Hoşgeldiniz  
......................................................................................... onkasim

FALA İNANMA, FALSIZ DA KALMA

4. M. Said Çelik | 18 Ekim 2019 | KöşeYazar A- A+

 

 

Bütün falcılar toplansalar, bu sözden daha etkili bir söz bulamazlar. Bu söz hem çok etkili, hem de çok aldatıcı tuzak bir söz…

Ne demek,”fala inanma, falsız da kalma?” hem inanmayacaksın, hem de falcıya gideceksin, fal açtıracaksın, fala baktıracaksın…

Falcılık kadar insan merakını, insan duygusunu istismar eden bir başka yol yoktur desek mübalağa etmiş olmayız. Neredeyse falcıların bilmedikleri bir şey yoktur! Başınıza bir şey mi gelecek, bir beklentiniz mi var, bir yakınınızdan şüphe mi ediyorsunuz, ileride neyle karşılaşacaksınız?

Hepsini, evet hepsini bilirler! Mutlaka inandırıcı bir şeyler söylerler. Aslına bakılırsa, bir şey bilip ettikleri de yok. Konuştukları söyledikleri laf cambazlığından, laf ebeliğinden başka bir şey değil. Çünkü anlattıklarının ne dini bir yönü var, ne bilimsel bir tarafı var, ne de akla mantığa uyan bir ciheti…

Bu konuyu Peygamberimiz (a.s) bir tek cümleyle ifade etmiş: “Kâhinler bir şey değildirler.” (Müslim, Selam 123) Yani geleceği okuduklarını iddia edenlerin sözleri boş, bir değeri ve anlamı yoktur.

İnanç noktasından bakıldığında fala baktırmak ve fala inanmak o kadar batıl ve tehlikelidir ki, Allah korusun insanı İMAN’ dan bile çıkarabiliyor.

Bu konudaki birçok hadiste Peygamberimiz (a.s),” fal ve benzeri işlemlerin sonucuna inananların Kur’an-ı Kerim’i inkâr etmiş sayılacağını, bunların cennete giremeyeceklerini, inanmayıp da bu işi yapanların namazlarının kırk gün kabul olmayacağını haber verir.” (Müslim)

Bu hadisler kesin bir tehlikeyi bildirdikleri halde dininde diyanetinde, abdestinde namazında olan kişilerin fala ve falcılara itibar edip onların kapılarını aşındırmaları ne kadar acı ve üzücüdür. Falcılar gayb ve gelecek hakkında, insanın karakteri ve beklentileri üzerinde ahkâm kesmeye çalışırlar. Oysa geleceğin sahibi Allah’tır. Geleceği sadece ve sadece Allah bilir. Kur’an-ı Kerim bu konuda der ki:

“Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır. Başkası onu bilemez.” (En’am suresi 59)

“De ki: Allah’tan başka ne göklerde, ne de yerde hiç kimse gaybı bilemez.” (Neml suresi 65)

Cebrail Aleyhisselamın, “Kıyamet ne zaman kopacaktır?” Sorusuna Peygamberimiz: “Bu konuda sorulan, sorandan daha bilgili değildir” diyerek en büyük gelecek olan kıyamet hakkında bu kadar net bir cevap vermiştir. (Buhari, İman 37)

Gayb ve gelecek bilgisi Allah’ın elinde olduğuna göre, Allah’ın elçisi dahi Allah bildirmezse bilemeyeceğine, hiçbir İslam âlimi de gayb ve gelecek hakkında konuşmayacağına göre, falcıyı nereye koyarsınız? Yapıp durduklarına bir hak payı, bir inandırıcılık verebilir misiniz?

‘Ama falcının dediği bazen çıkıyor’ diyenler de yok değildir. Aynı sözü bir ara sahabe de söylemiş, fakat peygamberimiz ona güzel bir cevap vererek yol göstermiştir.

“Bu söz cinlerindir. Cin bilgiyi kapar da dostunun kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar. Bu şekilde ona yüz yalandan daha fazlasını karıştırır.” Müslim, Selam 123) Bütün falcıların doğrudan cinlerle ilişkisi var mı, yok mu, ayrı bir konu, ama falcılık dine, imana aykırı bir uygulama olduğuna ve Peygamberimizin kesin kes reddettiğine göre, olayın şeytani yönünün olduğu şüphesizdir. Şeytan da bir cin oluğuna göre, geleceği okuduğu iddiasında bulunan, gayb’dan haber vermeye kalkan falcılar şeytanın elinde bir oyuncak haline düşmüşlerdir.

Hadis-i şerif genel bir ölçüyü veriyor. Gerek kâhin, gerekse falcı veya medyum, hatta burçları okuyanlar, kendilerine hangi adı takmış olursa olsunlar, İslam’ın izin vermediği bir konuda konuşuyor, hüküm veriyorlarsa, aynı kategoriye girerler. Söyledikleri bazen tutsa bile, bu yüz tane yalanın arasından çıkan bir doğrudur. Buna doğru demek bile su götürür. Yapanı da, yaptıranı da, inananı da tehlikeye sürükler.

İslam öncesi Cahiliye döneminde bazı fal çeşitleri vardı. Kum üzerine bazı çizgiler çizilerek bakılan fal türü vardı ki, buna hattü’r-reml denirdi. Bunun yanında kelime ve isimlerle fal tutma, zarlarla fal açma, astrolojik fallar, koyunun kemiğine, kurbanın ciğerlerine bakarak fal açma, su falı, çay falı, kahve falı, kurşun dökme, tuz falı gibi çeşitleri uygulanmıştır.

Asıl kaynağı batıl din ve inançlar olan falın İslam’la, dinle, imanla, Kur’an-ı Kerim’le uzaktan yakından bir ilgisi ve alakası yoktur.

İnanan bir insan böyle batıl şeylerle aklını, kalbini ve imanını tehlikeye atmamalı, her şeyin Allah’ın elinde olduğuna inanmalı, Rabbine itimat edip güvenmeli, dua ederek O’na yalvarmalı, KADER’ e olan inancını sağlam tutmalıdır…

Selam ve Dua ile…

saidcelik-300x219

 

35 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
hamle_gazetesi_ecosport_160x800