o kitabın satırları arasında döne döne yol almanın keyfini vermez. Fakat insan aldığı tatlardan başkalarının da haberdar olmasını istiyor hararetle ve çocuksu bir acelecilikle. Hele de okuduğunuz bir eserin müellifi, gerek duyguları sizden daha iyi tanıyan bir psikiyatri alimi gerekse insan fizyolojisini en kılcal damarlarına kadar aşina bir hekimse ve o denli de bütün bunları güzel yazıyorsa:

” SESSİZLİK SIR SAKLAMAZ. Sessizlik bütün asaletiyle hayatımızın her cephesinden geri çekiliyor. Ruhumuzun kıyılarını döven ses dalgaları bize ne bir özlem duygusu ne de bir kavuşma heyecanı bırakıyor. Hız ve gürültü, sonunda aşkın yüzlerce yıllık anlamını da yutuyor.”

            “KIYILARIMIZDAN ÇEKİLEN EDEBİYAT. Edebiyat, hayallerine sadakatini yitirmemiş ve inanmış insanların uğraşıdır. Hayallerimizi yitirmek istemiyorsak eğer, safları sıklaştırmak zorundayız. Okur ve yazar, yani o ‘üç beş kişi’ birbirinin soluğunu hissedebilmeli.”

            “ÇAYA METHİYE. Çaydanlığın kaynadığı her yerde, kalpten kalbe bir yol var demektir. Bir hanede çay demleniyorsa bir gün oraya da gidilebilir, konuşulabilir, anlaşılabilir. Türkiye, çayın demlendiği her yerdir, her yerdedir.”

            “GÜNEŞİN ALTINDA. Asri zamanlar insanı tarihsizleştirdi. İnsan belleği hiçbir zamanda olmadığı kadar unutuşla sakatlandı. Dirilerin ölülerle birlikte yaşadığı şehirler, zaman şuurundan ve gönül coğrafyasından silindi. Müslüman saati tekledi.”

            “MODERN KİBİR. Modernliğin insana mesajı şudur: Bedenlerimizin üzerine yükselirsek onların çürüyecek olması için endişe etmemize gerek kalmaz. Bedene karşı yürütülen bu savaş aslında ölüme karşıdır. Oysa ölüme karşı yürütülen bu amansız savaş, sadece hayatı küçük düşürmeye hizmet eder.”

            “HAYAT TESELLİ BULMAKTIR. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ulu ağaçları baharı coşkuyla karşılıyor. Bu bahçede, ‘akıl oyunları’nın hayatın uzağına düşürdüğü insanlar arasında, hayatın, içimizin yaralarına teselli arama çabasından başka bir şey olmadığını fark ediyorum.” (………….)

2021 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 7,2915
EURO 8,5355
BIST 1,1787
ALTIN 477,20

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2020 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle