Hoşgeldiniz  

GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLMEK

4. M. Said Çelik | 11 Ağustos 2017 | KöşeYazar

GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLMEK

İnsanoğlunun en büyük icatlarından birisi de aynadır. Çünkü hepimiz ara sırada da olsa şöyle bir aynanın karşısına geçer ve kendimize çekidüzen veririz. Hatta kimilerimiz de var ki, kendini her türlü aynanın karşısından alıkoyamaz. Zira ayna bize ışık tutar, yani elimize, yüzümüze, üstümüze başımıza onunla bakar, varsa kusurlarımızı onun sayesinde gideririz. Hepimiz beğenilmek ve sevilmek isteriz; insanların nazarında çirkin ya da kötü görünmekten kaçarız. Biliriz ki insanlar, bizi önce kılık kıyafetimizle karşılar, fikir ve düşüncelerimizle de uğurlar.

Peki, görünüşümüze dikkat ettiğimiz kadar kalbi hayatımıza ve iç güzelliğimize gerekli ihtimam ve özeni gösterebiliyor muyuz? Üstümüze ve başımıza çekidüzen vermeye yarayan bir aynaya duyduğumuz ihtiyaç aşikârken içimizdeki ve kalbimizdeki kusurları gösterebilecek bir gönül aynasına da ihtiyacımız yok mu? Zira vicdanların bozulduğu, gönüllerin perişan olduğu ve sinelerin temizliğini kaybettiği bir çağda yaşıyoruz.

Günümüzde her zamankinden daha çok bir gönül aynasına ihtiyaç var. Kararmış ruhlarımıza ve pas tutmuş kalplerimize ışık tutacak, nur verecek bir ayna. Toplumsal hayatımızı yeniden ihya edebilecek, içimizdeki kini ve öfkeyi giderebilecek, yardımlaşma ve dayanışma duygusunu artırabilecek velhasıl bizi biz yapacak ve kendi özümüze döndürebilecek bir aynaya şiddetle ihtiyaç duyuyoruz. O ayna ise ancak muhasebe ve murakabe duygusu olabilir. Muhasebe, hesap görme, hesaplaşma, kendi kendini sorgulama anlamına gelirken; murakabe, gözetme, kendini kontrol etme ve kontrol edildiği şuuruyla yaşama ve nefsini kötülüklere karşı gemleyip hayatını Allah’ın emirleri ışığı altında dizayn edip yaşama manalarına gelir.

Günde hiç olmazsa bir kez olsun içimizdeki kirleri ve pasları temizleyebilmek için kendi muhasebe ve murakabemizi yapmamız lazım. Kendi iç muhasebesini yapamamış ruhlar saçmalıklardan kurtulamazken, kendisiyle hesaplaşan ve kendi içine doğru derinleşebilen ruhlar daima yaşadıkları toplumda sevgi ve rahmetle anılmışlardır. Özgür, başıboş, muhasebe ve murakabe duygusundan yoksun ruhlar ise daima toplumda rahatsızlık uyandırmış ve nefretle anılmışlardır. Yine evimizde ve işyerimizde zorunlu olarak, daima bütçemizle ilgili bir muhasebe yaparız; hesapsız yapılan alışverişler aileleri sıkıntıya götürürken, muhasebesi düzgün tutulmadan işleyen şirketler de sahiplerini iflasın eşiğine doğru sürükler.

Aynen öyle de muhasebesini düzenli olarak yapmayan ruhlar, günden güne kararır ve pas tutar. Zamanla katmerleşen o pası ve kiri silip atmak bazen mümkün olmayabilir. Manevi kirlerin başında gelen günahlara karşı daima muhasebe ve murakabe duygusuyla yaşamak gerekir. Çünkü günahlar kalbi hayatın en büyük düşmanıdır. Elimizde, yüzümüzde, saçımızda toz toprak ne ise kalbi ve ruhi hayatımızdaki günah da odur. Halkın içine çıkarken, görünüşümüze gösterdiğimiz hassasiyeti ve itinayı maneviyatımıza yani kalbi ve ruhi hayatımıza da gösterebilmeliyiz. Bilmeliyiz ki, nasıl bugün insanların karşısına çıkıyorsak yarın da âlemlerin Rabbi olan Allah’ın huzuruna çıkacağız. İnsanların karşısında mahcup olmayı istemediğimiz gibi Hakk’ın huzurunda da mahcup olmak istemeyiz.

Daimi dualarımızın başında gelen, dünya ve ahiret mutluluğuna vasıl olmak için her zaman muhasebe ve murakabe duygusuyla yaşamalı ve maddi temizliğimize göstermiş olduğumuz özen ve itinayı aynen manevi temizliğimize de göstermeliyiz. Evlerimizi süsleyen aynalar kadar gönüllerimizi süsleyen aynalarımız da olmalıdır. O aynalara bakmamıza vesile olan “      HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR” ayetini hatırımızdan çıkarmayalım ve Hz. Ömer’e (r.a) atfedilen sözde olduğu gibi “ ölmeden evvel kendimizi hesaba çekelim.”

Selam ve Dua ile …

 

 

191 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.